Bugün haftasonu olduğu için gerçekten çok mutluydum. Dün Necla Teyze bize geç geldiğimiz için kızmıştı. Böyle kızıyor falan ama iyi kadın Necla teyze. Annemiz gibi bizim. Her ne kadar annenin nasıl bir şey olduğunu bilmesekte...Haftasonu için elbette bir planımız vardı. Ben, Yalın, Cenk, Helin kısaca hep birlikte lunaparka gidecektik. Şuanki hayalim Yalın'ı Roket'e bindirmekti. Umarım bu sadece hayal olarak kalmazdı. Çünkü Yalın böyle şeylerden çok korkardı. Gondola bile binmezdi. Ama bugün ben onu o Roket'e bindireceğim. Kendim bile korkarken bu nasıl olacak hiç bilmiyordum. Helin'le Cenk zaten bizden uzakta olurlardı. Helin pek sevmezdi lunaparkı. O yüzden Cenk sevse bile peşinden sürükleyeceğinden emindim.
Ben beyaz düz T-short , dizleri yırtık siyah pantolon ve kırmızı converselerimi giymiştim. Helin ise her zamanki gibi sırt dekoltesi olan beyaz bir elbise giyinmişti. Eylinier çekip , açık pembe rujumu sürmüştüm. Helin bana göre abartılı , ona göre sıradan bir makyaj yapmıştı. Artık hazırdık , gitmek için.
Yurttan çıktığımızda Cenk ve Yalın bizi kapının hemen önünde bekliyorlardı. Tabikii de ben Yalın'ın arabasına Helin de Cenk'in arabasına binmişti. Arabaya biner binmez en sevdiğim şarkı olan "Manga - Cevapsız Sorular " açtım. Çok seviyodrum ben bu şarkıyı, tabikiide grubuda. Şarkıya eşlik ediyorduk Yalınla. Benim sesim kötüdür ama Yalın'ın muhteşem ötesidir.
- Kaldı geriye cevapsız sorular ...
-Uyandığında onu ilk kim görecek ...
Sonunda gelebilmiştik. Yalın'ı Roket'e bindirmeye kararlıydım. Ama nasıl ikna edeceğim hiç bilmiyordum. Neyse bir yolunu bulup yapacağız artık.
Bağcıklarım çözülmüştü. Bizimkilere gitmelerini söyleyip bağcıklarımı bağlıyordum. Önümdeki kişiyi fark etmeden çarptım.
- Pardon, çok çok çok özür dilerim.
- Önemli değil.
Ayağında siyah converseleri , siyah T-short ve gri eşofmanıyla çok tatlıydı. Gülüşü... Gülüşü muhteşemdi. Farkında olmadan ona uzun süredir hayran hayran bakıyordum sanırım.
- Ne oldu çok mu yakışıklıyım ? Bakmaya doyamadın da iki saattir.
- Ne alakası var ya ? Hem yakışıklı falan değilsin şu tipe bak.
- Neyse ne . Ben Teoman tanıştığıma memnun oldum atarlı güzel.
- Benim ismimi bilmesen de bir şey fark etmez.
- Söyleme ben öğrenirim. Merak etme fındığım.
Göz kırptı.Ve ardından çekip gitti. Bir dakika bir dakika o az önce bana fındığım mı demişti ! Yok yok kesin ben yanlış duymuştum. Hayır ya o bana fındığım demişti. İyi de bana sadece Yalın findığım der. Belkide sadece tesadüftür olamaz mı ?
Bizimkileri bulup yanlarına gittim. Biletleri almışlardı. Ben sinirli bir şekilde yanlarına gittiğimde ilk tepki veren Yalın 'dı çünkü Helin Hanım çok sevdiği sevgilisiyle konuşuyordu.
- Anlat bakalım Fındığım ?
- Yok bir şey Yalın!
- Yok bir şey diyorsan kesin bir şey vardır anlatsana kızım. Bak istediğin her şeyi yaparım anlat hadi.
İşte aklıma o zaman şeytani bir fikir gelmişti. Hayatının en büyük hatasını yaptın Yalın. Şimdiden geçmiş olsun diyorum.
- Her şeyi mi emin misin ? Bak sonra mızmızlanmak yok.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KUM TANESİ
Teen Fiction"Zamanın ellerinin arasından akıp gittiğini hissetmek... Avucunun içinden akıp giden kum taneleri gibi... Telaşlı... Umursamaz.., " Bırakıp gidenler geride kalanları hiç mi hiç düşünmezler." "İyi ki geçiyorsun zaman. Ya acının en derinime işlediği...