Jack siren sesleri duydu. Parkın karşısındaki evin önüne ambulans park etmişti. "Kesin bunağın teki kalp krizinden ölmüştür."diye söylendi. Ama yine de içindeki merakı bastıramadı. Sonuçta buralarda her gün biri ölmüyordu veya ağır yaralanmıyordu. Oturduğu banktan kalkıp hızlı adımlarla ambulansa ilerledi. İki dakika sonra ise oradaydı. Bir kız kriz geçiriyor, kendini yere atıyordu. Bas bas bağırıyordu. Jack başının ağrımaya başladığını hissetti. Çok gürültü vardı. Apartmanın kapısında sedye gözükünce dikkatlice oraya baktı. Sedyeden sarı saçlar sallanıyordu. Jack biraz daha yakınlaştı net görebilmek için. Yüzü tanıdık gelince başının döndüğünü hissetti. Nefes alamıyordu. Ne olmuş olabilirdi ki? İntihar mı etmişti yoksa hastalığı mı vardı? Hızlıca görevlilerin olduğu yere gitti.
"Bu...bu ambulans hangi hastaneye gidiyor?"dedi ve elini gergince saçından geçirdi. Adam cevap vermekte tereddüt etti. Jack adama onun en yakın arkadaşı olduğunu söylerken bir el kalbini sıkıyordu. Adam biraz düşündü ve hastanenin adresini verdi. Kızı çoktan araca bindirmişlerdi. Adam da ambulansa binince araba hareket etti. Jack olduğu yerde aracın hareket etmesini seyretti. Bayılacak gibiydi. Kendini berbatın daha ötesinde hissediyordu. Hızlıca parkın yakınındaki evine koşarken kızın canlı kalması için Tanrı'ya yalvarıyordu. Jack kendisinden nefret ediyordu. Tıpkı Merri'nin ona yaptığı gibi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Park
Novela JuvenilMerri adında bir kız üç yıldır bir çocuğu,Jack'i, gözlemlemektedir. Jack üç yıldır aynı parka, aynı saatte gitmekte ve hep mavi banka oturmaktadır. Üç yılın sonunda dayanamayan Merri parka inip çocukla tanışmaya karar verir. Peki tanışma umduğu gibi...
