Semih Barış'ın evine gelmiş salonun ortasında Barış'ın gelmesini bekliyordu. Kendisine ve Semih'e kahve yapacağını sonra konuşabileceklerini söylemişti.
Barış elinde iki kupa ile içeriye girip Semih'e baktı. "Neden oturmadın?" sorusunu sorarken kahveleri sehpanın üzerine koydu.
"Gerginim biraz." dedi Semih terli ellerini mümkünmüş gibi daha fazla sıktı. Kalbi göğüs kafesinin dışına çıkacakmış gibi atarken. Kendisini fazlaca üzgün hissediyordu ve bu gerilemesine sebep oluyordu.
Barış Semih'e doğru adımladı aralarında küçük bir mesafe kaldığında kendisinden kısa olan çocuğun gözlerine baktı. Ne zaman mavi gözlerine baksa gözlerinin içinde kaybolurdu, çocuğun mavi gözleri yaşamanın ne kadar güzel olduğunu hatırlatırdı her defasında Barış'a.
Semih'in Barış üstünde tahmin edemeyeceği kadar fazla etkisi vardı. Barış, sarışının gülümsemesini görmek için her şeyi yapabilirdi.
Elini Semih'in beline sarıp kendisine çekti, böylece aralarında ki mesafe kapanmıştı. Barış hafifçe eğilip sarışının boyun girintisine sokuldu. Derince kokusunu içine çekti geriye çekilmeden önce boynuna dudaklarını bastırdı.
"Umarım benim yanımda olduğun için değildir bu gerginliğin." Semih ellerini Barış'ın omuzlarına koyup gülümsedi. Onun her temasıyla daha da rahatlıyordu. Başlarda köşe bucak kaçmak istediği bu adam şimdi en küçük bir sorunu olduğunda sığınacağı insan olmuştu.
"Değil tabii ki." dedi. Parmak uçlarına yükseldi omuzlarında ki ellerini ensesine getirdi, sıkıca sarılıp dudaklarını Barış'ın yanağına bastırdı. Ellerini boynundan indirip geri çekildi.
İkiside sehpanın karşısındaki koltuğa oturdu. Semih başını Barış'ın omzuna yasladığında Barış'ta kolunu Semih'in omzuna koymuştu. Sarışını mümkünmüş gibi biraz daha kendine çekti. Semih'in saçlarına bir öpücük bıraktı. "Evet, ne bozmuş benim bebeğimin moralini?" konuşurken bir yandan Semih'in saçlarını okşuyordu.
Semih derin bir iç çekti. Sorunlarını herkese anlatabilen birisi değildi. İçinde sırlar saklayan kapalı bir kutu gibi davranmak ona her zaman daha kolay gelirdi. Kendince sıkıntıları ile insanları boğmak istemiyordu.
"Biliyorsun zaten. Oynayamama mevzusu. Ben futbolu gerçekten çok seviyorum ama böyle giderse unutulup gideceğim. Her ne kadar moralimi bozmuyormuş, beni etkilemiyormuş gibi davransamda en büyük sorunlarımdan birisi bu. Bilmiyorum belki de sorun bendedir."
Barış Semih'in sözleri ile kaşlarını çattı. Bütün suçu her zaman ki gibi kendisine atmıştı. "Semih." demesiyle tişörtünde hissettiği ıslaklıkla doğrulup sevgilisine baktı. Ağlıyordu.
Barış Semih'in yüzünü elleri arasına alıp kendisine bakmasını sağlamaya çalıştı fakat Semih inatla başını kaldıramıyordu. "Beni böyle görmen çok utanç verici." Semih sessizce ağlarken söyledi bunları.
"Semih yüzüme bakar mısın?"
Barış ses tonunu son derece sakin tutarak sormuştu. Semih kafasını kaldırdığında Barış'ın dudakları hafifçe kıvrıldı. Karşındaki çocuğu sarıp sarmalamak istiyordu. Bunu yapmaması için önünde bir engel yoktu ama önce konuşmaları gerekiyordu.
"Semih, sen elinden geleni yapıyorsun. Genç yeteneksin peşinde koşan bir sürü takım var. Bir sezonun böyle geçti diye kendini suçlayamazsın. Önün o kadar açık ki iki sene sonra nerelerde olacağını görebiliyorum. Dünyalarca ünlü isimler arasında olacaksın bundan adım kadar eminim."
Semih gözyaşları arasından gülümsemişti. "Bana inanan tek kişi sensin." dedi.
Barış dudaklarını Semih'in dudaklarına bastırıp geri çekildi.
"Yanılıyorsun, sana inanan milyonlar var." Barış elleri arasında olan sarışının göz yaşlarını sildi.
"İsterse kimse sana inanmasın, ben her zaman senin yanında olacağım. Geriye dönüp baktığında beni orada göreceksin. Her zaman." Semih Barış'ın söyledikleriyle gülümsedi.
"Sen olmasan ne yapardım bilmiyorum. Seni hak edecek ne yaptım ben Barış?"
Barış koltuğun üzerinde uzanır pozisyona geçtiğinde Semih'i üzerine çekti. Göğsünde uzanan çocuğun saçlarını okşamaya başladı.
"Bu soruyu asıl benim sormam lazım güzelim fakat şuan bunları düşünmeyelim. Birlikteyiz, baş başayız en önemlisi mutluyuz."
Semih Barış'ın sakin çıkan sesine karşı iyice mayışmıştı. Ortamın iyice sessizleşmesi ile gözlerini kapattı.
Semih günler sonra rahat bir uyku çekmişti. Barış ise sevgilisine olan özlemini gidermiş saatlerce saçlarını okşamıştı.
İkiside son derece mutluydu ve bu mutluluklarının bozulmayacağını biliyorlardı.
✰
final yakındır kizlar!!
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.