Kitabımın son sayfasına gelmiştim ve ağaç evimin altından sesler geliyordu. Yanımda ki gizli kapağı açıp içinden silahımı aldım ve gizlice aşağıya baktım, birisi vardı. Silahı ona doğru doğrulttum ve ses çıkması için yere ayağımla sertçe vurdum, oda buraya bakmış oldu.
''Burada bana ne işin olduğunu söyle yoksa o gözlerinin arkasında beynin olması gereken ama olmayan boş yeri delik deşik ederim.''
Bana şaşırmış bir şekilde baktı ve hızlıca aşağı atladım.
''Sana söylüyorum konuşsana.'' dedim sakince, ama o beni süzmekle meşguldü. Sanki beni tanıyor ama kim olduğumu bulamıyor gibiydi.
''Sen şu gizemli yarışçı kız değil misin?'' olduğum yerde kaldım, bunu bilmesi ve beni tanıması imkansızdı. Silahı alnına doğru yaklaştırdım.
''Neyi kast ediyorsun bilmiyorum ama kafanı delmek için sabırsızlanıyorum.'' diye dişlerimin arasından konuştum.
Tüm dişlerini gösterecek şekilde sırıttığında silahımla kafasına vurdum. Aniden eliyle silahı yere fırlattı ve kollarımı tuttu. Karın boşluğuna sert bir tekme attım, kollarımı onun ellerinden kurtardım ve hiç tepki vermeden beni çevirdi. Sırtımı göğsüne yasladı, kollarımı sıkıca tutup bacaklarımı sıkıştırdı.
''Duygu Demir demek, seninle tanışacağıma inanmazdım.'' dedi alaylı tınıyla.
''Kimsin lan sen!'' diye bağırdım ve geriye doğru kafa attım. İki adım gerileyerek afalladığında bundan fırsat bilerek sertçe karnına ve gözünün ortasına yumruk attım. Bir de cinsel organına sert bir tekme atmayı ihmal etmedim. Yere düşüp kıvranmaya başladı. Üstüne çıktım ve boğazını sıkmaya başladım.
''Karşıdan zayıf bir kız olarak görünüyor olabilirim, ama o kadar güçlü bir kadınım ki bunu yıllarca düşünsen çözemezsin.'' Uzanıp silahı aldım ve boğazını daha çok sıkarak silahı ağzına soktum. ''Burada ne işin var piç!''
Gözlerini büyüterek öksürdü, nefes almaya çalışıyor bir yandan da konuşmaya çalışıyordu. ''Bırak beni! Seni öldürecekler, sen ölüsün!'' diye bağırmaya çalıştı. Güldüm. ''Ben Duygu Demir, beni tanısaydın emin ol böyle konuşmazdın.'' Tetiğe bastım.
Telefonumu çıkartıp Uraz'ı aradım ikinci çalışında açtı. ''Kaptan?''
''Yeni bir ceset var, ağaç evimin orada. Eve gidip akşam için hazırlanacağım sizde bunu halledin hemen.''diye sert bir sesle konuştum ve telefonu kapattım.
Üstümü düzeltip silahı da yanına attım, nasıl olsa temizleyip bana geri vereceklerdi. Arabama doğru yürümeye başladım, bunu yapmadan içim rahatlamayacaktı. ''Seni piç kurusu!'' suratına tükürüp defalarca tekme attım ve derin nefes alıp arabama gittim. Dünyadan bir piç daha temizlenmişti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
HAYAT
Gizem / GerilimHayatını intikama adamış bir kadın. Ve o kadını hayatının en ince kısmına kadar tanıyan bir adam. Bazı olaylarda kadının gücü yetemeyebilir... İşte tam o anda kusursuz adam devreye giriyor.