1.5

328 34 26
                                    




03.01.2023





####


kim dong wook:
jennie'ciğim
canım kızım
anne ve babanın evde olmadığı zamanda
eve arkadaşlarını çağıracağını pekala tahmin ediyorduk da
evimizin önündeki sahilde ve evimizin kapısının önünde
gece vakti
biriyle dudak dudağa yakınlaşacağını tahmin etmiyorduk kızım
inan çok şaşırdık
her neyse
bugün öğlen dönüyoruz Kore'ye
akşama da o çok sevgili 'arkadaşınla' yemeğe gelirsin
herhangi bir "ama baba ya" lafı duymak istemiyorum
iyi dersler sana
(iletildi; 10:30)
(görüldü; 12:30)


Kim Jennie

Elimde sıkıca tuttuğum telefon ile yüzümdeki endişeyi saklayamazken, hızlı adımlarla merdivenlerden aşağıya iniyordum. Dersin nasıl bittiğini ve teneffüsün nasıl geldiğini bile anlamamış ve zil çalar çalmaz sınıftan çıkmıştım. Acilen Yuta'yı bulmalıydım.

Dersin bir noktasında gizlice onunla konuştuğuma bakacak olursak hala daha reviride, sedyede yatan Taeyong'un yanındaydı. Taeyong, yaptığı bayılma numarasıyla epey ilgi toplmaış ve okulun hemşiresini bile kandırmıştı. Öyle ki, hemşire hanım, Taeyong'un öğle saatine kadar revirde yatmasına izin vermişti. Yine Taeyong'un yaptığı hasta numarası ile yanında Jaehyun'un refakatçi olarak kalmasını da sağlamıştı.

Yani, Yuta ile sevgili olmamızı dibine kadar kullanan ve bundan -bizden sonra- en fazla karlı çıkan bir o vardı sanırım.

Hatta ve hatta Taeyong'un bu yaptığı numaralar olsun, oyunlar olsun alevere dalevere işler sayesinde benim Taehyung'un bile ilgisini çekmiş ve ikisinin arasında nereden estiğini asla anlamadığım rüzgarları bir nebze hafifletmişti.

Yani... sanırım?

Kendi kendime dudaklarımı büzerken, gözlerim, sağ elimde sıkı sıkı tuttuğum telefonuma kaydı. Evimizin kadim yardımcılarından Bay Jung'un, Yuta ve beni, saniyesine saniyesine izlediğini biliyordum ama tutup da daha üstünden gün geçmeden babama söyleyeceğini tahmin etmiyordum.

Babam ya da annemden bir çekincem ya da gerilmem yoktu aslında. Sadece Yuta'ya karşı nasıl tepki alacaklarını kestiremiyordum. İkisi de geri kafalı ya da bana çok fazla karışan tipler değillerdi ama insanlara yukarıdan yukarıdan bakma incelikleri(!) olduğundan bir korkmuyor değildim.

Ama yani, tutup da erkek arkadaşıma sınıfsal farkı bastıra bastıra gösterecek de değillerdi, değil mi?

''Ay ne dertler ne dertler...'' derken adımlarımı yavaşlatmış ve daha az tempolu yürümeye başlamıştım. ''Bugünü hiçbir şey olmadan atlatırsam daha da bir şey olmaz heralde bana!''

Kendi kendime söylenip bir yandan da yürürken, geçtiğim koridordaki duvar diplerinde takılan öğrencilerin bana bakıp fısıldaşmalarını hissetmiştim. Yani, normal şartlarda da benim hakkımda çok konuşuyorlardı ama bu sefer yanıma Yuta'yı da katmıştım. Büyük ihtimalle benim ve biricik erkek arkadaşım hakkında konuşuyorlar kendilerince çıkarım yapıyorlardı.

Daha önce de demiştim, benim hakkımda zaten hep konuşuyorlardı; bu yüzden bu seferki için de öyle sinirlenip gerilmedim çünkü alışmıştım. Ama olur da, Yuta, bizim hakkımızda konuştukları hissedip kafasına takarsa, işler değişirdi. Bu içinde olmaktan mutluluk duyduğum ilişkide en büyük önceliğim Yuta'nın, benim ya da ilişkimiz yüzünden kafasına abuk subuk şeyler takıp kendisini üzmemesiydi.

souvenirHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin