Öğrenci kalabalığının içinde birbirlerinden ayrılmamaya çalışarak saat kulesinin altından geçip yemek salonuna ulaştılar.
Salona girdiklerinde Harry etrafta gözlerini gezdirdi. Uzun bina sınıflarının yerini yuvarlak on kişilik masalar almış, öğretmenler kürsürü ise daralmıştı.
Kürsünün önündeki heykelin önünde Mc.Gonnagall, yeni müdire öğrencilerin salona girip etrafı süzmesini, sonra herkesin kendi arkadaşlarıyla bulabildikleri en kuytu masaya sinmesini izliyordu.
Harry öğrencilerin birbirlerinden ayrılmalarını izlerken Shay omzuna hafifçe vurarak dikkatini kendine çekti.
"Burada sizden ayrılıyoruz gençler. Duyurudan sonra görüşürüz."
Eliyle selam verdikten sonra kolunu Amy'nin omzuma atarak onu Harry'den uzaklaştı ve sağ tarafta, en arka masaya doğru sürükledi. Onlar yürürken İbby de üçlüye dönüp başıyla selam verdi ve kızları takip etti. Onlar en arka masaya Harry'nin kim olduğunu çıkartamadığı silüetlere ilerlerken Harry arkadaşlarına döndü.
"Biz de biraz sakin bir yere oturabilir miyiz? Kimseyle konuşmak istemiyorum."
Utana sıkıla sorarak başını öne eğdiğinde Ron hafifçe gülerek sağına geçti. Ona omuz atarken konuştu ama sesinde iğneleme değil, neşe vardı.
"Katılıyorum, hayranlarınla uğraşmak istemiyorum."
Harry gülümseyip el ele tutuşan çifti takip ederken onlar da sol tarafta bir masaya geçtiler ve salonun doluşunu, herkesin birbirinden kaçarken attığı kaçamak bakışları izlediler.
"Mektubu okurken böyle bir katılım olacağını düşünmemiştim." Hermione salonun doluşunu izlerken onlara döndü.
"E efendim gelmeyen boğdurulacak demişsiniz?"
Hermione gülerek Ron'a baktı.
"Bakıyorum film önerilerimi ciddiye almaya başlamışsın?"
Harry de gülerken sandalyesini biraz daha onlara çekti ve her ne kadar köşede olsalar da bir şekilde masalarının etrafından geçen insanlardan uzak kalmaya çalıştı.
"Ron beraber izleyelim yazın demişti ama annesi hala bu muggle ihtiyaçlarına pek alışamadı."
Ron oflayarak başını geriye attı.
"Anlatamıyorum ki telefonun, internetin ne kadar güzel bir şey olduğunu! Hala inatla o yaşlı baykuşu kullanmak istiyor. Bu gidişle Errol'ın mezarı bizim bahçemizde olacak."
Omuzlarını silkerek Hermione'ye döndü.
"Bu dönem ne kadar sürecek bilmiyorum ama bittiğinde annemi bunlara alıştırma konusunda bana yardımcı olmanı umuyorum sevgilim."
Hermione gülümseyerek Ron'un masanın üzerine kaldırdığı elini tuttu.
"Annemlerle vakit geçirmek istiyorum, biliyorsun.."
Dudaklarını birbirine bastırdı.
"Ama siz bize gelebilirsiniz. Zaten annemin annene göstermek istediği bir sürü muggle eşyası vardır."
Ron da gülerek başını salladı ve kızın elini dudaklarına götürüp bastırdı. Harry onları izlerken masalarına yüzlerinin sadece aşine olduğunu birkaç kişinin oturmasıyla salona bakıp öğrencilerinin hepsinin geldiğini gördüler.
Kürsüye baktıklarınla müdire arkasını dönmüş ve oradaki üç beş öğretmene bakıp onay aldıktan sonra kürsüye iyice yaklaştı.
Baykuş heykelinin kanatları arasındaki kağıtlara birkaç kere göz gezdirip boğazını temizledi. Etrafı süzüp öğrencilerinin dikkatini yeterince topladığına kanaat getirince konuştu.
"Hogwarts Cadılık ve Büyücülük okuluna hepiniz tekrar hoşgeldiniz."
İstemsizde Harry'nin gözleri seçme şapkanın normalde tabure üzerinde durduğu yere kaydı. Ama orası boştu ve sadece kaybedilenlerin hatırına altın işlemeli uzun bir şamdanda yanan mum vardı.
Normalde her sene alkışlarla ve ıslıklarla karşılanan bu cümleyi bu sefer bu sessizlikte duyunca Harry'nin karnı kasıldı.
Salon sessizdi, kimse kimsenin yüzüne bakmıyordu ve müdire de çökmüş gözleriyle öğrencilere bakıyordu.
"Öncelikle kayıplarınız için hepinize başsağlığı diliyor, çabalarınızı ve cesaretinizi takdir ediyorum."
Salonda mırıltılan oluşurken kadın ellerini göğsünün altında birleştirdi.
"Bu sene bizi yalnız bırakmayan, tekrar gelen ve burada olan bütün öğrencilere teşekkür ediyorum."
Havadaki boşluk gittikçe artıyordu ve Harry müdirenin beklediği tepkinin bu olmadığını anlamıştı. Kadın tekrar boğazını temizledi.
"Geçen yüzyılların ardından bu sene burada eğitim için değil, birbirimize destek olmak için buluyoruz. Hepimiz kayıplar yaşadık. En yakınlarımızı; ailemizi ve arkadaşlarımızı kaybettik. Hepimizin hem bedenimizde hem de kalbimizde çok büyük yaralar aldık. Bu sene burada beraber olmak, bu yaraları beraber sarmak için toplandık. Umuyorum ki yürütmeyi planladığımız program bizi geçmişe götüremese de yüreklerimize su serpecek. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. Görevli öğretmenler yemekten sonra sizi yeni yatakhanelere götürecek. Haftalık programları ve sormak istediğiniz diğer soruların cevaplarını odalarınıza bırakılacak haftalık programlardan öğrenebilirsiniz. Afiyet olsun."
Asasını kaldırması ile masaların üzerinde yemekler belirdi.
Herkes önüne döndüğünde şaşırmış, bir o kadar isteksizdi. Müdire öğretmenlerin masasına, yerine geçerken öğrenciler yavaş yavaş kendi aralarında konuşmaya başladılar ve yemeklerine odaklandılar.
Ron önündeki tabaklara dönüp bardağına uzanırken konuştu.
"Hem çok açım hem de hiçbir şey yemek istemiyorum."
Harry de bardağı ağzına götürürken bir yudum aldı ve bardağa baktı.
"Limon şerbeti mi?"
Hermione de masadaki tabağı önüne çekerken arkadaşlarına baktı.
"Profesör Mc.Gonnagall neyi kastetti çok iyi anlıyorum."
Ron sözlerine rağmen çoktan yemeğ gömülmüştü. Lokmasını bitirmeden başını çevirdi.
"Herkesin neden tekrar geldiğini anladığını mı söylüyorsun? Çünkü ben hiçbir şey anlamadım ve galiba sizi de alıp eve dönmek istiyorum."
Hermione gülümseyerek elini Ron'un omzuma koydu ve diğerlerinin neyi kastettiğini anlayacağını bilerek konuştu.
"Çünkü burası bizim evimiz."
Hogwarts Legacy oynayarak binanin haritasini ezberlemeye calısıgorum ama olmadıgı icin arkadaslarımın dort sene once dogum gunumde aldıgı capulcu haritasini kullaniyorum
ama hicbir ise yaramiyor deneyenlere duyurulur 💔
ŞİMDİ OKUDUĞUN
By Mistake | Drarry (yarı ASKIDA)
Fanfiction"Bana bak Potter. Bunu aramızda anlaşmazlık olmasını istediğim için veya art niyetle söylemiyorum. Sen beni bozdun ben de seni? Sadece iyileşene kadar..."
