rainbow / 9 Şubat
Darmadağınık odamda oturuyorum, kulağımda onun eşsiz sesi, kafam bomboş. Ne düşünmem, ne hissetmem gerek bilmiyorum. Sanki bir boşluktayım. Yıllarca düşmemek için direndiğim uçurum. Vazgeçiyorum. Gözümden bir yaş düşerken yatağımda geriye devriliyorum. Sol tarafıma dönüp komidinin üzerindeki çerçeveyi elime alıyorum. Ellerim titriyor tutamıyorum daha fazla, suratıma düşüyor. Bu defa acıdan akıyor gözyaşlarım. Kulaklıkları çıkarıp bir anda ayağa kalkıyorum. Salona iniyor, karşısına geçiyorum.
"Gitmek istiyorum."
Joohyun yanıma geliyor, saçımı okşuyor, gülümsüyor. Gülümsemeye çalışıyorum. Sırayla aile üyelerime bakıyorum, hepsinin yüzünde gururlu bir ifade. Odama çıkıyorum, ardımdan Joohyun'un adım sesleri geliyor. Odaya geçip kapıyı kapatıyoruz, yere çöküp yatağıma yaslanıyorum. Joohyun o sırada kapıyı kilitlemiş, yanıma adımlıyor.
"Zorunda olmadığını biliyorsun, eğer gitmek istemezsen seni zorlamayacaklarını biliyorsun."
Biliyorum. Ama bunu borçluyum.
"Eşyalarımı toparlamama yardım eder misin?"
Sadece gülümsüyor, ardından ayağa kalkıyor ve kalkmama yardım ediyor. Bavullara eşyaları yerleştirirken sessiziz. Uzun sürmüyor.
"Yarın gidecek misin?"
Bir söz verdim diyorum kendi kendime. Söz verdiysen tutmalısın.
"Gideceğim."
170220
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Rainbow / Jisoo
Fanfictionrainbow; seni alıp gökkuşağında saklayasım var, rainbow; o kadar rengarenksin ki gökkuşağı seni tamamen kamufle edebilir ve böylece sende sadece benim olabilirsin. rainbow; sadece bana özel.
