Güneş, yakıcı bir şekilde tuzlu su kaplı bedenine çarpıyordu ve cilde tatlı bir yanma hissi bırakıyordu.
Eren, suyun üzerinde öylece duruyor, gözleri kapalı bir şekilde dalgaların kollarında yatıyordu. Morali bozuktu çünkü bu akşam konser vardı ve henüz Mikasa'ya onunla gelip gelemeyeceğini soramamıştı bile.
"İlk defa bir kızın peşinden bu kadar koştum, tüm kalbimle. Ama onun bana karşı neler hissettiğini bile bilmiyorum..."
Etrafındaki insanları umursamıyordu. Yanındaki Armin, su yatağına yaslanıp iç çekti.
"Zehir ettin tatili kendine..."
"Pişman değilim."
"Olmazsın tabi, geri zekalı. Üç gündür dedektif gadget gibi dolandın ortalıkta, girmediğin şekil kalmadı."
Jean yattığı su yatağında yargı dağıtmaya devam ediyordu. Deminden beri bir timsah gibi sadece gözleri görünen Connie, sonunda sudan başını kaldırdı.
"Şeytan seni görse 'ben neymişim senin yanında be sensei' der şapka çıkarır sana yemin ediyorum..."
Dudakları hafifçe gerildi Eren'in. Evet, şimdi gülmeye başlıyordu.
"Dimi ya.."
Eski neşesini geri kazanması gerekiyordu. Şahsına gelen iltifat biraz olsun onu mutlu etmişti.
"Ben aslında çok zekiyim, çok kurnazım da, işte..."
Yine de enerjik değildi. Arkadaşları da bunun farkındaydı. Armin suyun içinde ilerleyerek Eren'in yanına gitti ve kolunu, onun omzuna attı.
"Olsun be oğlum, sana kız mı yok?"
Başını iki yana salladı Eren.
"Bir süre kimseyi istemiyorum hayatımda..."
"Bak buna inanmam!" Connie , Armin'in bıraktığı boşluğu doldurup su yatağına yaslandı.
"Vallahi diyorum, bakın..."
Derin bir nefes aldı Eren.Elini kalbine koydu ve drama queenlik taslamaya tekrar başladı.
"Artık Eros benden ekmek parası kazanamayacak!"
Etkilenmişti Jean, gülümsedi.
"Helal lan sana!"
Gururlu bir gülümseme, gencin yüzüne yayıldı. Elbette bu kısa sürmüştü.
"Eren?"
Duyduğu ince ses ile arkasını döndü, suyun içinde kendine doğru yaklaşan genç kızı görmüştü.
"Mikasa?!"
Omzundaki eli çekerek yanına doğru yüzmeye başladığında, arkada kalan Jean, gözlerini devirdi.
"Orospunun yemini de yarak görene kadarmış..."
Dediğine diğer iki genç gülmeye başladığında Eren, ardındakileri görmüyordu bile.
"Nasılsın?"
Kızın sesinde biraz heyecan, biraz telaş vardı. Eren de ondan farksız değildi, ilk defa Mikasa'nın kendisine geldiğini düşündükçe çığlık atmak istiyordu aptal çocuk...
"İyiyim, teşekkür ederim. Sen nasılsın?"
"Çok iyi!"
İki genç, suyun içinde aptal aptal gülümsüyordu.
"Bugün seni göremediğim için endişelenmeye başlamıştım."
"İki günde ne kadar çabuk alıştın bana!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
summer's glory, eremika✓
Fanfiction[ mini fic ] Eren sahilde gördüğü kıza kendini gösterebilmek için türlü türlü numaralar yapıyordu. [Eren Jaeger ×Mikasa Ackerman] ©eizascon
