Multimedyadaki şarkı "Zeynep Bastık- Fırça" .
Saat gecenin üçü ve ben uyanığım. Çünkü hava o kadar sıcak ki ben bile uyandım. Kış ayındaydık ama sıcak gerçekten dayanılmazdı. Dışarı çıkmam zaten imkansız olduğundan penceremden boş boş dışarıyı seyrediyordum, pek bir şey yok ama. Bende neden herkes gibi mışıl mışıl uyuyamıyorum sanki. Ben uyumuyorsam Yalın da uyumasın o zaman...
Tam tamına beş kez aramıştım ama cevap yoktu. İlk başta kararsız kalsamda sonra Teoman'ı aradım.
İkinci çalıştan sonra açmıştı.
Teoman Mila Telefon Konuşması:
- Kızım sen manyak mısın? Bu saatte arıyorsun beni!
- Sıcaktan uykum kaçtı, sonra uyuyamadım. Ben de ben uyumuyorsam Teo'da uyumasın dedim ve sonuç. Artık sen de uyanıksın.
Aynı anda küçük bir kahkaha attık.
- Of Mila ya. Ben ne güzel uyuyordum. Hain köfte.
- Acıktın galiba sen.
- Aa harbiden acıkmışım. Gideyim bir şeyler hazırlayıp yiyeyim bari.
- Ben de acıktım ama canım istemiyor.
- O zaman aç kalacaksın. Kapatıyorum.
- Hayır. Kapatmasana , kimle konuşayım ben başka.
Mutfağa geçmişti sanırım. Çatal sesleri geliyordu. Bayaa hızlıymış.
- Birşey soracağım. Uyandığında aklına ilk ben mi geldim?
- Hayır tabiikide ukala maymun. Yalın'ı beş kez aradım. Hiçbirine cevap vermedi.
- Hadi ya. Bende beni düşündün sanmıştım.
- Maalesef Teo.
- Ben sana Teo deme bana demedim mi ?
- Dedin ama ben hala söylüyorum Teo.
- Yemek yedikten sonra uykum geldi benim. Uyuyacağım. Ne dersen de kapatıyorum. Son sözün ?
- Of tamam. Ben bütün gece sabah olmasını yalnız beklerim.
Bir şey söylemeden yüzüme kapattı. Ukala maymun işte ne olcak. Kafamı sarı yastığıma gömerek uyumayı denedim. Ama bu sefer müzikle. Of lanet olsun! Uykum gelmiyor.
...
Gözlerimi kulaklığımdan gelen kısık sesli melodiyle açtım. Sanırım bir kaç saatte olsa uyuyabilmiştim. Buda bir şeydir. Gece uyuyamadığım için şuan gerçekten çok uykum vardı. Tüm gün yataktan çıkmasam , uyusam olmaz mı ? Hayır olmaz bugün Yalın'la işimiz vardı. İş derken ailemle ilgili.
Yatağımdan kendimi zar zor çıkarmayı başarabilmiştim. Tuvalete gidip sıra beklemeye başladım. Bu arada Helin benimle küstüğü için kendini başka bir yatakhaneye almalarını istemiş ve gitmişti. Şuan gerçekten onunla karşılaşmak hiç istemiyordum.
Ve korktuğum başıma gelmişti işte. Helin bilerek sırada benim önüme geçmişti, imalı imalı laf çarpıtmıştı. Ben takmamıştım. Ne yaparsa yapsın artık umrumda değildi çünkü...
Dün gece hava çok sıcak değilmiş. Ben ateşlenmişim. Sabah Necla teyze öylesine alnıma dokununca anlamış. Yakında burun akması ve öksürükte olur. Belki kusma bile. Ben grip olduğum zaman çok kötü olurum da.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KUM TANESİ
Novela Juvenil"Zamanın ellerinin arasından akıp gittiğini hissetmek... Avucunun içinden akıp giden kum taneleri gibi... Telaşlı... Umursamaz.., " Bırakıp gidenler geride kalanları hiç mi hiç düşünmezler." "İyi ki geçiyorsun zaman. Ya acının en derinime işlediği...