Dün Beomgyu'yla konuştuktan sonra Yeonjun'a yazmıştım. Ona sürpriz yapacağımı ve saat 8'de hazır olması gerektiğini söylemiştim.
Bugün ona açılacağım gerçeği beni heyecanlandırıyordu. Beni reddeder veya her şeyi elime yüzüme bulaştırırım diye korkuyordum.
Anneme Yeonjun'un sevdiği yemeklerden oluşan bir piknik sepeti hazırlattım ve Beomgyu'ya verdim. Beomgyu sepeti götürüp içeri kimsenin girmeyeceğinden emin olmak için erkenden sahaya gidiyordu.
Ben de altıma kotumu, üstüme de gömleğimi giydim. Saçımın güzel görünmesi için dakikalarca ayna başında durdum.
Saat 8'e yaklaşınca evden çıktım ve Yeonjun'un evine doğru yürümeye başladım. Kapıya gelince telefon kameramdan tekrar saçlarımı kontrol ettim.
Kapıyı Taehyung hyung açtı. "Hoşgeldin yakışıklı, iki dakika bekle Yeonjun hemen geliyor."
İçeri girip Yeonjun'a kapıda beklediğimi söyledi ve bana gülümseyerek salona geçti. Yaklaşık 1 dakika daha bekledikten sonra kapıya geldi. Yırtık pantolonunun üstüne çizgili bir kazak giymişti. Ama en önemlisi- saçlarını maviye boyatmıştı.
"Saçların, çok güzel olmuşlar."
"Teşekkür ederim, beğenmene sevindim. Çıkalım mı?"
Hemen geri çekilip asansörün kapısı açtım.
"Tabii, gel."
Asansöre bindiğimizde aklıma Yeonjun'un asansörde kaldığı an gelmişti, güldüm.
"Neden güldün, saçım mı kötü?"
"Hayır hayır, aklıma geçen gün asansörde kaldığın geldi."
Tatlı tatlı gülümseyerek hafifçe bana vurdu.
"Ya Soobin, komik mi? Ya düşseydim ölseydim?"
"Saçmalama Yeonjun, ağzından yel alsın."
"Dalga geçme o zaman sen de."
Zemin kata ulaşınca asansörden çıktık. Tam binadan da çıkacakken Yeonjun binanın içindeki aynanın önünde durup saçlarıyla uğraşmaya başladı.
"Hadi bırak uğraşmayı saçların çok güzel."
"Bunu gerçekten söylüyorsun değil mi, nezaketten değil yani?"
"Hayır Yeonjun ciddiyim, saçların çok güzel olmuş. Hatta keşke daha önceden boyatsaymışsın."
Saçlarını düzeltmeyi bırakıp sitemle bana döndü.
"Eski saçlarım güzel değildi yani?"
"Öyle mi dedim şimdi ben?"
"Orasını bilemem artık. Hadi yürü!"
Beni itekleyip binadan çıkardı. "Ee, nereye gidiyoruz?"
"Orası sürpriz."
"Off!"
-
Sahanın olduğu parka geldiğimizde Yeonjun duraksadı, kolumdaki ellerini çekti. "Soobin, sürprizden kastın gerçekten bu muydu?"
"Neden, bi' sorun mu var?"
"Sen beni buraya sürpriz yapmaya mı getirdin yoksa rencide etmeye mi?"
"Ne alakası var Yeonjun? Ben sadece ilk yüz yüze geldiğimiz yerde bir şeyler yemek istemiştim. Sürpriz olacağını düşünmüştüm."
"Yemek?"
İç çektim. "Hayır yani yarım saattir sabrediyorsun ama sürprize 1 dakika kala sürpriz mi bozulur canım!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
I was all over his ✓
Teen FictionFakülteden 2 eski arkadaş taekook ve onların düşman kardeşleri yeonbin # 1 - yeonbin # 7 - taekook # 1 - txt
