İmkansız

263 9 5
                                        

~Caroline'ın ağzından~
Gözlerimi açtığımda evdeydik ve Klaus karşımda çok sinirli bir şekilde oturuyordu. Koltukta doğruldum. Yanına gittim ve öpmeye başladım. Bekliyormuşcasına karşılık verdi. Bir süre sonra ayrıldım.
C: Sakinleştin mi?
K: pek sayılmaz belki biraz daha...
C: pislik yapma ya of sakinsin işte
Kol içeri girdi ve bize baktı
Kol: öhöm.. Uyanmışsınız. Güzel. Şimdi bir planım var. Basit bir plan. Kızları kaçırıcaz. Önümüze çıkanı öldürücez.
Homurdandık ve kalktık.
C: Kol unut bunu. Anlıyorum aşıkmışsın ki bunu hazmetmesi çok zor ama bunu onu kaçırarak halledemezsin.
Kol hızla evi terk etti.
~1 saat sonra~3. Kişi ağzından~
Kol başıboş ve sinirli bir şekilde dolaşıyordu. Siniri Caroline'a değildi onun haklı olmasına ve içten içe bunu biliyor olmasınaydı. Ara sokaklardan birine girdi. Şu an tek istediği beslenmekti. Kurbanının son damlasına kadar içip onu kurutmak. Birini seçmişti. Duvara yapıştırdı ve boynuna yöneldi. Çelimsiz kadının cesedi yere yığılmıştı. Kol ise sokağı terk ediyordu. Bilmediği tek bir şey vardı o da takip edilmesiydi.
Flashback
Marie Jeanne'nin can çekişen bedeni yerde yatıyordu. Klaus Kol'u hançerlemiş ve Kol'un geçici cesediyle çekip gitmişti. Yaklaşık 10 dakika sonra kapıda bir adam silüeti belirmişti. Yaşlı bir adam. Kıza elinde bir şişe ile yaklaştı. Genç kızın yanına çöktü. Şişenin kapağını açtı ve kıza içirdi. Kız bir kaç dakika içinde tamamen iyileşmişti. Marie doğruldu. Adam ise bu bir görevmiş ve şimdide tamamlanmış gibi çekip gidiyordu. Taki kız durdurup kim olduğunu sorana kadar. Adam kafasını yavaşça çevirip
X: Ben Gerard. Adımı bilmen yeterli.
Marie Jeanne hiçbir şey olmamış gibi arkasını döndü düşünceli bir şekilde. Biraz düşündü. Ardından aklına gelen şeyle arkasını tekrar döndü ama çok geçti. Gerard gitmişti. İş işten geçmişti. Peki içtiği şey neydi? Dönüşmeye en çok korktuğu şey olabilir miydi? Camdan içeri bir ok fırladı ve Marie Jeanne bu sefer ölmüştü vücudunda vampir kanıyla.
Now
Kol sokağın sonuna gelmişti. Tam sola dönecekken biri onu kendisine doğru çekti ve öpmeye başladı. Kol bu narin dudakları hatırlıyordu. Ayrıldıklarında Kol şaşkındı ve bunu gizleyemedi. Karşısındaki yüzü tanıyordu. Onunla yaşadıkları tek gecelik herkesle yaşadığı gibi değildi o farklıydı. Kol'un karşısındaki kişi yavaş yavaş kapüşonunu çıkardı. Saçları mükemmel bir kıvırcıklığa sahipti. Marie Jeanne nın görsel ikizi olmasına rağmen yarattığı gizem onu daha güzel kılmıştı ama Kol farklı bir şey düşünüyordu. Hala içinde olduğu şaşkınlıktan kurtulup fısıldadı. Fısıldadığı şey ise karşısındaki kişinin adından başka bir şey değildi ancak sorar bir ifadeyle sormuştu.
K: Allison?

***

K: Bu bir şaka değil mi? Sensin Allison
Tokadı yemesiyle kendine gelmişti.
"Allison kim ulen. Beni öldürdün beni beni Marie'ni"
(Şaka şaka takmayın yazar saçmaladı. Son cümleyi saymayın sadece aklıma şey geldi onun yerine beni öldürdün beni beni bihterini) :)) gerçekliğe dönüyorum
"Kol. Benim Marie Jeanne ölmedim. Sana geldim." Kol hayatındaki tek aşkının öldüğünü sanıyordu. Ama akşamın birinde gelip ona ölmedim diyordu. Bu gerçek olabilir miydi? Ama Klaus o...öldürmüştü. Onu görmüştü. Yerde can çekişen bedenini. Zaten son gördüğü şey de o olmuştu. Marie Jeanne'i çekiştirerek eve götürmüştü. Hemen umutlanmak istemiyordu. Bu sırada Klaus'a bir telefon gelmişti. Stefan'dan. Annesinin öldüğünü ardından da bedenini yaktıklarını. Avcıyla ise ilgilendiklerini bir zayıf yönünü bulduklarını söylemişti. Bu iyi haberdi.
~Caroline'ın ağzından~
Esther ölmüştü. Klaus'un telefonu kapatmasından bir kaç dakika sonra Kol içeri geldi ama yanlız değildi. Allison'u çekiştiriyordu.
C: Kol sana onları kaçırmayacağımızı söylemiştik.
Kol: Caroli...
C: Hayır eline ne geçti?
Kol: Caroline...
C: Klaus bir şey söylesene. Allison'u kaçırmış ki saçı tuhaf bir şekilde daha kıvırcık.
Kol: Caroline o Allison değil.
Kol'un bir anda bağırmasıyla şoka girmiştim. Allison değil mi? Marie Jeanne? O ölmemiş miydi?
C: Ö... Ölü olması gereken şahıs mı?
K:Evet görünen o ki öldürdüğüm şahıs.
Kol: Evet... O Marie Jeanne(bir an Marie Jeanne'e döndü ve) Gerçekten sen nasıl dirildin?
M: Siz gittikten sonra adının Gerard olduğunu bildiğim bir adam bana vampir kanı verdi. Kendisi gittikten sonra cam kırıldı ve bir ok saplandı ve öldüm. Gerisini biliyosunuz işte. Yüzyıllardır bir orada bir buradayım.
Kol: Gerard daha önce duymamıştım.
M: Bende bir daha görmedim zaten.
Klaus bir anda Marie Jeanne'nin boynunu kırdı ve bodrum katındaki mahzen gibi yere götürdü.
C: Klauss...
Biraz çemkirdim ama neden kızın boynunu kırmıştı.
K: Allison'u almalıyız. Hemen.
Kol: Gidelim o zaman. Nerede olduklarını biliyo musunuz? Bende öyle düşünmüştüm.
Dedi bizim surat ifademizden anladığı kadarıyla.
C: Yer bulma büyüsü yaptırabiliriz. Marie Jeanne den bir saç teli yeterli olacaktır.
~30 dk sonra~
Büyüyü yapmış ve büyük bir otelin önüne gelmiştik. Resepsiyona ilerledik. Klaus resepsiyondaki kadını etkisi altına alıp Allison'un odasını sordu. Ama kayıt yoktu. Aklıma Allison'un arkadaşı Lydia geldi. Eğer Lydia'nın adına kayıtlı değilse tüm plan suya düşerdi. Resepsiyondaki kadına
C: Lydia diye bir kızın adına kayıt var mı?
Diye sordum. Kadın başını salladı ve
X: 8. Katta 1422 numaralı oda.
Kata çıktık ve odaya doğru ilerledik. Kapının önüne geldiğimizde kadının verdiği kartla içeri girdik. Klaus sessiz olmamızı söyledi. Odada bir kız vardı. Lydia. Klaus eliyle Lydia'nın ağzını kapattı ve
K: Şimdi elimi yavaşça çekicem. Sana zarar vermiycez. Bizi mecbur etmedikçe.
Klaus elini çektiği an Kydia çığlığı bastı. Çok sinir bozucu bir sesti. Birileri duymuş olacak ki Lydia'nın adını bağırdı ve hızla biri elinde beyzbol sopasıyla odaya daldı. Kol'a rakip çıktı. İnsan olduğu her halinden belliydi. 2 köken ve bir vampire karşı bir insan mı?
Gerçi burda bizim olduğumuzu bilmiyordu. Acaba Lydia'nın bahsettiği erkek arkadaşı o muydu? Ardından kapıdan içeri Allison girdi. Kol'la bakıştılar ve Allison Lydia'nın yanına geçti.
A: Kol sana bir şey söylediğimi hatırlıyorum. Neden geldiniz?
Kol: Allison bizimle gelmen lazım yolda açıklarız.
Dedi ve kızı çekiştirmeye başladı. Allison ise kolunu kurtarıp yerinde durdu.
A: Hayır. Bir açıklama istiyorum. Yoksa şurdan şuraya gitmem.
Kol tam söze başlayacaklen ondan önce davrandım.
C: Marie Jeanne şu an bizim evin mahzeninde ve korktuğumuz bir şey var. O da ...

Üzgünüüüümmm çok kötü bir yerde bıraktım farkındayım ama zaten yazamıyorum o yüzden bunla bir süre idare etmeniz gerekecek.
Yine de yazmaya çalışıcam iyi okumalar umarım beğenirsiniz.
Bye

 Bye

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Nereye kadarHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin