02☆

3 1 0
                                    

aradan kaç gün geçti bilmiyordu felix. ara sıra gidip sınıfın yakınlarında dolaşıyordu fakat ona hiç rastlamamıştı. tekrar görüp konuşmak istiyordu ama nasıl olacağını bilmiyordu. güzel sanatlar fakültesini tek tek gezip onu aramayı da düşünmüştü. gerçi ismini bile bilmiyordu. neden aklını kurcaladığını anlamıyordu.

yine koridorda gezerken acaba oralarda mı diye bakınmaya başladı fakat her zamanki gibi koca bir boşlukla karşı karşıyaydı. derin bir nefes çekti ciğerlerine, tam o sırada arkasında biri belirdi. kızıl saçlı olduğunu düşünüp döndüğü sırada jisung'la karşılaşmayı beklememişti.

"ne yapıyorsun burada felix?" dedi anlamayan gözlerle. yanlarında otururken lavaboya gideceğini söylemişti ama yaklaşık beş dakikadır burada dikildiğini görmüştü.

"hiç, ne yapayım ya? şimdi tuvalete giriyordum ben de." jisung gözlerini kısarak yalan söyleyen arkadaşına baktı. yavaş adımlarla ona daha çok yaklaştı ve baştan aşağı süzmeye başladı.

"20 dakikadır ortada yoksun, tuvaletin deliğine düştün sandım ve peşinden geldim. ama bakıyorum buralarda geziyorsun. ne karıştırıyorsun sen?" jisung'un konuşmasını dinleyen felix hafif bir telaşa kapılsa da o muhteşem gülümsemesini kullanarak ağzında bir şeyler gevelemeye başladı. aynı zamanda sol eli ensesine çıktı ve bu hareketiyle de gerginliğini jisung'a kanıtlamış oldu.

"ne karıştıracağım ya? lavaboya çıkmışken bu renkli koridoru da bir keşfedeyim dedim."

"kocaman koridoru tek bir kapının önünde durarak mı keşfediyorsun felixciğim?" felix gözlerini etrafta gezdirdi. duvalardaki renkli tuvallere ve önünde bulunduğu kapıya baktı.

"evet, koridor buradan daha net görünüyor." jisung göz devirerek bir adım daha yaklaştı felix'e. doğruyu söylemesi için uğraşıyordu ama felix pek oralı değil gibiydi. yakın zamanda tanışmış olsalar bile tanımıştı felix'i. yalan söylediği anları da yakalıyordu o yüzden.

"felix, güzel arkadaşım. söylemek istemiyor olabilirsin, anlıyorum. ama neden yalan söylüyorsun?"

felix yakalanmanın verdiği gerginlikle derin bir nefes alıp gözlerini kaçırmayı kesti. yönünü tamamen jisung'a dönerek konuşmaya başladı.

"ya anlatırım anlatmasına da biraz uzun hikaye. sadece sana şey sormak istiyorum. resim okuyan kızıl saçlı biri var, onu tanıyor musun?"

o sırada jisung'un gözlerinin arkasındaki kapıya kaymış olduğunu fark etmedi bile. aklına gelen tek şey o kızılı nereden bulabileceğiydi. oflayarak jisung'un cevap vermesini beklerken arkasından gelen sesle duraksadı.

"buradayım mavili, ne yapacaksın beni?"

duyduğu kelimelerle birlikte arkasını dönmüş ve kızıl saçlıya bakmıştı. dün üzerinde bulunan boyalı önlüğüne nazaran siyah salaş bir gömlek ve deri pantolonla karşısında duruyordu. baştan aşağı süzme işi bitince gözlerini yukarı çıkararak kızıl saçlının yüzüne odaklandı. bugün daha yakından gördüğünden midir nedir yüzünün her bir detayını incelemişti. gözünün altındaki o kahverengi lekeyi de o zaman fark etmişti.

yüzünü de inceleme işi biter bitmez hafifçe yutkunarak toparlandı. konuşmak için dudaklarını aralamak istemişti fakat tam o sırada arkasındaki jisung araya girerek konuştu.

"aa selam hyunjin, siz bu hafta okulda mıydınız?"

hyunjin bakışlarını felix'in yüzünden çekerek jisung'a odaklandı ve onu başıyla onayladı.

"minho söylemedi mi sana?"

"hayır. şu aralar biraz meşgul galiba, çok fazla konuşamıyoruz."

hyunjin başını aşağı yukarı sallayarak jisung'u onaylamıştı. felix ise nereden tanıştıklarını merak eder bir şekilde bir ona bir de jisung'a bakıyordu. aralarına girmek istemediği için sadece dinlemekle yetinmeye karar verdi.

sakura & stars. hyunlixHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin