UYARI:
Şiddet, işkence, fiziksel ve ruhsal travmalar, travma sonrası stress bozukluğu, panik bozukluk, paranoya, anksiyete, depresyon, ilaç bağımlılığı, ölüm, öldürme ve savaş gibi tetikleyici ögeler içerir.
Lütfen kendinizi hassas hissettiğiniz noktalarda kendinize zaman tanıyın, gerekirse okumayı bırakın.
Konuşmak istediğiniz her konuda yazarınızın yorumları, mesaj panosu ve DM'i açıktır.
Hoş geldiniz!
Merhaba! Çok uzun soluklu, uzun yıllara yayılmış bir kitap Moon. Kimsenin gözünü korkutmak istememekle birlikte upuzun bölümleri olan ve bazen çok kafa karıştırıcı gözükebilen bir kitap. Fic demeyi sevmiyorum. Moon benim için gerçek bir kitap ve 23 senelik hayatımda 13 yaşımdan beri hep benimle oldu. Düzenlemeye gitti, senelerce bölüm gelmeyip okurlarını bıktırdığı oldu, bazen insanlara yeter bile dedirtti. Ama hâlâ ve her şeye rağmen burada. Ben onu çok seviyorum. Burada pek çok insan onu çok ama çok sevdi. Umarım yeni gelen ve gelecek olan herkes de onu sever ve özümser. Şimdiden iyi okumalar...
*****
"Ve Ay, sonunda Güneş'e kavuştu."
1
Koşuyordu.
Hermione Granger koşuyordu.
Henüz cisimlenmiş olmasını umursamadan birbirine dolanan bacaklarındaki yorgunluğu bütünüyle görmezden gelerek koşuyordu. Güçlükle hayalinde canlandırıp da bir anda ayaklarını bastığı ormanın güzelliğini bile fark edemeyecek kadar telaşlıydı.
Ya bulunsaydı?
Ya yetişebilselerdi ona?
O zaman ne olacaktı?
Bir söz vermişti. Kendisine ve tanıdığı herkese, dudaklarından dökülmemiş ama gözlerinden süzülmüş bir sözü vardı: Kendisi olacaktı. Varlığını unuttuğu, ancak hâlâ derinlerinde bir yerde saklandığına inandığı o bilmiş, başlarda herkese inanılmaz bunaltıcı gelip de sonrasında herkesçe sevilen o kız olacaktı.
O zaman şimdi burada ne işi vardı?
Böyle bir hatayı nasıl yapmıştı?
Kalp atışlarının ritmi hâlâ çok hızlıyken kendisini durmaya zorlayıp koruma büyülerini fısıldadı boşluğa doğru. Bir işe yaramayacaklarını biliyordu, hiçbir şey fark etmeyecekti işte. Az sonra gökyüzünde belirecek, o zift kadar kara dumanlarının içinde kendisine doğru uçacaklardı.
Yorgun vücuduna çöken o sinsi vazgeçmişliği kovmayı denedi uzunca bir süre. Tehlikenin devam etmesi bir şeyi değiştirmiyordu, hep bir çıkış yolu vardı. Her zaman olmuştu.
Yorulmaya başlamıştı ama bunu düşünemezdi işte. Ölüm yiyenlerin tamamından kurtulamadığının farkındaydı. Bir şeyler bulmak zorundaydı. Yeniden cisimlenemezdi. Bunu anlamak için son zamanlarda iyice hassaslaşmış bünyesini göz önünde bulundurmasına gerek yoktu üstelik. Fazlasıyla bulanan midesi bugün kaçıncı olduğunu saymadığı yeni bir cisimlenmeyi kaldıramayacağını açıkça belli ediyordu. Bir şeyler bulmak zorundaydı, bir ışık yakmak-
Fazlasıyla hasar almış zihnindeki o başıboş cümleler yapacak bir şeyi olmadığını yüzüne savurduğunda kahkaha atmak istedi ama yüzündeki kasların bile mecali yoktu buna.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MOON (Düzenleniyor)
Fanfiction"Ve son olarak Granger, Ay'ın kendi ışığı yoktur sadece Güneş'ten aldığı ışığı yansıtır. Haklıydın ben Ay'ım. Ve sen benim ışığımsın. " Kapak yapımı draconunmeleklerine aittir. Tüm hakları draconunmelekleri hesabına aittir. Ocak/2016 Yayımlanma...
