4. Bölüm

107 5 3
                                    

Ders başladığın da Eren tabiki pür dikkat dinliyordu. Ama ben sıkıldım çünkü tarih dersleri bana hep gereksiz ve sıkıcı geliyor. Aslında hocamız iyi ama bu derstte ben sıkılıyorum. Sıkılmışçasına yerimde kıpırdandım. Bu sırada Eren de konuşmaya başladı ama hala gözlerini tahtadan ayırmıyordu.

"Sıkıldın mı?" dedi. Bende konuştuğumuzu çaktırmamak için tahtaya bakarak konuştum.

"Biraz tarih derslerini beceremediğim için sıkılırım" dedim gerçeği söyleyerek çünkü zaten onun arkasından birsürü iş çevireceğim en azından söylediklerim doğru olsun.

"Hmm bu derse de çalışabiliriz istersen yarın sınav var" bu çocuk resmen benimle de olsa derste konuşuyor fazlasıyla inek değil galiba.

"Siktir sınav yarındı değil mi? Ya tamamen unutmuşum çalışırsak yararlı olabilir" Dedim ya tamamen aklımdan çıkmış.

"1. Benim yanımda küfür etme 2. Nerede çalışacağız?" Dedi ah evet onun yanında acayip cici kız olmam lazım ne kadar becerebilirsem.

"Tamam pardon etmem bir daha ve bizim eve gelebilirsin çalışmak için" dedim evde nasılsa kimse yok.

"Ben mi sizin eve geleceğim" derken yeterince şaşırmış görünüyor du. Sen şaşırma ya çok şeker oluyorsun ben bunları düşünürken aynı zamanda Erene kafamı olumlu anlamda salladım. Ve o cevap vermeden zil çaldı sanırım hoca bizim ders boyunca konuştuğumuzu fark etmedi. Orta sıralarda olmanın faydaları.

"Peki ailen?" dedi soru sorarcasına anında yüzümü bir hüzün kapladı yaz tatilinde ailemi kaybettim ben daha acıları çok taze. Ağlamak istiyorum şuan ama Erenin yanında olmaz kendisini suçlu hissetsin istemiyorum.

"Yanlış bir şey mi söyledim?" dedi üzgünce.

"Hayır ama ailemi yaz tatilinde kaza da kaybettim o yüzden daha atlatamadım bir tek ablam var oda üniversite okumak için fransaya gitti bu yıl son senesi" Dedim gerçeği söylemenin ne zararı olabilir ki?

"Özür dilerim ben bilmiyordum" dedi.

"Problem değil" dedim anlayışla.

"Gerçekten üzgünüm" dedi. Benim yanımda kibar olma ya sen fazlasıyla kaba saba ol ki suçluluk duygusu duymayım mesela Okyanus ve Çiğsem gibi Okyanus yeterince kaba bir erkek bu arada Çiğsem de bir türlü Okyanusun yanına oturamadı.

"Gerçekten problem değil" dedim gülümserken.

"Tamam o zaman" derken oda zoraki gülümsemeye çalıştı. Bu sırada Bora bana doğru geliyordu yeterince kızgındı ama şuan gelme böyle her an ağlayabilirim.

"Eylem bu sarı yelloz sürtüğü neden benim yanıma yolladın" diye yeterince yüksek sesle konuşmaya başladı.

"Ben onun yerine oturdum oda benim yerime ne var bunda?" dedim sanki çok normal miş gibi.

"Bak Eylem beni deli etme ondan nefret ediyorum en kısa zamanda yerinizi değiştirin" dedi kesin bir dille.

"Tamam ya değiştiririz" dedim biraz geçiştirmeye çalışarak.

"Yarın" dedi hala kesindi dili.

"Yarın olmaz çok erken ama değiştireceğiz söz" dedim yeterince kesin konuşarak. Buğleme baktığımda ise ifadesizce bizi izliyordu sanko hiç duymamış gibiydi.

"En kısa zamanda" diye devam etti ve geçip yerine oturdu. Ve bir derse daha başladık of sıkıldım ama ben ders tekrar tarih çünkü kafamı sıraya koyup uyudum bende Eren kusura bakma belki horlarım özür dilerim derken çoktan uykuya dalmıştım.

Ajan KızlarHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin