3

11 2 0
                                    

~utku~

    Onu gormemle benim nutkum tutulmuş sadece burnuna kasayı vurmuştum. Ama Utku'nun çığlığı kulak kanatacak kadar vardı.
Kasayı ona atıyormuş gibi yapıp geri çekildiğinde fırsat bilip, odadan çıktım. Merdivenden hızla inen Handan ve Derin,Utku'yu görünce duraksadilar.Derin,Handan'ın elindeki spreyi alarak Utku'ya sıkmaya başladı. Ama Utku gerisin geriye koşarak salona girdi,bir yandan da polisi aramakla ilgili salak saçma şeyler mirildaniyordu.
Derin bize bagirdiginda bir süre Handan'la bakistik.

-Kızım, mal mısınız?Kacsaniza!

Ben koşarak ön kapıya yöneldim. Tam cikacakken,duyduğum sesle arkamı dönme gereği duydum.
     Handan,Utku'nun kafasında kristal vazoyu parçalamıştı.
Utku yerde hareketsiz yatıyordu. Daha fazla bakabileceğimi sanmıyordum. Kapıyı açıp, kendimi dışarı attigimda,Talip ve Kadir tanimasalar bana saldiracaklardi.Bir süre yüzlerine baktım ve koşarak arabaya atladım.Görkem cerezlerini yiyordu.

-Hey neden bu kadar geciktiniz?

Kafasını telefondan kaldırmadan konuşması canımı sıkmıştı.
Hiçbir cevap vermedim.Sukunetimden suphelenmis olmalı ki, arkasına dönme gereği duydu.

    Yüzümün halini görünce şaşırdığını anlamıştım. Gözlerimden korku akıyordu.Saçlarım, maskeyi çıkarınca iyice dağılmış ve nefes nefese kalmıştım. Neler olduğunu soramadan arabaya Talip arabaya bindi ve ikisi de akbaba gibi üstüme üşüştüler. Sordukları bütün soruları cevapsız bırakmam, daha fazla şüphe uyandırdı.

     Görkem bir hışımla kendini arabadan attı ve eve doğru koşmaya başladı. Ellerimin titrediğini hissettiğimde Talib'in gözü ellerime kaydı. Yavaşça ellerini ellerimin üzerine koyduğu anda ellerimi kendime çekip kucağımda birlestirdim.kasayı arabaya biner binmez koltuğun altına iteklemistim.

      Talip,koltuğun yanındaki bölmeden bir şişe çıkartıp açtı ve bana uzattı. Ellerimin titredigini unutup şişeyi elime aldım ama aklıma Utku'nun yerdeki kanları gelince midem kalktı ve birden şişe elimden kaydı. Şişe düşmeden Talip onu tutmuştu ama Su an kendimi yardıma muhtaç hissetmiyordum.Şişeyi yavaşça ağzıma kadar getirdiğinde derin bir nefes aldım.

-Kendim de halledebilirim.

-Bence hayır, ellerin hâlâ titriyor.

-Tamam bırak kendim de icebilirim.

-Neden inat ediyorsun?

-Çünkü kimse bana kendisine muhtacmis gibi hissettirme hakkına sahip değil!

Bagirmistim,üstelik gereksiz yere...

-Bak sadece içerde neler olduğunu sen de biliyorsun ve buna bağlı olarak üzerime gelmeni istemiyorum,kimsenin gelmesini istemiyorum!

Yavaşça şişeyi elime bıraktı.Sonra da arkasını dönerek kafasini cama yasladi.
Ilk üç parmağını da burnunun üstüne koydu ve gözlerini kapattı. O sırada suyumu içip, Talip'in yanındaki bölmeye koymak için uzandığımda yanagindan suzulen yaşı fark ettim.
Ağlıyor muydu?
Çok saçma.
Hergün yaptığım reflekslerden biridir bağırmak. Niye abartıyor ki?

-Baksana agliyo musun  sen?

Cevap vermedi ama saniyelerdir tutmaya çalıştığı hickirigi bir anda yükselince ,kendi ağzından cevap almama gerek kalmadı.

Benim davam senin ellerinde YoonKook/BTSHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin