4. BöLüM "FoBi"

53 10 6
                                    

Multimedyadaki şarkı "Yüksek Sadakat- Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer". ( Açılmayanlar için)

      Helin'e hala inanamıyordum. İki günlük sevgilisi için en yakın arkadaşını, kardeşim dediği kişiyi bırakıyordu vay be! Onun da gerçek yüzünü görmüş olduk.

     Yalınla dünden beri hiç konuşmamıştık. Aramıştı ama telefonu sessize aldığım için duymamıştım aradığını bile az önce görmüştüm. Saatte sabahın altısı olduğundan aramayı düşünmüyordum.

     Sahilde dalga sesleriyle Güneş'in doğuşunu izliyordum. Bütün gece uyuyamamıştım zaten. Bende herkes uyurken buraya gelmiştim. Huzur bulduğum yere...

    Sahilde biraz daha kaldıktan sonra üşüdüğümü hissederek ayaklanmış yurda doğruyu yürümeye başlamıştım. Esen soğuk rüzgarın yüzüme çarpması gerçekten çok güzel bir histi. Biraz daha yürüdükten sonra yanıma koşarak bir köpek geldi. Çok tatlıydı , hemde aşırı. Ben köpeği severken arkadan sahibide geldi. Bilin bakalım sahibi kim çıktı?

- Yine mi sen ?

- Evet yine muhteşem ben.

-Ben muhteşem diye bir kelime kullanmamıştım ama.

- Biliyorum, senin yerine ben söyledim işte.

- Şu ukala konuşmaların bittiyse gidiyorum.

- Son birşey daha.

- Söyle.

- Teşekkür ederim annem kolyeyi çok beğendi. Hatta benim seçtiğimi düşündüğü için bayağı şaşırdı.

-Yok ya önemli değil. Neyse ben gittim Teo.

    Bir şey söylemesine fırsat kalmadan arkamı döndüm ve yürümeye devam ettim. Soğuk rüzgar yüzüme çarparken düşünüyordum. Annem ve babam nerede? Onları bulmak o kadar çok istiyordum ki. Onları görmeden de olsa çok seviyordum ama bir o kadar da nefret ediyordum. Neden beni yetimhaneye verdiklerinin hesabını sormak istiyordum. Anne kokusu nasıl birşey onu duymak istiyordum. Babamla eve geç geldiğim için kavga etmek istiyordum. Şuan bunları yaşayanlar şikayet ediyor ama ben o şikayet ettikleri şeyleri yapmak istiyordum...

     Daha yolu yarılamıştım ki telefonum çaldı. Arayan numaraya uzun uzun baktım  ne yüzle arıyordu ki beni. Açmamakda direttim ama bir türlü susmuyordu ki telefon. En sonunda dayanamayıp açtım. İlk başta sessiz kalsam da soğuk bir sesle konuştum.

-...

- Konuşmayacak mısın Mila?

- Ne var niye arıyorsun ?

- Seni özledim.

- Ya Emre siktir git, uğraşamayacağım seninle!

    Yüzüne kapattım. Yine yaşlar süzülüyordu yanaklarımdan. Ne yüzle arıyorsa artık  beni. Emre... bana ihanet edem sevgilim. Helin'den sonra en çok değer verdiğim Ceren ile...

《《 İki Yıl Önce》》

   Beden dersinde voleybol oynuyorduk. Çok iyi olduğum söylenemez ama işte fena değildim. Ceren içeri gittiği için bir kişi eksik oynuyorduk. Helin de zaten benim gibi oynuyordu. Kısaca en iyi oyuncumuz Ceren'di. Kızlar soyunma odası spor salonunun içindeki bölmedeydi. Çantalarımız falan orada duruyordu, doğal olarak sularımızda.

- Gençler siz devam edin, ben bi su içip geleceğim.

- Tamam.

   Çok susamıştım biran önce gidip suyumu içmek istiyordum. Ve son üç adım kalmıştı. Yürürken canım sıkılınca hep adımlarımı sayardım da.

KUM TANESİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin