YOB / 1.BÖLÜM

26 3 2
                                    

"Sen çok güzelsin." Diyerek yanına yaklaştım ve bana bakarken renkli tüylerini okşamaya başladım.
Birden geri gitmesiyle bende ileri doğru adım attım. Gözlerinin bir tuhaf olmasıyla ileri giden ayaklarım bu sefer geriye doğru adım atmaya başladı."Benden uzak dur !"diyerek bağırdı.Gözlerindeki ışık daha da arttı ve renkli gözüken gözleri siyaha dönmeye başladı.

"Senden uzak durmayı istesem de yapamam."

Siyaha dönen gözleri mavi oldu. Ve ben o an anladım ki bizim hikayemiz tam şuan burada başlayacaktı.

1.BÖLÜM: BEN İNSAN DEĞİL MİYİM?

Ellerim titreyerek , gözyaşlarıma hakim olmaya çalışıyordum. Gözlerim yanıyor ve burnum akıcak gibi sızlıyordu. Ve peçete denen nesne bende bulunmuyordu. Ağlamamam gerektiğini kendime hatırlatmaya çalışıyordum
Ağlamamalıydım. Yani ben neden ağlıyordum ki ?

Evet , buraya bir geriye sarma müziği alalım.

Çok saat önce...

"Sıkıntılar basıyor , böyle sıcaklıyorum bir yandan da üşüyorum. Burnum akıyor ama bir yandan da akmıyor. Gözlerim yanıyor fakat asitli bir şeyde gözüme kaçmış olabilir. Ellerim şişiyor yada şişmiyor ama bu bölgede fazla arı..."

"Yarabbim al burada canımı daha fazla dayanamayacağım."

Dudaklarımın üstündeki ellere sinirli bir şekilde bakıp gözlerimi devirdim. Burada önemli bir şey anlatıyordum. Dudaklarımın üstündeki narin eli nasıl parçalayabileceğimi düşünürken , elin sahibi elini çekip birden çığırdı.

"Bu neeee ? Salya olduğunu söyleme bana lütfen."

"Yani bilemiyorum bende biraz astigmat ve miyop olduğu için tam olarak göremediğimden bir şey demek istemem ama bu sıvımsı yapışık şey daha çok sümüğe benziyor."

Gözlerini pörtleterek bakmasıyla "Ya da salya da olabilir. Sen hangisini tercih ederdin ?" Diyerek akan burnumu -daha doğrusu akmayan burnumu-bilerek çektim.

"Iy , iğrençsin. Senden tiksiniyorum."

Biraz sonra ölüm fermanını imzalamak için gidecek olan biri bu sözleri hak etmiyordu. Anlatamıyordum derdimi , anlatamıyordum. Ölüm , bir kaç saat sonra gideceğim yerde beni bekliyordu. Fakat bizim aile üyesi sümük gibi görünen salyanın derdindeydi.

" Saygı duyarım ama şunu da bilmeni isterim,"diyerek işaret parmağımla yüzümü daire içine alıp " Bu iğrenç şey senin kardeşin oluyor canım."

Ayağa kalktı ve bana ezici bir bakış yollayarak "Sen...sen benim kardeşim olamazsın. Benim gibi kibar , narin , nazik, sevimli, zeki, güzel , yardımsever.."

Kulaklarımı kesebilir miydim ? Bu kelimeleri yedi yirmi dört saat duyunca kulak denen organa sahip olduğunuz için kendinizi öldürme potansiyeliniz artıyordu. Çok fazla ölüm kelimesini kullandığımın farkındayım. Galiba olmayan psikolojimde bozulmuştu.

"Biraz merhametli daha çok bencil olan , iyi giyinimli , sınıfın en güzel kızı , kedi görünümlü aslan...Aa , bak bu cümleyi çok kullanıyorlar bana, kedi görünümlü aslan..Neden bu cümlede aslan lafı geçiyor ki ? Kediler daha şeker hayvanlar bence,"

Ellerimle kulaklarımı kapatıp , bu konuya nasıl geldiğimizi düşünüyordum. Gözlerimi ablama çevirdiğimde dudaklarını öne doğru uzatıp gözlerini kapatarak şu sesleri çıkardı.

"Miyav , miyav "

Daha fazla dayanamayarak ayağa kalktım. Ablam transa geçmiş gibi o garip sesi çıkarmaya devam ediyordu. Tabi benim muazzam salyam ellerinin üzerinde parlarken onu dikkate almamak mümkün değildi.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Mar 20, 2023 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

YOK OLAN BENHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin