Bo jo, Sehun amcasının odasından çıkar çıkmaz Suga ile karşılaşmayı beklemiyordu. Ama alışmalıydı. Bundan sonra hergün onu görecekti.
Onu görmezden gelmeye çalıştı ve yanından geçmek için hareketlendi. Ama Suga onu kolundan tutarak durdurdu. Bo Jo içinde oluşan karıncalanma belli olacak diye korktu ve kolunu ondan uzaklaştırıp yüzüne baktı.
"Ne? Ne oldu?" Diye sordu umursamaz olmaya çalışarak.
"O gece... yani mezuniyette erkenden gittiniz. Sen--Yani sen iyi misin?"
"Neden seni ilgilendiriyor?!" Bo jo bağırmak istemese de yaptı. İçi acısa da , Suga'yı kırsada bağırdı.
"Ben-- çünkü ben--"
"Sen ne?! Alay edecek kimseniz kalmadı değil mi? Git! Git bura--"
"Senin için endişelendim! Tamam mı?! Endişelendim... Hepsi buydu Bo jo. Bana karşı bu kadar acımasız olman beni deli ediyor!"
Suga söyledi ve hayal kırıklığıyla uzaklaştı. Bo jo, öylece kalmıştı orada. Gözleri yine doldu ve yaşadığı kötü şeylere lanet etti. O hiçbir şeyi başaramayan birisiydi. Hislerini bile kontrol edemiyordu. Nasıl davranacağını bilmiyordu. Sevdiği herkesi tek tek kaybediyordu. Herkes onun bir-sıfır önde olduğunu iddia etse de, Bo jo sıfır olmayı bile hak etmiyordu. Hiç yarışa başlamamıştı bile. O, bu hayatın çok çok dışındaydı.
*******
Akşam yemeği vakti gelmişti. Yurt hiç bu kadar sessiz olmamıştı. Üyeler hala daha dans provası sırasında yaşadıkları olayın şokunu atlatmaya çalışıyorlardı. Bo jo ise, hem amcalarının anlattığı üzücü olayı, hemde Suga'nın yaptığı açıklamadan dolayı düşünmekten kafayı yiyecekti.
Kyungsoo, yaptığı domuz güvecini koydu masaya ve normalde buna bayılan üyeler, bu sefer sessizce güvecin üzerinden çıkan buharı izledi.
Yemek, sıcacıktı. Sıcak ve sıcak...
"Bo jo için helal yiyecekler yok mu?"
Lay, sessizliği bozdu ve herkesin yutkunmasına sebep olan o soruyu sordu. Merakla bir cevap bekledi kyungsoo'dan.
"Bo jo... Yani Bo jo yiyebi--"
Xiumin'i, Bo jo böldü. Amcasının aklını karıştırmak istemiyordu. Onun düşünerek daha fazla acı çekmesini istemiyordu. Annesi müslümandı ve haram yiyecekler yiyemezdi. Kendisi domuz güvecini çok sevmesine rağmen yemese de olurdu. Amcası için yapabilirdi. Hayatından bazı tavizler verebilirdi.
"Ben kendime ramen yapacağım." dedi ve masadan gülümseyerek kalktı. "Teşekkür ederim Lay abi. Hatırlattığın için."
Bo jo'ya gülümsedi Lay. Kendisini iyi hissediyordu. Müslüman birisinin haram yiyecek yemesini engellemişti. Üyeler ise, dolu gözlerini kaçırdılar Lay'den ve yemeklerini başları önde ağlayarak yediler.
*****
Chanyeol odasına bir tabak domuz güveciyle girdi. Bo jo, yatağında oturur pozisyona geldi ve kendisine uzatılan tabağı geri çevirdi.
"Yemeyeceğim."
"Bir lokma bari ye. Rahat edeyim."
Bo jo babasını kırmadı ve bir lokma yedi.
"Düzelmeyecek değil mi? Kötü başlayan baba-kız kaderimiz kötü bitecek."
Chanyeol, Bo jo ya kaşlarını çatarak baktı. Bo jo'nun bu şekilde düşündüğünü bilmiyordu. O, Bo jo'nun kötü kader olduğunu hiçbir zaman düşünmemişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PARK BO JO (12+1)
FanfictionPark Bo jo için hiçbir şey normal olmadı... Hayatın zorlukları ona on sekiz yaşından sonra daha bir çullandı. Babası, amcaları, yeğenleri, yengeleri ve sesiyle mutluydu. Mükemmel sesinden dolayı okulda dışlanıyordu. Ünlü olmayı hak etmediğini söyle...
