2. Bölüm | Ödül

7K 370 39
                                        

Her aşk hikayesinde iki taraf vardır: Esas oğlan ve esas kız. 1. bölümde esas kızı dinledik; peki ya esas oğlan?

Zayn

Çalan telefonuma uzanıp ekrandaki ismi okumaya çalıştım. Ekranda Dan ismini görünce hemen telefonu açıp kulaklarıma götürdüm.

"Evet." dedim sabırsızlıkla.

"Brack doksan dakika içinde Jefferson'da olacak."

"Viveros? Tanrım... tamam. Kolay bir binlik olacak. "

"Bugünkü maçı izlemeye Max'te gelecek ve eğer Brack bi kere bile sana vuramazsa elindeki en iyi kızlarından birini bu gece sana verecekmiş."

Sınıfımdaki bana cilve yapan sürtüklere göz kırptım.

"Orada olacağım."

Telefonu kapatıp cebime attım ve ders başlamadan sınıftan çıkıp hızlıca Bradford Üniversitesi'nin çıkışına ilerlemeye başladım. Bana arkası dönük sarı saçlı, mavi kot pantolon ve üzerinde beyaz t-shirt olan kız, her nekadar yüzünü görmesemde uzaktan ilgimi çekmşti. Bunun nedeni; burada ki tüm kızların kıçının altında biten şeyler giymeleri.

Yeni öğrencidir diye düşünüp tekrar hızlandım. Yanından hızlıca geçip giderken önündeki arkadaşlarıyla konuştuğunu anladım ama duyduğum tek şey;

"İddiayı kaybettin, gitmek zorundasın." cümlesiydi.

Sonunda üniversiteden çıkıp arabama bindim. Arabayı çalıştırmadan önce elime cebimdeki sigara paketinden bir dal alıp dudaklarımın arasında çakmağı çıkarana kadar tuttum. Sigaramı yakıp dumanını içime çektiğim ve halkalar halinde dumanın ağzımdan çıkmasına izin verdim.

***********

Yavaşça Jefforsan binasının arkasına yanaştım. Açık pencereden bodrum katına atladım. Bodrumdaki karanlık labirentten ilerleyerek dövüşün yapılacağı ana odaya bitişik olan odaya girdim. Dan megafonuyla kalabalığın gürültüsünün üstünden bağırıyor, kafalardan oluşan denizin içinden kollar yükselip paraları sallıyordu.

Çembere doğru ilerlerken önümde bir yol açıldı ve ben geçince arkamdaki etten duvar yeniden kapandı. Brack benimle burun buruna duruyordu.

Genelde bu olayı ciddiye almaz ve rakiplerimin psikolojisini bozmayı bir oyuna dönüştürürdüm ama bu gece önemliydi, dolayısıyla oyun suratımı takındım.

Dan düdüğü çaldı. Dengemi sağlayıp birkaç adım geriledim ve Brack'in ilk hatasını yapmasını bekledim. İlk hamlesini eğilerek savuşturdum, bir sonrakini de. Direseğimi eğp yumruğumu Brack'in burnuna gömdüm, sert ve hızlı. Normal bir dövüş olsa kendimi tutardım ama bunu bir an önce bitirmek ve gecenin kalanını Max'in en iyi kızlarından biriyle geçirmek istiyordum.

Viveros'a tekrar tekrar vurdum ve daha sonra birkaç hamlesinden daha eğilerek kurtuldum. Brack biraz kendine gelip yeniden saldırıya geçti ama bir türlü bana yetiştiremediği yumruklar  atarak kendini tüketmesi uzun sürmedi. Sabrım tükenmişti, Viveros'u odanın ortasındaki beton sütuna çektim. Önünde durdum ve rakibimi ezici bir darbeyle yüzümü dağıtma fırsatı olduğuna inandırmak kadar tereddüt ettim. Bütün gücüyle son bir yumruk atarken yana çekilince yumruğu doğrudan beton sütuna çarptı ve iki büklüm oldu.

Hemen saldırdım. Boğuk bir çarpma sesi Viveros'un nihayet yere yığıldığının habercisiydi ve kısa bir sessizlikten sonra oda tezahüratla patladı. İnsan denizinin üstünden bakıp Max'i görmeye çalıştım, nihayet beni bekliyor olmasını görünce yanına doğru ilerledim. Gelip gidenlerin bedenleri beni sağa sola itiyordu.

BeforeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin