1. Yeni ev

946 16 3
                                    

Evet, yeni bir şehir, yeni bir ev. Pekala her zaman sahile yakın bir evim olmasını istemişimdir ama bunun annem ve tanımadığım bir adamla değil sevgilimle gelecekte yapmayı isterdim. evet evlenmeyi planlayan kızlardan değilim. Daha çok bağlanmaktan kaçan tiplerdenim denebilir. Her neyse konumuz bu değil. Aslında bir konumuz da yok. Şu an sadece annem ve sözde 'aile dostumuz' Emin Amcanın elleşmelerini izlemekten sıkıldım ve sinirliyim -babamı bu kadar hızlı unutmuş olmasına.

"Arya, tatlım git ve odanı seç ona göre eşyalarını yerleştirsinler." dedi annem. Demek sonunda bahçenin ortasında onları izlediğimi fark edebilmişti. Ona sinirli bir bakış attıktan sonra dediğini yapıp evin içine girdim. Yeni evimiz klasik iki katlı bahçeli evlerdendi. Üst kata çıkıp arka bahçeye bakan evin en büyük yatak odasını seçtim. İsteğim dışında buraya getirildiğime göre bazı ayrıcalıklarım olmalı değil mi? Nakliyatçılara odamı söyleyip evden çıktım. Burada artık yapacak bir işim kalmamıştı ve açıkçası Azra-Emin ilişkisini izlemekten zevk aldığım da söylenemezdi. Sırt çantamdan ipodumu çıkartıp kulaklıklarımı taktım. Rastgele bir şarkı açtım ve kimseye haber verme gereksinimi duymadan sahile doğru yol almaya başladım.

Yaklaşık iki saattir kumların üstünde yatıp gökyüzünü izliyorum. Sanırım saat yedi olmak üzere ve gökyüzü mavi olan rengini laciverte hatta siyaha bıraktı diyebilirim.

Aha beklenen sinir bozucu titreşim. Sonunda annemin aklına gelmiş ve aranmıştım. Böyle dediğime bakmayın aslında annemi severim sadece bazen fazla yirmi bir yaşında gibi davranıyor.

"Evet?"

"Arya neredesin? Emin Amcan ve Doğa Teyzenlere yemek için söz vermiştik. Geç kalıyoruz." Ah evet bir de Doğa Teyze var. Annemin onunla hâlâ nasıl yakın olduğunu anlamıyorum.

"Arya?"

"Hı-hı?"

"Neredesin sen?" dedi annem. Dur bir dakika telaşlanmış mıydı o?

"Sahildeyim anne on dakikaya eve gelirim." Dedim ve yattığım yerden kalkıp üstümdeki kumları çırpmaya başladım

"Bize değil tatlım bizimkinin dört ilerisindeki eve geleceksin. Yolu bulabilirsin değil mi?"

Mükemmel. Yemeğe bu kıyafetlerle katılmak zorundayım. "Tabi ki de." Dedim ve telefonu kapatıp taytımın bel kısmına sıkıştırdım. Yastık görevi gören çantamı da yerden aldıktan sonra yola koyuldum.

Şubat ayında olmamızdan mı kaynaklı yoksa kıyafetlerimden mi emin değilim ama kelimenin tam anlamıyla kıçım donuyor. Bense yarım saattir üzerimdeki ince kazakla yürüyorum.

Dakikada bir saate bakıyordum. Sanki bu benim eve daha hızlı varmamı sağlayacakmış gibi. En sonunda ekranda çıkan 'Muhteşem Varlık' yazısıyla ilk defa annem aradığı için mutluluktan dans edebilirdim.

"Anniş?"

"Arya, kızım neredesin? Yemeğe başlamak için seni bekliyoruz."

"Şey, kızın belki birazcık kaybolmuş olabilir." Dedim tatlı olmasını umduğum bir sesle.

"Ne, kayıp mı oldun? Neredesin?" gibi soruları sıralamaya başladı annem.

"Anne sakin ol. Bana bir şey olduğu yok, sadece bir dönüşü falan kaçırdım sanırım."

"İlk günde kendi başına bir yere gitmemeliydin. Böyle olacağı belliydi." Bu sözlere karşı iç çekip gözlerimi devirdim ve annemin telaşının geçmesini beklemeye başladım. En sonunda yavaşlayıp sustu. Ve tekrar konuşmaya başladığında "Arya, şimdi telefonu Emin Amcanın oğluna veriyorum. Nerede olduğunu anlat o gelip alacak seni oradan." Dedi.

iddiaya var mısınHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin