gémir.

480 34 4
                                    

Kim:
tebrikler Jeon.

Gguk:
teşekkür ederim Kim
kolaydı

Kim:
yalnızca otuz dakikan var,
temizlenip gelmek için.
ringi, kulaklarımı ve beni kutsamak için son otuz dakikan.

Gguk:
farkındaysan iddiayı ben kazandım?
senin istediklerin olmayacak

Kim:
sen maçı kazanmak üzerinden iddiaya girdin Gguk,
ben ise senin kaybetmen üzerine.
sen, bugün koridorda bana karşı çoktan kaybettin.

Gguk:
kelime oyunu yapıyorsun bana,
kaybetmeyi hazmedemiyorsun sen

Kim:
yanlış.
ben sana kaybedeli çok oluyor ve fazlasıyla hazmetmiş hatta benimsemiş durumdayım.
bu yüzden, otuz dakika sana çok.
on dakikaya hazır ol hırçın oğlan.
şortun üzerinde olsun.
(22.45 görüldü)


--

Maça çıkarken üzerimde olan heyecandan çok daha fazlası üzerimde baskınlık kurarken karanlık koridorda ringe doğru ilerlemeye başladım. Bunun kaybetmek ya da kazanmak gibi bir sonucu yoktu, iki kaybedenin, kayıplarını hatırlamak ve kalıcı izlerini taşımak üzere gerçekleştireceği bir eylem. Çıplak göğsüme çarpan hava titrek nefesler almama sebep olurken koridorun bitiş kısmındaki kirişe yaslanıp etrafı süzdüm. Seyirci koltuklarının olduğu kısımda yalnızca en arkadaki küçük ışıklar ve ringe kenarlardan vuran beyaz spotlar harici diğer tüm ışıklar kapalıydı. Salonda gürültülü bir müzik yerine sessizlik yer edinmişken gözlerim en sonunda kahverengi gözler ile kesiştiğinde gözlerimi kaçırıp yaslandığım yerden ayrıldım.

Omuzlarımı dikleştirip tıpkı maça çıkarken yaptığım gibi bantların arasından geçerek ringe çıktım. Kenarda, antrenörlerin ve diğer ekip üyelerinin oturduğu yerde oturan Taehyung'un oturduğu kısmın yakınına ilerledim ringin üzerinde. Bakışları her zaman olduğu gibi insanı sersemletecek türdendi ve itiraf edeyim ki bunun için para bile ödeyebilirdim. Dirseklerimi banda koyduğumda gözlerinin içerisine baktım. Anında havalanan tek kaşım ile sözcüklerimi sıraladım.

''Gel ve bana kaybettiğimi kanıtla.'' nefesimin aksine zerre titremeyen sesim ile kurduğum cümle sonucu bantan ayrıldım ve arkamı dönerek kırmızı köşeye doğru ilerledim. Sırtımı köşeye yaslar yaslamaz gözlerimin odağı aynı beden olmuştu. Üzerindeki beyaz tişörtü çıkartıp kenara attığında ortaya serilen esmer ten, şimdiden kaybedeceğimin habercilerinden yalnızca birisiydi. Kolundaki saati de hızlı hareketler ile çıkarttıktan sonra aynı hızda bantların üzerinden atlayarak ringe girdi. Mavi, köşesi maviydi. Bundan sonra maviyi değil kırmızıyı seçmek isteyecekti, üzerimde yer edinen her bir kırmızı damla onu buna itecekti. Kırmızı insanı tutku, arzu ve şehvet doldurabilen, birkaç saat sonra bizim ile bulanacak tek renkti.

Gözleri şortumun açıkta bıraktığı, onun aksine süt beyazına yakın olan bacaklarımı süzerken bu sefer dili üzerinde hâkimiyet kuramayan oydu. ''Sözünün geri dönüşü yok, ya sonun olacak ya da kaçacaksın. Kaçmak gibi bir niyetin yahut da korkun varsa şimdiden kaç buradan. Çünkü bu gece çıkışın olmayacak.'' duyduğum sözler sayesinde keyifle sırıtırak sırtımı köşeden çektim ve yavaş hareketlerle ortaya doğru ilerledim. Adımlarımı sabitleyip hafiften pozisyon aldığımda ciddileşen bakışları ile ortaya doğru ilerledi. ''Sanguinerai davanti al tuo allenatore. Kimseye yenilmeyip bana yenileceksin.'' söylediği söze odaklanamadan yüzüme doğru attığı yumruktan hızlı bir şekilde kaçtım. 13 Temmuz 2023, ilk kaybedişim, ilk yenilgim.

boxing, ghosting.Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin