Genç adam sabah uyandığında rüya görmediği için mutlu olmuş ve biraz da aklı karışmıştı. Dün gece rüya görmemek olayları daha da gizemli kılmıştı. Genç adam duş alıp üstünü değiştirdikten sonra mutfağa gitti. Hala koltukta uyuyan adama göz ucuyla baktı ve işine döndü.
Sessizce kahvaltı hazırlamaya çalışırken aklına sabah üstünde olan pike geldi. Arkasını dönüp koltukta uyuyan adamın üstünde duran pikeyi ve kafasının altındaki yastığa baktı. Hayır, adama yastık veya pike verdiğini hatırlamıyordu. Hatta kendi üstüne bile aldığını hatırlamıyordu. O zaman bütün bunları az ilerde uyuyan adam mı yapmıştı?
Genç adam hafif kafasını yatırıp dudaklarını büzdü. Adamdan şüpheleniyordu ama böyle bir şey yaptıysa onun iyi biri olacağını düşündü. Bu sırada duyduğu sesle yerinden sıçradı genç adam.
"Korkunç bir ev sahibisin."
Genç adam arkasını döndü ve ne ara buraya geldiğini anlayamadığı adama baktı. Eliyle yeni uyandığı için açmadığı gözlerini ovuşturan adama baktı. Aslında... Şu an metalik bakışlı adam oldukça tatlıydı.
"Neden böyle söyledin? Anlamadım."
"İnsan evinde misafir ettiği birine yastık bile vermeden kendisi uyur mu? Nasıl ev sahibisin sen? Bir de sabah gelmiş gürültülü bir şekilde yemek hazırlıyorsun."
"Üzgünüm uyuyakaldım. Ayrıca yemek hazırlamayayım istersen. O zaman rahatsız olmazsın gürültüden."
Metalik bakışlı adam sıkıntılı bir nefes verdi. Böyle dememişti tabii ki.
"Ne hazırlıyorsun?"
Genç adam yüzündeki boş bakışları attı ve gülümsedi.
"Kahvaltı işte, öyle çok ilginç bir masa bekleme benden."
"Tabii, beklemem."
Metalik bakışlı adam lavaboya doğru ilerlerken genç adam da işine dönmüştü. Genç adam dün uyurken diğeri evi öğrenmiş olmalıydı. Kendini kötü hissetti. Korkunç bir ev sahibiydi cidden.
İki adam yemeğini yerken bu sefer sessizliği seçmemişlerdi. Birbirleriyle sohbet etmişler hatta birkaç komik olaydan bahsedip gülmüşlerdi. Yavaş yavaş alışıyorlardı birbirlerine. Tabii genç adam zaten alışıktı metalik bakışlı adama, rüyalarından.
Genç adam evden çıkmış okuluna gitmişti. Diğeri ise söylediği gibi evde oturup bir şeyler yapmaya çalışıyordu canı sıkılmasın diye. Televizyon izliyor, uyuyor ya da en kötü ihtimal genç adamın, o sıkılmasın diye verdiği laptop'da bir şeyler yapıyordu.
Anlaşmalarına göre genç adama kendini anlatmalıydı. Hayatında olup bitenlerden bahsetmeli ve düşüncelerini dile getirmeliydi. Böyle anlaşmışlardı ama metalik bakışlı adam bu anlaşmaya nasıl uyacağını bilmiyordu. Hayatı yolunda gitmiyordu, hem de hiç. Ardı ardına bir sürü kötü şey yaşayıp bu yaşadıklarından kaçarken hayatını kocaman bir çığın altında bırakmıştı. Bunları genç adama anlatamazdı. Bu kötü olayları başlatan kendisiydi. Yapmaması gereken şeyler yapmıştı ve hayatı bu hale gelmişti. Genç adama göz göre göre suçunu itiraf edemezdi. Kendi bile kabullenemiyorken.
Ellerini yüzüne kapatıp sesli bir çığlık attı metalik bakışlı adam. Köşeye sıkışmıştı, yine. Genç adam iyi birine benziyordu. Onu bu boktan hayata bulaştırmamalıydı.
Genç adam kampüs bahçesindeki kamelyalardan birinde arkadaşıyla oturmuş sohbet ediyordu. Sohbete katılıyordu katılmasına ama aklı yine başka yerdeydi. Rüyaların tekrar ettiği zamanlarda bir deftere rüya hakkında bir şeyler yazıyordu. Yine o defteri almış bu sefer yazdığı şeyler rüya hakkında değil rüyadaki adam hakkındaydı. Sohbet etmişlerdi ve onun hakkında birkaç şey öğrenmişti. Bunları not alıp en sonunda bunlardan bir resim çizmeyi düşünüyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
DREAM. | 2min
FanfictionGenç adam rüyasında gördüğü karanlık yüzü merak ediyordu. Ve bir gün merak ettiği o yüz karşısına çıktı. TaeminXMinho