4. BÖLÜM

2 1 0
                                    

O gün doktorun söylediklerinden sonra kendimi paramparça ettim. Âdeta mutsuzluk, üzgünlük yüzüme vurmuştu. Onca zamandır midem ağrıyordu. Fakat her doktora gittiğimde hiçbir doktor anlamamıştı derdimi. En sonunda teşhis konuldu ve hastalığım ortaya çıktı. ÜLSER! Herşey stresten oluyormuş. Ama kendimi şu yönden daha çok teselli ediyorum, daha kanser olduğum belli değil. Sadece yediklerime dikkat etmem gerekiyor. Yani sağlıklı yiyecekler yemem gerekiyor. Eğer doktorun söylediklerini uygularsam, tekrar eski sağlığıma dönebileceğim. Sadece kafamı dinlendirmem gerekiyor. Üstüne üstlük birde canım arkadaşım Ece'nin doğum günü partisine gittim. Günüm gayet güzel geçmişti. Çok mutluyduk. Orada herkes vardı. Tüm arkadaşlarımız orada toplanıp, küçüklük anılarımızı tazeledik, güldük ve eğlendik. Resmen dünya bizim elimizdeydi sanki. Ece'ye doğum günü hediyesi olarak; arkadaşlığımızı hiç unutmayacağımız bir saat aldım. Oda çok mutlu olmuştu. Tabii bende mutlu oldum. Bizim arkadaşlığımız çok güçlü bir yapıya sahip. Ama ne yazık ki Yalın'dan sonra güvenim herkese karşı çok sarstı. Artık herşeye karşı korkum oldu. Herşeyden bir tedirginliğim oldu. Sanki her an herşey olacakmış gibi düşünüyorum. Artık her yaptığım iş, tersine gidiyor. Yalın'ı düşündükçe stres yapıyorum. Bu sefer olanda benim sağlığıma oluyor. Hep ben zarar görüyorum.

Sonunda akşam oldu ve yemek yemek için salona gittik. Meryem Hanım yine masayı mis gibi elleri ile güzelce donatmıştı. Annem, babam ve abim ile hep birlikte akşam yemeğimizi yedik. Sonrada ailecek film izledik. Her zamanki gibi ailemle güzel vakitler geçiriyordum. Aklımdaki bütün kötü düşünceler, hepsi uçmuştu. Şu mutlu ailem bana herşeyi unutturuyordu. Fakat Yalın'ı düşündükçe sanki karamsar bir dünyada yaşıyormuşum gibi hissediyordum.

Neden bana böyle birşey yaptı acaba?

Neden beni bıraktı? Buna sebep olan şey ne?

Aslında Yalın böyle birşeyi hiçbir zaman yapmazdı. Biliyorum onunda bu son olaylardan etkilendiğini. Bu çok büyük birşey. Fakat onunda dayanması, sabretmesi gerekiyordu. Ben hep düşündüm, çözümler aramaya çalıştım. O ise hemen pes etti. Bence biraz yalnız kalıp, dinlenmesi gerekiyor. Çok yoruldu çünkü. Açıkçası bende savaşmaktan yoruldum. Ama ne olursa olsun, Yalın beni bırakmaz ben bundan eminim. Onun sadece oturup, doğruları düşünmesi lazım. İşte o zaman anlayacak benimde ne çektiğimi. !!

Uykum gelmişti. Babam ve abim hâlâ izlemeye devam ediyorlardı. Annem ve ben odalarımıza gittik. Sonra herşeyi unutturan, en iyi çare olan uyku banada uğramıştı.

UYUDUM..

                             ♧♧♧

ÜVEY SEVGİLİM! Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin