0.4

301 48 23
                                        

Bir asır gibi geçen kırk günlük yolculuk neredeyse sona ermişti. Hannah asla yerinde duramayan abisinin heyecanı ile her seferinde daha da mutlu oluyordu. Geminin güvertesinden bakınca görünen Kore limanına karşın kocaman gülümseyen abisini izledi.

"Elzem'im orada..."

Hannah abisinin kemikli elini elini sıkıca kavradı. "Bembeyaz yeni bir sayfa açıyoruz artık." İç çekti. "Sanki her şeye sıfırdan başlıyor gibiyiz."

Chris seslice güldü ve kardeşinin elini tutan elini okşadı. "Hannah, yeni başlangıçlar her zaman kötü değildir. Bak bana, aylardır aşık olduğum çocukla mektuplaşma serüvenimiz kesiliverince neler yaptım?"

Abisinin heyecanına tekrar gülmüş ve güzelce akıp giden koyu denizi izlemeye devam etmişti Hannah yüzünde yumuşak tebessümü ile.

Gemi, limanda durduğunda kırk günün ardından karaya ulaşmanın mutluluğunu ikiside iliklerine kadar hissetmişlerdi. Nisan ayının sonlarına yaklaştıkları için hava bir hayli sıcaktı, anne kucağı gibi ılık ılık esinti çarpıyordu yüzlerine.

Chris uzun zaman önce ayarladığı arabayı teslim alıp ezbere bildiği küçük eve doğru sürmeye başladı. Hiç içine girmese de bu evin önünde çok durup izlemişti elzemini. Hannah kaşlarını çatarak ona döndü "Burası mı?"

Chris, gamzelerini göstererek gülmüş ve heyecanla başını sallamıştı. "Burası, elzemin evi, burası." Aceleci hareketlerle arabadan indi.

Bavulunu kardeşinin yanına bırakmış ve kapıya doğru ilerlemişti. Terleyen ellerini pantalonuna silip derin bir nefer bırakarak kendini hazırlamış, ardından kapıyı çalmıştı.

Kapının açılmasıyla beliren aylar önce gördüğü çehreye tekrar bakmış ve bir kez daha mest olmuştu. Aynı yumuşak yüz hatları, ince ama bir o kadar da parlak gözler ve her zaman minik bir tebessüm ile ışıldayan pespembe dudakları ile elzemi gözleri önünde duruyordu, gerçeklikten uzak gibiydi Chris için.

"Buyrun? Birine mı bakmıştınız?" Seungmin tanımadığı ama kendisine bir o kadar da tanıdık gelen çehreye ufak bir tebessüm ile sormuştu.

Chris onun sesiyle daha da gerilip heyecanlanırken gülümsemesini büyüttü. Dudaklarını yalayıp derin bir nefes aldı tekrardan. Sanki aşkını itiraf eden liseli bir ergen gibi hissediyordu. İçine kaçan sesiyle konuştu."Elzem'im..."

Seungmin'in ağzı aralanıp 'o' şeklini alırken "Sen..?" diye mırıldanmıştı.

Chris gülümseyerek başını salladığında karşısındaki güzel oğlan şaşkın gözlerini neşeli bie gülümseme ile parlatmış, hiç görmediği ama aylardır mektuplaştığı mektup arkadaşının geniş omuzlarına sarmıştı kollarını. "Nefhalım.." diye fısıldadı sonunda gerçek nefhasını soluyunca.

Onlar sarılırken içeriden yorgun bir tını geldi. "Oğlum, kim gelmiş?"

Seungmin annesinin sesiyle gülmüş Chris ve kardeşini içeriye davet etmişti. Onlar içeriye girerken annesinin sesi aynı soruyu tekrarladı. "Seungmin! Kim gelmiş oğlum?"

Chan ve Hannah etrafa bakınırlarken Seungmin annesinin kulağına fısıldadı. "Sana anlattığım mektup arkadaşım var ya, o gelmiş!"

Seungmin, Chan ve Hannah'ya "İçeriye buyrun lütfen" dediğinde Chris koltukta oturan yılların getirdiği zorluklarla kırışmış, gözlerini ebediyen yummuş Seungmin'in annesini gördü.

Chris, "Merhabalar ve iyi günler efendim" deyip elini uzattığında ise kadın Chris'in elini aramış ve bulunca tahriş olmuş avcuna alarak sevmişti.

"Sen Chan mısın? Yanındaki kim? Başka birinin nefesini duyuyorum. Seungmin'in ki değil.."

"Oh, kız kardeşim Hannah." Chan nazikçe konuştu. "Arkamda duruyor."

Kadın başıyla onaylayınca Seungmin mutfaktan gelmiş ve herkese tek tek kahvesini dağıtmıştı.

Annesinin yanına gelip kehveyi dikkatlice annesine vermişti. Annesinin babası yüzünden görme kabiliyetini kaybetmesi bu sorunlara yol açmıştı.

Chan mutlulukla aşık olduğunu izlerken Hannah abisini izledi. Onun mutluluğu kendi mutluluğuyla eş değerdi ki zaten.

Kahvelerini içmişler, neşeli sohbetlerle birlikte yemek yemişlerdi. Havanın kararması ile Seungmin Hannah ve Chris için yatak yapmıştı.

"Annemi yatırıp geleceğim hemen." demiş ve hızlıca yanlarından ayrılmıştı Seungmin.

"Ağabeyciğim, sen bu çocuğu nereden buldun böyle? Harika ötesi bi' enişte çünkü de!"

Chris kız kardeşinin dediği şeye ufak bir kahkaha atmış "Nokta atışı bebeğim." diyerek ortamı biraz daha şenlendirmişti.

Kapıdan giren Seungmin ile ikisinin kafası oraya dönerken Hannah, "Siz çıkın hadi üzerimi değiştireceğim" demiş ve ikisini de kapı dışarı itmişti hızlıca.

Chris aniden itilmesiyle  Seungmin'in üzerine düşerek ikisini yere devirmişti. Altında yatan güzelliğin yanakları kızarırken bir elini onun yanağına çıkardı titrekçe. "Elzem'im, sonunda kavuştuk."

"Evet, sonunda gerçek nefhanı duyabildim ve şey..." Chan Seungmin'in duraksamasıyla duraksamıştı.

"Üstümden kalabilir misin? Biraz ağırsın da."

Chan utanarak ayağa kalkmış seungmin'i de elinden tutarak kaldırmıştı.

"Gel, seni bir yere götüreceğim"

Seungmin Chris'in elini kavramış onu üst kata çekmişti. Balkon kapısını açıp ikisini de balkons sokmuş ve ikisi de minderlere kurulmuştu. Lafa ilk giren Seungmin oldu:

"Başla bakalım! Beni ilk nerede gördün!"

------------------
Seungmin'in evi:

Beğenmediyseniz hayal edebilirsiniz

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Beğenmediyseniz hayal edebilirsiniz.

Sağlıcakla kalın ~🌾

elzem | chanmin ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin