Mesaj(Burçak)

24 4 4
                                        

         Arkadaşlar yeni bir bölümle karşınızdayım.Lütfen vote ve yorumlarınızı atmayı unutmayın.Biliyorum hikayem biraz sıkıcı gidiyor ancak inşallah diğer bölümlerde daha eglenceli olacak.İyi okumalar.

       Murat'ın ne yaptığı konusunda hicbir fikrim yok ancak ona çok kırıldım.Bana arkasını dönüp gitmek de ne demek ,ona soracağım bunun hesabını.
       Onun birkaç sokak sonra dönüp görünmez olduğunu görünce ,çantamdan anahtarımı çıkarıp kapının kilit yerine sokup çevirdim ve içeri geçtim. Annem kapının sesini duyunca mutfak tezgahından kafasını kaldırdı.
"Sen mi geldin güzel kızım?"
Yok annecim yoldayım daha, diyecektim ancak gülmek için pek iyi hissettiğim söylenemez.Annem durgunluğumu fark etmiş olmalı ki yanıma gelip elinin tersi ile alnıma dokundu.
"İyi misin kızım?Niye durgunsun bakayım ,anlatmak ister misin? İlk günün çok mu kötü geçti?..,"Annem sorularını sıralarken bende içime derin bir nefes aldım.
" Ah,hayır annem ya.Küçükken bir arkadaşım vardı hatırlıyor musun?Murat." dedim .O da biraz düşününce;
"Aaa,evet hatırlıyorum onca okula gittin de bir tek onunla çok samimiydin .Evet evet hatırlıyorum onu ben. Eee de,,ne olmuş ona?"
"Ha işte o benimle aynı üniversiteye gidiyor.Onunla konuşmuştuk bugün ve tartıştık." Annem şaşkın şaşkın bana bakarak;
"Ne?İlk günden tartıştınz mı? Neyse boşver de sen acıktın mı?Bugün senin için en sevdiğin peynirli makarnadan yaptım yanına da salata,yeriz beraber."
"Tamam annecim  üzerimi değiştirip geliyorum hemen." Annemin yanağına küçük bir öpücük kondurduktan sonra odama çıktım.Çantamı çalışma masasının üzerine bıraktım.Üzerimdekileri çıkarıp duş aldım ve dolabıma  doğru gittim.Üzerime giymek için geniş yeşil tişörtümü ve kısa beyaz bir şortumu aldım.Vücudumu kuruladıktan sonra onları üzerime geçirdim.
      Tam odamdan çıkacakken telefonumun mesaj sesi ile çantama uzandım. Telefonu çıkarıp gelen mesaja baktım.Aslında bana pek mesaj gelmezdi ,ben genellikle annemi arardım geç kalacağımı söylemek için yada o beni arardı nerede kaldım diye.
       Mesajın geldiği numarada isim yoktu..Rehberimde sadece annemin ve okul müdürünün numarası varken ne diyebilirim ki. Sen nasıl bir kızsın böyle? Diyebilirsiniz,size hak veriyorum.Benim annem gibi bir anneniz olsaydı bir,o zaman görürdünüz.
      Bana gelen mesajda;
"Merhaba küçük cadı.Umarım yakında tanışırız :-* " diyordu.
Kim bu sapık ya?Gelen mesajı ve numarayı silip telefonumu çantama attım.
"Kızım hadi gelmiyor musun ?Makarnan soğuyacak."
Annemin çağırmasıyla mutfağa gittim çünkü kimse makarnasını soğuk yemek istemez. Yani ben öyleyim şahsen, sizi bilmem.
        Masada annemin karşısına geçtim ve makarnalarıma gömüldüm.
Bu kadar acıktığımı hiç fark etmemiştim doğrusu.Yemeklerimizi yedikten sonra sofrayı kaldırmada anneme yardım ettim.Beraber bulaşıkları da yıkadıktan sonra anneme iyi geceler diyerek odama gittim .Gerçi her gece yanıma gelip bana iyi geceler diyor ama yinede karşılık veriyor .Gerçi o benim hala uyuduğumu zannediyor ama olsun.Ne kadar gerçi dedim ben bu gün yahu .
         Odama geldiğimde aklım yine mesaja gitti. Arada bir böyle mesajlar geliyor ancak bu mesajda beni rahatsız eden bir şeyin olduğunu hissettim. Aman,öf,neyse ya ,düşünceler, gidin başımdan ya.Rahat bırakın beni uyumam lazım.Dedikten sonra kendimi yatagımın üzerine attım.Bu yatak benim gizli sevgilim.Sakın annemle söylemeyin ha.
       Uyumuştum ki yine telefonuma gelen mesaj sesi ile irkildim. Yataktan kalkıp çantamın yanına gittim. Telefonu çıkarıp mesajları açtım.
Mesajın yine gizli numaradan geldiğini görünce biraz tedirgin oldum. Mesajda;
"Neden cevap yazmıyorsun benim güzel cadım.  :-* :-* :-* :-* " yazıyordu.Neden mi mesaj yazmıyorum? Seni tanımadığım için olabilir mi? Evet bence olabilir ,sence? Allahım sen bu sevgili kullarına akıl dağıtırken bu (Mesajı yazan sapık) sevgili kulun SMS sırasında mıydı Ya Rabbim? Aaah ah nelerle uğraşıyorum ben.
      O sırada odamın kapısının açılması ile elimdeki telefonu yere düşürdüm.Gelenin annem olduğunu görünce başparmağımı üst dislerimin üstüne geçirerek damağımı çektim.
"Anne sen miydin ya?Nasıl korktum biliyor musun sen?"
"Aman kızım ne bileyim senin ayakta olduğunu.Ben geldiğimde her zaman uyuyor olurdun.Bu arada niye ayaktasın  bakayım sen?Yarın okul var gir hadi yatağına bakayım." o bunları söylerken bende mesajları söyleyip söylememek arasında mekik dokudum.Ve tabiki de mekik dokuma yarışmasında birinci olan  söylememeyi seçtim.
"Telefonumun alarmını kontrol etmiştim annecim,simdi yatıyorum ben zaten." yatağa girdikten sonra telefonumu sehpanın üzerine koydum .
Annem yanıma gelip yanağımı öptükten sonra iyi geceler dileyip odadan çıktı.Ben de kendimi uykunun kaslı kollarına verdim.
        Sabah telefonunun sesi ile karanlıktan aydınlığa açtım gözlerimi.
Hoşçakal sevgili yatağım ,muck diyerek yatağıma bir öpücük attım .
Telefonumun hala çaldığını anlayınca melodinin farklı olduğunu kavradım.Yatakta oturur pozisyona geçerek telefonu elime aldım yine tanımadığım bir numaranın beni aradığını gördüm.Acaba dün bana mesaj atan kişi olabilir mi?Ama onda numara yoktu. Biliyoruz ünlüyüz kardeşim ama bir insan alarmını çalmasına beş dakika kala rahatsız edilirmi anlamadım ki.
       Telefonu açıp açmamakta kararsızlïğım sürerken merakım öne geçti ve telefonu açtım,
"Alo."
"Alo,Burçak ben Murat."
"Murat?" diyerek adını tekrar ettim.
"Evet tanımadan mı? Bu saatte aradığım için üzgünüm. Şey dün için özür dilicektim. Ve ,eeee,kahvaltıyı dışarıda yaparız diye düşünmüştüm."
O kişinin Murat olduğunu duyunca rahatladım ancak ben ona telefon numaramı vermemiştim.Peki nereden buldu numaramı?
"Telefon numaramı nereden buldun?" diyerek sorumu dile getirdim.
"Şey,ben müdürden almıştım numaranı." dedi. Okula gidince sanırım müdürü bulmam gerek. Nasıl ya,bir öğrencinin numarası başkasına verilirmi?
Ben bunları düşünürken Murat sorusunu tekrar etti,"Tamam biraz bekle üzerini değiştirip geliyorum." dedikten sonra telefonu kapattım.
       Banyoya gidip elimi yüzümü yıkadım. Odama geri dönüp dolabıma gittim.İçinden siyah dar paça bir pantolon ve beyaz gömleğimi çıkardım.
Üzerimdeki pijamalarımı da çıkardıktan sonra gömlek ve pantolonumu üzerime geçirdim.Çantamı da alıp odadan çıktım.
       Aşağıya indiğimde annemin uyanmış olduğunu ve kahvesini yudumladığını gördüm.Arkası bana dönük olunca beni fark etmedi.Ben de arkasından giderek boynuna sarıldım.
"Aaa,uyndın mı sen güzelim?"
"Evet kraliçem uyandım. Sen de uyanmışsın bakıyorum."
"Erken kalkmışsın?"
"Evet,Murat gelmiş dün için özür diledi ve kahvaltıya davet etti. Onunla gideceğim tamamı sultanım?"
"İyi hadi bakalım." yanağına öpücük kondurduktan sonra aşağıya indim.
Murat beni görünce günaydın dedi ben de karşılık verdim.
"Nereye gidiyoruz?"
"Bir sokak ileride yeni bir kafe açılmış oraya gidiyoruz."
"İyi"dedim ve yürümeye başladık.Birkaç dakika sonra,
" Şey dün öyle gittiğim için üzgünüm yani anlatabilecegim birşey olsa gerçekten anlatırdım inan bana."
"Tamam tamam affetti seni." elini ensesinde dolaştirdiktan sonra indirdi. Sürekli bir şey diyecek gibi bana dönüyor ancak vazgeçip önüne bakıyor. Ben de dayanamayıp,
"Murat,birşey mi soylemek istiyorsun?"
"Ondan uzak duracak mısın?" şah,yine başlıyoruz.
"Ona ne dememi bekliyorsun?"
"Benden uzak dur diyebilirsin,sen diyince senden uzak duracaktır inan bana. Yoksa başına kotu bir şey gelebilir." Aynı şeyleri konuşmaktan artık sıkıldım. Benden başka sıkılan var mı acaba?
"Tamam,uzak durmaya çalışırım. Oldu mu?" diyerek ona baktım. O da gülerek ,
"Oldu ." dedi. Ben de güldüm. Kafeye geldiğimizde bizden hariç birkaç kişi daha vardı.
"Gel buraya oturalım." diyerek boş bir masaya beni yönlendirdi. Oturduktan sonra garsonu çağırdı. İki kahvaltı tabağı sipariş ettikten sonra bana döndü.
"Ben sana sormadan sipariş verdim ama..."
"Önemli değil ,ben de aynısını sipariş edecektim zaten." diyerek onu rahatlattım.
         Garson bizim kahvaltı tabaklarını getirince yemeye başladık. O sırada yan tarafimda bir hareketlenme fark ettim.O tarafa baktığımızda da gelenin Ceren olduğunu gördüm.
"Selam arkadaşlar."Murat Ceren'in farkedince homurdandı ama ne dediğini anlamadım.
" Selam. " dedim.
"Siz de mi burada kahvaltı yapıyorsunuz?"
"Evet,az önce gelmiştik.Kahvaltı yapmadıysan beraber yapalım mı?"
   Murat bana onunla konuşmayacaktın hani der gibi bir bakış attı. Ne yapayım yani ya canım ,arkadaşım seninle konuşmamı istemiyor çünkü senin çok kötü biri olduğunu düşünüyor.O yüzden ikile bebeğim hadi mi
diyeyim?Ben de Murat'a ne bakışı attıktan sonra kafasını tabağına çevirdi ve zeytinlerle oynamaya başladı.Ceren konuşunca ona döndüm.
"Hayır ya ben yemiyeceğim. Sizi burada görünce merhaba demek istemiştim neyse ben sizi rahatsız etmeyeyim. Görüşürüz canım." dedi ve Murat'a küçük bir bakış atıp gitti.
      Ceren gittikten sonra,
"Hani konuşmayacaktın onunla?"
"Kıza ne dememi bekliyorsun?" diyerek sorusuna soru ile karşılık verdim.
Kahvaltımız bitene kadar ve okula gidene kadar hiç konuşmadık.
        Sınıfa yürüdüğümüz sırada Ceren'in de kapıda olduğunu gördüm.
Murat bileğimi tutarak benim önüme geçerek beni arkasında bıraktı.
"Yeter artık Ceren ,sana Burçak' tan uzak dur demiştim."
"Murat sen ne diyorsun?" şaşkınlıkla kulağına fısıldarken .Nasıl böyle konuşabilir.
"Efendim" dedi Ceren .O nunda benim kadar şaşkın olduğunu gördüm. Ardından  Murat devam etti,
"Ne dediğimi sen çok iyi anladın Ceren,anlaşmamış gibi yapma."
       Okuldaki öğrencilerin bizi izlediğini fark ettim. Ceren Murat'ın bu sert konuşmalarının karşısında suskunluğunu koruyordu ancak gozlerinin yaşardığını gördüm. Arkasını dönüp hızla bizden uzaklaşmaya başladı.
Murat'ın ağzından bir küfür savunduğunu duydum. Ve ona dönerek;
"Sen ne yaptığını zannediyorsun?. Bundan sonra benimle konuşmanı istemiyorum sen çok değişmişsin Murat." dedim ve Ceren'in arkasından koşmaya başladım .
"Burçak dur gitme...!"
"Sakın arkamdan geleyim deme."
"BURÇAK..." diye arkamdan bağırsa da onu duymazdan geldim.
        Ceren'i lavaboya girerken yakaladım.İçeriye girdiğimde o çoktan aynanın karşısına geçmiş ağlıyordu. Fısıltı ile;
"Ceren çok üzgünüm,eee,şey,ne diyeceğini bilmiyorum inan bana.Murat'ın neden böyle davrandığı hakkında en ufak bir fikrim yok ,anlat diyorum anlatıyor da. Onun adına gerçekten çok özür dilerim."
       Ceren burnunu çektikten sonra,
"Önemli değil .Ama çok kırıldım.Kimse benimle arkadaş olmak istemiyor.
Ne yapacağımı bilmiyorum." Şimdi hıçkırarak ağlıyordu. Çantamdan bir peçete çıkardım ve ona uzattım. O konuşmaya devam ediyordu,
"Eğer ,eğer istersen senden de uzak dururum."
Yarı,ben boyle birşey istemiyorum. " diyerek onu kendime çektim ve sarıldım.
" Şşşş, tamam ,tamam ,canım. Hadi toparlan da ders başlamadan
gidelim."
"Sen git ben birazdan geliyorum. "
"Ama,..."
"Lütfen,biraz yalnız kalmalıyım."
" Hmm,peki o zaman ,görüşürüz. "
       Kavanozdan çıktığımda Murat'ın koridorda beklediğini gördüm. Yüzüne sinirli bir bakış attıktan sonra hiç birşey demeden ondan uzaklaştım ancak o beni kolundan tutup kendine çekti;
" Dur lütfen. Osana yalan söy... " sözünü bitirmesine izin vermeden;
" Sen dur artık .Diyeceklerini duymak istemiyorum. Ya bana ne olduğunu adan gibi anlatırsın ya da sen benden uzak dur.!!!"
"Sana bunları nasıl anlatabilirim bilmiyorum.Sen boşver derse gidelim mi?"
"Ceren de yanıma oturacak."
"NE?" diye bağırınca ,
"Evet eğer konuşmak istemezsen seni anlarım ve bu konu burada kapanmıştır."
"Ama..." dediklerini dinlemeden ondan hızlıca uzaklaştım.

Tehlikeli AşkHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin