DY 4

46 7 0
                                    

Seninle konuşmayı hiç kesmedik her gün konuşuyorduk . Bi gün iki yabancı gibi olacağımız aklıma gelmezdi . Bi gün korktuğum başıma geldi . Bana iki hafta boyunca yazmadın . O iki hafta çok uzun bi süreymiş gibi geldi ve ben seni özlediğimi farkettim. Neyseki iki hafta sonunda mesaj attın ve kaldığımız yerden devam ettik. Ben sana o iki hafta içinde neden yazmadığını bile sormadım. Çünkü şu an konuşuyorduk ve ben ihtimalleri düşünmek bile istemiyordum. Sadece bi gün ikimizin biz olacağını düşünüyodum. Sanırım bunu çok istedim . O yüzden olmadı .

Bir ceviz ağacının gölgesinde uyumak gibiydi seni sevmek . Ve ben rüyadan uyanmak istemedim . Sahiden rüya gibiydi yaşanılanlar . Herşey çok hızlı gelişti . Ne olduğunu anlayamadan . Neden böylesine sevdim seni bilmiyorum . Ama hiç pişman değilim , çünkü aşkı öğrettin bana. Sevmeyi öğrettin . Sana her baktığımda güldüğün zaman kısılan gözlerin ve yanaklarında beliren gamzeler öğretti.

Seni sen olduğun için seviyorum . Peki sen beni seviyormusun ? Bilmiyorum . Şu sıralar tek bildiğim hiç bişey bilmediğim . Senin gülüşün içimi ısıtıyordu. Dünyayı unutuyordum. Seninle huzur buluyordum . Kaybedecek bişeyim yoktu. Sen hariç...

Seni kaybettiğimi düşündüğümde, kendimi çıkmaz bi sokakta hissediyordum . Ama gitmezsin diye kendimi avutuyordum hep . Hepimiz insanız işin kötü kısmını düşünmek istemeyiz. Bende öyle yaptım. Hergün uyumadan önce hayal kurdum. Ve bu hayallere kendimi inandırdım. Gün geçtikçe platonikliğe doğru gitti.

Ama artık geriye dönemezdim, hislerimin önüne de geçemezdim . Yolumu kaybetmiştim. Seni sevmekten başka çarem yoktu. Seninle olduğum zaman huzur buluyordum , ve alışmıştım.

Not : İlk hikayem, ve yazmaya daha yeni başladım. Umarım okurken keyif alırsınız. 😊

Güneş IşığımHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin