Yine kuleye denk geldiklerinde (bekledikleri yerde şişman kadın portresini görememişlerdi) Hermione kulenin ikinci katına çıkan yolu izleyerek çocuklardan ayrıldı.
Ron ve Harry de ortak salon olduğunu düşündükleri büyük odada, ortadaki geniş masanın üzerinde duran listeden isimlerini bulmaya çalışıyorlardı.
Ron birinci kat satırında parmağını kaydırarak isimleri hafifçe mırıldanırken kendi ismine denk gelince durdu.
Dördüncü odada, kendi isminin yanındaki isimleri okurken ilk isimde verdiği nefesi duyan Harry bakmak için onun yanına eğildi.
"Ron Weasley, Harry Potter, Theodore Nott."
Ron kollarını göğsünde bağlayarak doğruldu. Hala haritada gözlerini gezdiren Harry'ye baktı.
"En azından yanımıza sakin olanı koymuşlar."
Harry de doğrulurken onu omzuyla hafifçe itti.
"Sen aynı odada olduğumuza şükret. Gel çıkalım da yerleşelim."
Odaya çıkmak için merdivenlere yöneldiklerinde Ron Harry'yi omzundan dürterek salonun diğer ucunu gösterdi. Harry'ye tanıdık gelen bir sima, etrafında toplanan birkaç kişiye hararetli bir sunum yapıyordu.
"Konuşan kişiyi tanıyor musun? Bana tanıdık geldi."
Ron başını iki yana sallarken olay ilgisini çekmediği için trabzanlara tutunarak kendini çekti.
"Rawenclaw olması lazım. Bizden de alt sınıf galiba."
Harry tekrar omzunun üzerinden gruba baktı ve arkadaşının peşinden çıktı. Onu belinden dürterken hızlandı.
"Çık hadi hızlıca bir şey anlatacağım."
Koridorda sırayla ve karşılıklı dizilmiş odalarda onların odası koridordun başından ikinci odaydı. Kapıda altın rengi plakada kıvrımlı bir fontta 4. yazıyordu. Ron kırmızı işlemeli kapı kulpunu çevirerek kapıyı açtı ve arkadaşının arkasından gelmesi için bekledi.
Oda ilk bakışta gayet yeterli geldi Harry'ye. Hafif daire şeklinde olan odada duvara dayalı ve pencere kenarında üç yatak, yatakların arasında birer gardrop ve birer sandık, ortada ise oval bir masa ve üç sandalye vardı. Yataklarının önünde bavulları çoktan üst üste dizilmiş onları bekliyordu. Ama bu sefer Harry'nin bavulu ve sandığının üstünde, Ron'un ise yatağında bir kafes yoktu.
Ron girer girmez kendini sırt üstü yatağa attı. Üzerinde bahçede koşturmanın ve tüm gün herkesin kafasında harlanan merak fırtınasının yorgunluğu vardı. Gözleri kapalıyken sırtını cama döndü ve yan yatarken yorgun sesiyle konuştu.
"Odada gerçekten her şey var ama bir boş hissettiriyor."
Odada tekrar gözlerini gezdirip sırtüstü döndü ve sağ kolunu gözlerinin üstüne koyarak ofladı.
"Çünkü oda boş."
Harry sandığının yanındali bavulu gardropunun yanına çekerken konuştu.
Sandık geçen senelere nazaran oldukça boştu. İçinde ders materyalleri ve formasından ziyade gündelik kıyafetleri vardı. Zaten kimsenin hiçbir şeyden haberi olmadığı için Harry de temkinli gelen olduğunu düşünmüyordu.
Eşyalarını yerleştirmek istemişti ama oflayarak sandığın kapağını indirdi. Ahşap kapakların birbirine çarpması ile çıkan tok sesten ürken arkadaşı bir anda doğrularak ona baktı.
"Sıç yani keyfime gel ağzıma sıç."
Sırtını yatak başlığına yasladı ve daha yeni kapanmaya başlamış gözlerini ovuşturdu.
"Sen bana ne anlatacaktın?"
Sonra Harry bahçede gördüğü şeyleri hatırladığı kadarıyla Ron'a anlattı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
By Mistake | Drarry (yarı ASKIDA)
Fiksi Penggemar"Bana bak Potter. Bunu aramızda anlaşmazlık olmasını istediğim için veya art niyetle söylemiyorum. Sen beni bozdun ben de seni? Sadece iyileşene kadar..."
