3 ➳ Agresif Hoca

87 12 4
                                    

3I Agresif Hoca 

Martıları kıskanıyorum. Bembeyaz kanatlarını.. Gökyüzünde istedikleri gibi uçmalarını.. Deniz ile iç içe olmalarını.. Ve en önemlisi de cesurca özgürlüklerinin tadını çıkarmalarını.

Sabah erken kalkmıştım. Sahilde biraz yürüyüp, kahvaltımı simitle yapmak paha biçilemezdi benim için. Temiz havanın ve hafif rüzgarın tenime dokunmasıyla huzur buluyordum.

Bugün taekwondo macerasının ilk günüydü. Nasıl geçeceğini bilmiyordum ama oldukça çekindiğimi söyleyebilirdim. Elimdeki son simit parçasını da martılara attıktan sonra taksi bulmak için caddeye yöneldim. Yaklaşık yarım saat sonra Kuzgun Dövüş Sanatları Kursu’na gelmiştim. Nereye gideceğimi de bilmiyordum. Tam bunu düşünürken Agresif Hocayı görmüştüm. Bana eliyle işaret vermişti. Onu takip ettim. 

"Babanla konuştum. Çekindiğini söyledi . Bu yüzden seninle özel odada çalışacağız. Kaan ile çalıştığım odayı hatırlıyor musun?" Başımı onaylarcasına salladım.

"Sen oraya git bende birazdan geleceğim." Çekingen bir tavırla onaylayıp odaya gittim. Sırt çantamın içinden suyumu çıkardım. Sakinleşmek için yavaşça içtim. Bazı insanlar için bu tavırlarım abartı gelebilirdi. Ama ben fazlasıyla çekingen biriydim ve başaramama korkum vardı. Babam buraya gelmemin kendimi korumamı öğrenmek için iyi olduğunu düşünüyordu. Ve bu bende "ya işe yaramazsa" başlıklı bir paniğin oluşmasında etkiliydi.

"Eğer hazırsan başlayalım." Geldiğini yeni fark ettiğim Agresif hocaya yine başımı sallamıştım.

"Badem benimle konuşursan eğer daha iyi iletişim kurabiliriz."

"Evet elbette ben sadece daha önce hiç sportif aktivitede bulunmadım şey tabi eğer yürüyüşü buna dahil  etmezsek.”

“Ağırdan alacağız zaten, sana gösterdiğim hareketleri sonra evde çalışırsan sorun olmaz. Bu sporu çocuklarda yapıyor sadece rahat ol tamam?” Şimdi fark ediyordum da gördüğüm bütün mavi gözlerin en sıcağına sahipti. Mavi gözler soğuktur, soğuk ve derin bakarlar. Ama onunkiler sıcak ve ışıltılıydı. Daha dikkatli bakmak isterdim ama garip olurdu büyük ihtimalle.

“Şey tamam.” Üzerindeki fermuarlı hırkayı çıkardı. Siyah sporcu atletiyle duruyordu. Neyse ki gördüğüm her erkeğe aşık olmak gibi bir özelliğim yoktu. Veya güzelliği kişilikten öte tutmuyordum. Ama olsaydı Agresif Hoca bunu başarabilirdi.

“İlk önce selam vermekle başlayacağız. Ayaklarını birleştir. Ellerini yumruk yap. İndir ve iki yanında tut.Dik bir şekilde eğil.” Hem söylüyor hem de uygulamalı bana gösteriyordu. Bende onun dediklerini dikkatle dinleyip yapıyordum.

“Çalyo esas duruş demek,  Könye’de selam demek. Çalyo Könye dediğimde eğiliyorsun Taekwon deyip kalkıyorsun. Şimdi Çalyo Könye!” Dediklerini yapıp Taekwon dedim. Ve bunu birkaç kere daha tekrarladık. Sonra beni ayaklarım birleşik bir şekilde döndürtüp durdu. Bunun gibi teknik hareketler yaptık. Ve ilk dersimiz yaklaşık  iki saat sonunda bitmişti. Bana çocukmuşum gibi davranıyordu. Çekingen olmam çocuk olduğum anlamına gelmezdi halbuki. Yanımda getirdiğim havluyla terimi kuruladım. Basit hareketlerdi ama tekrar tekrar yapınca yoruyordu insanı. Bu sırada oda suyunu içiyordu. Bu küçük odada yere oturmuş, ayaklarımızı uzatmıştık. Yerlerde siyah minderler vardı, bu yüzden rahattı.Tam havlumu çantama geri koyuyordum ki telefonum çaldı. Demir arıyordu.Telefonu açar açmaz konuşmaya başlamıştı.

“Ne yapıyorsun kız sümüklü?”

“Sümüklü demekten vazgeçsen diyorum. Onun üstünden çok geçti.” Çantam ilk çalındığında yanımda olanlardan biride Demir’di. Çantamı çalan hırsızın peşinden koşmuştu. Bende sadece arkasından bakıyordum. Sonrada ağlamaya başlamıştım zaten. Ağlamamın sebebi çantamın çalınması da değildi. Neden ağladığımı bilmiyordum da. Ama bu olaydan sonra bana hep ‘sümüklü’ demeye başlamıştı. Sadece ikimiz varken söylese iyi. Ulu orta herkesin yanında diyordu.

Sürahideki LimonataHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin