Adam kemerini eline alarak belime vurdu çığlık atmaya başladım. Şerefsiz herif bedenimden zevk almaya çalışıyordu epey korkuyordum ve boş depoda sadece benim çığlıklarım duyuluyordu,yavaş adımlarla yanıma gelip kazağımı çıkartmaya çabalıyordu. Buna izin veremezdim ama gücü gücümü bastırıyordu..
Bir yerlerden Meriç gelmeliydi ve gelecekti içimde bir umut vardı hissediyorum. içimden geçen ses çığlıklarımın tek bir temenni ve cümlesi vardı ' bir yerlerden gelecek az kaldı sabret.' Duygularım bana yardım etmek yerine onun özlemi bütün hücrelerimi kaplamış haldeydi bunu toparlayamazdım zaman çok hızlı akıp gitmişti. Nasıl anlatsam bilmiyorum çok başka.. Onun sesini, onun ayak seslerini, onun yüzünü görmeden yapamaz gibiydim ama acı çeke çeke sabır diye diye duygularımı tutuyorum daha doğrusu tutmam gerekiyordu. Ah onu ne kadar özledim, onun haberi olmadan kokladığım kokusunu, saçlarını, çekindiğimden üç saniye bile bakamadığım gözünü, o koca delikli burnunu, konuşurken odaklanmak istediğim dudaklarını ve güldüğünde ortaya çıkan o güzelim dişlerini..
Meriç; Bırak lan o kızı belanı siktim şimdi senin. Nasıl dokunursun lan benim sevdiğim kıza öldüreyim mi şimdi seni burada şerefsiz piç..
şok oldum evet geleceğini hissediyordum biliyordum ama beklemiyordum. "Sevdiğim kız" az önce bu şekilde hitap etmişti benim için..
Duygularıma engel olamıyorum ama şu an olmam gerek meriç adamı ölesiye yumrukluyordu elimden ne gelirdi bilmiyordum engel olmak zorundaydım.
Azra; Meriç dur ne olursun polisler gelecek şimdi lütfen dur sana yalvarıyorum.
diyerek bağırmaya başladım ve elimi uzattım. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. Arkadan birisi belimden tutarak beni yerden kaldırdı. Arkamı döndüğümde Mert'i görmüştüm. Beni oradan çıkartarak sevgilisi Masal'ın yanına bırakmıştı ve içeri koşarak giderek Meriç'i durdurup yanıma getirmişti. Siyah deri ceketinin bilek iç kısmından sarkan kırmızı kareli gömleğine ağzının kenarında oluşan hafif kanı silmişti. Öfkesi gözlerinden anlaşılabiliyordu ve dağınık saçları rüzgarın etkisiyle savrulup duruyordu. Duygularıma engel olmaya çabalamak için kendime söz vermiştim ama çabalamak veya kendimi engellemek istemiyorum. Sımsıkı sarılmak istiyorum sadece.
Engel olmadan korkusuzca sarıldım. Güvenle, hiç bırakmayacakmış gibi.. Kokusu burnumda, vücudu kollarımın arasında ve o müthiş duygu. Bırakmak istemiyorum seni..
"Sevdiğim adam; seni asla bırakmama izin verme, çünkü sen beni bir gün bırakmak istersen ben buna izin vermek istemiyorum.."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Zoraki evlilik
Romanzi rosa / ChickLitUmadık bir zamanda ve para uğruna ailesi tarafından zorla evlendiren gençlerimiz acaba zamanla bu durma alışacak mı.? okumadan bilemeyiz değil mi ? O zaman okumaya ne dersiniz? İyi okumalar...
