-Caroline'ın ağzından-
Marie Jeanne ın görsel ikizi Allison'un yanındaki arkadaşı Allison'a ''gitmeliyiz'' demişti.
A: Hayır onu tanıdığımı sanıyorum.
Ama yanındaki kız:
''Allison biri daha geliyor. Gitmeliyiz.''
A: Lydia daha gitmiyoruz.
Adının Lydia olduğunu öğrendiğim kız
L: Allison senin için daha tehlikeli biri geliyor. Gitmeliyiz.
Sokağın önünde bir araba daha durdu. Lydia haklıydı ama nasıl anlamıştı? Arabadan Kol inmişti. Ardından beynimi dolduran o tiz ses. Damarlarım patlıyor gibi hissediyordum ama daha çok çığlık gibiydi. Klaus'a baktım. Kulağı kanıyordu. Lydia'nın çığlığı bitince
A: Tamam belki de gitmeliyiz.
İkiside yavaştan koşmaya başladı. İşte şimdi vampir hızımı kullanma vaktiydi. 3...2...1... Anında kızların önünde bitmiştim.
C: Nereye gittiğinizi sanıyorsunuz? Daha konuşmamız bitmemişti.
L: Konuşmaya başlamamıştık bile.
Önlerinden çekilmiştim ancak Kol onların önünde bitmişti. Kol Allison'un yüzünü elleri arasına aldı ve yaklaşıp görsel ikizin adını fısıldadı. ''Marie Jeanne'' Biraz daha yaklaştı Allison'a. Tam öpecekken Allison onu ittirdi ve
A: Seni tanımıyorum ama bu şehirde bulunduğum her dakika farklı şeyler hissediyorum. Ve sen şu an seni.. (iç çekerek)Yıllardır seninmişim gibi hissediyorum.
Kol: O zaman benimmişim gibi davran.
Biraz daha yaklaştı ve dudaklarına yapıştı. Klaus, ben ve Lydia ise şaşkınlıkla izliyorduk. Allison ise karşılık vermeye başlamıştı. Ben birkaç kez öksürdüm. Klaus fark etmiş olacak ki
K: Çok istiyorsanız bir oda tutun.
Bir birlerinden ayrılmışlardı ve gülümsüyorlardı. Bu sefer öksüren Lydia olmuştu ve konuşmaya başlamıştı.
L: Allison gitmemiz lazım hemen ayrıca sana birini hatırlatırım.
A: Haklısın gitmeliyiz. Bizi otelde bekliyorlar.
K: Hiçbir yere gitmiyorsunuz. Sizi bizim evimizde konuk edeceğiz.
Allison ve Lydia kısa bir anlığına birbirlerine baktılar ve var güçleriyle arkalarına dönüp koşmaya başladılar. Ko önlerine geçerek
K: Abiminde söylediği gibi sizi konuk edeceğiz, hayatım (darling)
L: Hayır, biz normal insanlar gibi kendi otelimizde erkek arkadaşlarımızla kalacağız ki onlarla neredeyse 35 dakika önce buluşmamız lazımdı.
deyip Allison'u kolundan çekti. Hepimiz şaşkınlıkla onların sokakta ilerleyişlerini izledik. Ardından Klaus bağırdı:
K: Bir Banshee
Lydia bir anda durdu ve yavaşça arkasını döndü.
K: Yıllardır bir tane görmemiştim. Şu ana kadar seni öldürmediğim için şanslısın. Beş saniye içinde kafanı uçurmamı istemiyorsan sözümüzü dinleyin ve bizimle gelin.
Klaus'un bu tehditlerini uzun zamandır duymamıştım. Ona döndüm ve
C: Banshee ne?
L: Banshee, ölüm perisi demek. Çığlığıyla ünlüdür. Hatta çığlığıyla öldürür.(Klaus'a dönerek) Sanırım kulağın bu yüzden kanadı. Diğerlerinden daha önde duruyordun ve bu seni etkiledi.
Yavaş yavaş bize yaklaşmaya başladılar. Çok çabuk ikna olmuşlardı. Arkamızı döndük. Şoför olmadığı için eve yürüyecektik. Daha içkimi bile içememiştim. Bir anda içim geçti ve son hissettiğim boynumun kırılıp bedenimin yere düşmesiydi. Son gördüğüm ise Klaus'un da yerde olmasıydı.
- 3. kişi ağzından-
Allison ve Lydia, Klaus ve Caroline'ın boynunu kırdıktan sonra Kol şaşkınca Allison'a bakıyordu.
Kol: Benim niye boynumu kırmadın?
A: Bir tehdit oluşturacağını düşünmedim.
Allison ve Lydia usulca uzaklaşırken Kol Allison'a
Kol: Eğer benimmiş gibi hissediyorsan gitme.
A: Eğer senin olduğumu hissedip böyle düşünüyorsan gitmeme izin verir, takip etmezsin.
demesiyle Allison ve Lydia gözden kayboldu.
---------
Merhaba işte yeni bir bölüm. Umarım seversizin ancak haftaya bölümler 2 günde yada 3 günde bir gelebilir. ve büyük ihtimalle hafta sonu yazamam... Pzt yeni bölüm :D
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Nereye kadar
FanfictionKlaroline hikayesi... Annesini kaybetmiş Caroline bir gece rüyasında onu görmesiyle her şeyi değiştirir. Peki değişecekler sadece olaylar mıdır ? Yoksa duyguları da mı değişmiştir.
