Sam’in arkasından Lea “Tabii ki! İçeri girin!” diyince Veronica’nın elini sıktım.
Sam kapının önünden çekilip mutsuz bir halde bizi içeri alınca ona kaşlarımı çatmıştım.
Veronica’nın eve gelmesinde ne sorun vardı ki?
Oturma odasına geçtiğimizde Veronica’yı sağ tarafıma oturttum. Çok geçmeden Sam de soluma gelmiş, Lea önümüzdeki koltuğa yayılmıştı.
“Ee,”
“Burası her zaman bu kadar sessiz mi olur?” Lea, bana gülümseyince ben de gülümsedim. En azından hava yumuşamaya başlamıştı.
Sam ayağını yere vurmaktan vazgeçip“Ben yemekleri getiriyim, Lea, bana yardım etmek ister misin?” diyerek onu kolundan tutup içeri götürdü.
Odadan çıktıklarında Veronica hemen bana dönüp “Kyle…” diyince onu susturdum.
“Veronica, sana bir şey yapmayacaklar. Sadece şaşırdılar. Hepsi bu.”
“Biliyorum, ben ama…”
“Yemekler hazır!” Lea, Veronica için hazırladığı tabağı, Sam de benimkini verdi.
Ev yapımı turta, biraz makarna…
“Sam?” Yemekleri olabildiğince ağzımda öğütüp ona dönünce gülümsedi..
“Parti hakkında. Neler yapmamız gerekiyor?”
Sam elini saçlarının arasına atarak düşünmeye başladıysa bile Lea öne atıldı.
“Davetiyeler, ve mesajlar, hepsi yollandı. Ha bir de yemek komitesiyle konuşmamız gerekiyor. Bu akşamdan ayarlarsak bir sonraki gün için her şey daha kolay olur. Sonrasında bahçe ve…”
“Bence bu kadarı yeterli Lea. Şuan yapılması gereken ilk şey bahçeyi temizlemek ve dekoru oluşturmak.”
Hmm. Bunu Veronica ile halledebilirdik.
“Tamam o zaman. Hemen başlayalım. Veronica?” Elimi ona uzatınca Sam kolumu tuttu.
“Bence onun bunu yapmak istediğinden emin değilim.” Dedi.
Veronica da tedirgin olmuştu. Ama beni kırmayıp uzattığım elimi tutup ayağa kalktı.
Lea olayı hemen devralıp “Hey, istersen benimle mesajları göndermemde yardımcı olabilirsin?” diyince ikimizde iç geçirdik.
“Bunu yapabilirim.” Diyerek yanağıma bir öpücük kondurup Lea’nin yanına oturdu.
“Tamam. Sam hadi gidelim.” Burada ters olan bir şey vardı. Sam niye bu kadar vurdumduymaz olmuştu. Ve hala kolumu tutuyordu. Tabağımı elimden alıp masaya koyduktan sonra bu sefer elimi tutup beni dışarı çıkarttı.
“Sapanlar garajda olacak. Ben bir koşu gidip alıyım.”
Sam dediği gibi garaja gidince ben de çevremi incelemeye başladım.
Gerçekten büyük bir evleri ve bahçeleri vardı. Beatrice’in ki kadar olmasa da. Ama bir parti vermek istense kesinlikle yetecek kapasitedeydi.
Sam’in gelmesi uzun sürmemişti. Ellerinde bahçıvan eldivenleri ve adını dahi bilmediğim bir sürü araçla birlikte geldi.
“Onlardan bir tanesi çim biçme aracı mı?”
“Ne sandın! Tam gaz senin kullanmanı bekliyor.” Diyerek bana itince kahkaha attım.
Sam de yadırgamadan gülümseyince “Ne oldu?” diye sordu.
“Hiçbir şey. Ben, eskiden babamın yanında yaşarken bunlardan çok kullanırdım. Aslında çok, babanın iş yerinde bahçeyi biçmek isteyen Kyle’ın yanlışlıkla Bayan Fitz’in elbisesini içine çekmesiyle sonuçlanınca, elime sürmemiştim.” Diyince Sam de olayı idrak etmiş gülmekten çok kahkaha atmaya başlamıştı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
I'm Bad!
Romance"Dünya merdivenin en üst basamağındakilere hayrandır." derler. Kyle, sevdiği kişi için hayatını değiştirecek midir? Yoksa kendisi gibi olanlarla birlikte Doğu yakasında mi takilacaktır?