Elindeki çiçeğe bakarak mutlu mutlu bir o kadar da tatlı bir acele ile yürüyordu Chris. Üzerini değiştirmek için jisoo onu eve yollamıştı. Belki de o oğluyla yalnız kalmak istemişti.
Sonuçta o oğlunu sekiz yıldır görmüyordu ama oğlunun varlığına,kokusuna ve sesine ihtiyacı vardı. O olmadan Jisoo da olmazdı.
Chris, elindeki çiçeği burnuna götürüp uzun uzun kokladı. Sevgilisi gibi kokuyordu.
Hızlı adımlarla evden hastaneye giderken yaşlı bir kadın elindeki bir buket lavantayı Chris'e vermiş "Sevdiğine götür delikanlı, bunu sevecektir eminim" demişti.
Chris buna çok şaşırmış ama kabul etmişti. Lavantaları hep çok severdi zaten. Maksadı ise sevgilisinin kokusu olmasıydı. Lavantaydı Seungmin. Chris'in güzel lavantası...
Sonunda hastane kapısına geldiğinde merdivenleri zıplaya zıplaya çıktı Chris, Seungmin'in lavanta kokusunu duyunca vereceği tepkiyi büyük bir heyecanla bekliyordu. Görmüyor olabilirdi ama Seungmin hissederdi lavantayı.
Sonunda odanın önüne geldiğinde içeriye giren hemşireyle yutkunmuştu. 'Sadece bir kontrol Chris, sadece bir kontrol' diye kendini rahatlatmaya çalıştı Chris. Ancak içten içe kendisi de biliyordu. Sadece bir kontrol değildi.
Telaşla odaya girdiğinde Seungmin'in başını yana düşmüş gördü. Korkuyla başını Jisoo'ya çevirdi. Jisoo yorgun başını hafifçe salladı "Bizimle"
Bir kelime, 3 hece, 7 harf...
Chris'in rahatlaması için yeterliydi.
Hemşire odadan hiçbirşey demeden çıkmış Chris hemen kendini Seungmin'in yanına atmıştı.
"Elzem'im, biriciğim ben geldim!"
"Chris?"
Seungmin başını dikleştirirken titrek yorgun sesiyle göremediği sevgilisinin varlığını hissetmek istedi. O da biliyordu. Ölüm insana önceden haber olabilirdi bazen.
Yürek hissederdi belki de. Bazı şeyleri çok severdi yürek. Seungmin'in yüreği de çok severdi. Dünyayı, renkleri,annesini, arkadaşlarını, Chris'i Hannah'yı... Ve diğer birçok kişiyi. Çok genişti Seungmin'in yüreği. Ölümü hissedecek kadar genişti.
Zihin de hissederdi. Yürek ve zihin: Chris ve Seungmin gibiydi. Birbirlerini tamamlarlardı. Biri hissetiyse diğeri de hissederdi. Ve ikisinin hissetmesiyle gerçek olurdu.
"Bak sana ne getirdi-"
Makineden gelen bip sesleriyle duraksamış korkuyla başını kaldırmıştı. Seungmin ağzındaki maskeyi çıkartarak başını binbir zorlukla Chris'e çevirmiş makinenin bir parçasının takılmış olduğu elini Chris'in yanağına çıkarmıştı. Hafifçe okşamış, burukça gülümsemişti.
"Chris.."
Chris duydukları, makinenin sesleri, diğerlerinin ve Jisoo'nun feryatları ile kulakları buğulanırken titreyen ellerini yorulmuş beyaz tenin burnundan oluk oluk akan kana sürdü. Arındırmak istercesine.
Ancak başarısız oldu.
Ölüm ve kaderin anlaşması imzalanmıştı. Buna kefil olan Yürek ve Zihin de bunun olacağını biliyordu.
Chan acı acı feryat etti. İçinde ne varsa çıkardı dışarıya. Yalvardı doktorlara.
"Kurtarın onu ne olursunuz!"
Doktorlar üzüntüyle başlarını salladılar. Sevgilisinin yatakta uzanan bedeninin yüzüne çarşaf örtüler.
Chan bir kere daha çığlık bıraktı diğer çığlıklarının ve ruhunun yanına.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
elzem | chanmin ✓
Fanfic"Elzem'im" "Nefhalım" ___ chanmın elzem, en gereklı olan nefha, guzel koku angst (2020de yazmısım okumayın)
