Küçük Prens?

315 22 7
                                        

Kısa bi aradan sonra tekrardan geri döndüm. İyi okumalar❤️

Jimin
Yapılan açıklamalardan sonra Jimin Taehyung'un tabii ki de ona yazmasını bekliyordu.

Her zamanki gibi dayanamayıp her gün girmekten vazgeçemediği hesaba girerek derin bir iç çekti.

Her zamanki gibi dayanamayıp her gün girmekten vazgeçemediği hesaba girerek derin bir iç çekti

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Tae güzel görünüyordu, hoştu mutluydu, mutlu gibiydi. Daha sonra blogta bulunan yazılar dikkatini çekti.

Kapının bir anda açılması ile menajeri içeri dalmıştı.Elindeki telefonu yatağın bir köşesine fırlatıp gergin bir şekilde kafasını aşağı eğdi.

Menajeri ufak çaplı bir kahkaha atarak Jimin'in yanına ilerledi. Onun göz hizasına gelebilmek için yavaşça karşısında çömeldi.

Jimin utanarak kafasını kaldırıp karşısındaki hyunguna baktı. Hyungı elini Jimin'in omzuna koyarak konuşmaya başladı.

" Benden artık bir şeyleri saklamana gerek yok Jimin"

Jimin'in duydukları karşısında gözlerinin içi parlamıştı. Yıllardır beklediği şey sonunda gerçekleşmişti.

" Ee,o zaman ben gelmeden önce telefonunda ne yapıyordun ?"

Jimin hafifçe utanarak konuştu. "Onun bloguna bakıyordum hyung." Yanakları gittikçe kızarmaya başlamıştı.

" Hadi birlikte bakalım o zaman." Hyungının söylediği şeyler Jimin'i daha da utanmasına sebep olmuştu.

Jimin yatağının kenarına fırlattığı telefonunu kaldırarak tekrar eline aldı. Hyungı ile beraber Taehyung'ın bloguna bakmaya başladılar.

Hyungı beğendiğini belirten homurtular çıkarırken Jimin gergin bir şekilde sayfayı aşağı kaydırıyordu.

"Baksana neden arada bir kısa sözler yazıyor... Birine mi gönderme yapıyo acaba... Başkasımı var yoksa hayatında?" Soruları üstü üstü sorarken Jimin de endişe içersine düşüyordu.

"Belki de sana gönderme yapıyordur. Baksana özlediğini falan yazmış... Küçük Prens mi?" Diyerek Jimin'e dönerek "Sen misin?" Diye sordu.

Jimin şekilden şekle girerek hyungının sorusunu yanıtsız bıraktı. Hyungı Jiminin bu haline gülerek konuşmasına devam etti.

" Jimin aslında siz birbiriniz için yaratılmışsınız." dedi. Jimin şaşkınlıkla hyungına baktığında hyungı düşüncelerini belirtmeye devam ediyordu.

" Aslında çocuk senin kadar, dur bir daha bakayım hatta senden daha yakışıklı." diyerek gözlerini Jimin'in suratında gezdirdi.

Konuşmaları menajerin telefonunun çalmasıyla bölündü. Telefonu kapattıktan sonra Jimin'e dönerek ufak bir açıklama yaptı.

" Eşim arıyor, gitmeliyim." Diyerek kapıya yöneldi. Tam kapıdan çıkacakken Jimin'e dönerek. "Bence ondan bu kadar hoşlanıyorsan ona söylemelisin." Diyerek odadan çıktı.

Jimin hyungının söyledikleri yüzüden kızararak kendini yatağa bıraktı. Kendi düşünceleriyle boğuşurken birden elinde ki telefonda son konuşmalarını açtığını fark etti. Daha fazla dayanamicağını anlayınca.

JiParkMin :Özledim...

Vmin / Just.Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin