Sezon Finali Misali

41 6 0
                                        

Minho'dan

Bugün art arda duruşmalar vardı. Günlerdir bu duruşma için dakika sayıyorduk. Bürodaki herkesin yüzü bugünün şerefine gülüyordu. Ben son kez Han ile konuşmak için erken gelmiştim.

Nezarethanede diğer suçlular ile birlikte parmaklıklar ardında bekliyordu. Şu ana kadar Chan hiçbir şey yapmamıştı. Arada sırada kendi etrafında dönüyor ya da duvarları tekmeliyordu.

Görevliden anahtarı alıp birkaç dakika etrafta olmamasını rica ettim. Çok uğraştırmadan kabul etmişti. "İyi günler Han Jisung. Nasılsınız? Umarım sizi iyi misafir etmişizdir. Malum bugün yeni yuvanıza gidiyorsunuz."

"Boş konuşuyorsun Başkomiser. Senin aksine nefesimi boşa tüketmeyeceğim. Uza şimdi."

“Çok kabasın Jisung. İnsan kırılıyor ama tabii sende kalp kaldıysa. Felix ile sorguda hiçbir şey söylememişsin. Son bir fırsat için geldim. Bildiğin birşey varsa söyle. Her şey aleyhine olacak."

Sadece yüzüme tip tip bakmakla yetindi. Gözünü de devirmişti ama görmezden gelmiştim. "Çocuk iyi kiralık aile gelip aldı. Lara'nın dilinden düşünüyordum. Her fırsatta seni soruyordu."

"Asıl sorun şu avukat kadın. Umarım sana verdiğimiz kozu iyi kullanmışsındır."

"Bir suçlu ile iş konuşacak değilim. Chan hakkında bilgi vereceksen ver vermiyorsan soru sorma."

Bir bilgi alamamıştım her zamanki gibi çok şaşırışacak bir şey değildi zaten. Chan'ın adamları gerçektem de sıkıydı.

Herkes yavaş yavaş büroya dolmaya başlıyordu. Gün birazdan başlayacaktı. Vegas bütün müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Ameliyat başarılı olmuştu ama tedaviye bir tepki vermemişti. Elimizdeki tek koz ise Taejun'du. Onu korumak için ise ekip hazırdı. Hastaneden direkt savcılığa gidecekti.

"Chen hastane ekibine söyle geç olmadan çıksınlar. Bizde savcılığa geçelim orada bulunmak istiyorum."

Felix elinde simit tepsisi ve çay ile yanıma geldi. Ekibe bir mesaj çekip geri bana yaklaştı. Bu işareti biliyordum.

Dedikodu var.

Gözlerimi kısarak ona doğru yaklaştım. "Dinliyorum."

"Duyduklarıma göre tören yapılacakmış."

"Yalandır. Başkomiser olduğum halde bu bilgiler bana gelmiyor. Nasıl bu fikirler ortaya çıkıyor da yayılıyor anlamıyorum."

Tzuyu 'sen ne bilirsin sen ayakta uyuyorsun' nidaları atmaya başlamak için ağzını açtı. Gür bir ses bütün alanda yayıldı.

"Lee Minho odama gel."

"Geliyorum efendim."

Yerimden kalkıp emniyet genel müdürünün odasına doğru ilerledim. Kapıyı çalıp gel komutunu duyunca içeri geçtim. Girdiğim gibi sandalyelerden birini işaret edip oturmamı söyledi.

Seungcheol, "Bugün 3 büyük duruşma var. 3 saldırgan da önemli kişiler. Bir aksaklık olmaması için üst düzey bir koruma var. Yine de ihtimaller çok ve öngörülemez. Bunun için sen görevlisin. Bugünü sağ salim kapatmaya çalış."

"Emriniz olur müdürüm."

Mavi bir dosyayı önüme koydu. Dosyada alınan önlemler, ekipler ve sorumlu kişiler vardı. Artık ezberlemiştim herşeyi.

Seungcheol, "Ayrıca bugün bir tören olacak. Normalde sürpriz olacaktı ama konuşmanı hazırla diye önceden söyleyeyim terfi alacaksın."

"Gerçekten mi? Çok teşekkür ederim müdürüm."

Thunderous, Minchan (✓)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin