Namaz kılıyor musun?
diye bir cümleyi Müslümana sormak ne kadar ayıp değil mi? Sonucunda Müslüman dediğin İslam’ın 5 şartına iman etmiş kişidir. Doğal olarak iman eden yani inanan herkes sadece iman etmekle kalmamalı inandıklarını eyleme geçirmelidir. Sevgi ve inandığımız değerler hakkında mücadele etmek eylem gerektirir (!)
Çevremizde ‘namaz kılamayan insan çok’, âmâ ‘namaz kılmayan’ insan pek az. Kimi şu sınavı kazanayım başlarım der, kimi üniversiteyi bitireyim der, kimi askerliği, kimi evlenmeyi. Kimi eşi, çoluğu, çocuğu bahane eder yaşlanınca kılarız ne olacak canım Allah affeder derler en sonunda. Sanki 1 dakika sonrasına garantisi varmış gibi.
Ha birde günümüzün en popüler kelimesi ‘Benim Kalbim Temiz’ (!)
Sormak istiyorum senin kalbin gelmiş geçmiş tüm günahları bağışlanan, kalbinde zerre kadar kötülük kin bulunmayan, ayakları şişene kadar namaz kılan, Allah’ın sevgilisi fahri kâinat efendimiz Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) den daha mı temiz?
Senai demirci ne güzel demiş ; ”Kur’an-ı baştan aşağı okudum ama namazsız cenneti bulamadım…”diye…
Peygamber efendimiz bile kızı hazreti Fatıma’ya ”Ey Fatıma! Yemin ederim ki, peygamber kızı olsan da, namazların olmadıkça cennete giremezsin”. Dememiş miydi? Peki, biz neyimize güveniyoruz? Ya da neye güveniyoruz? En başta da dediğim gibi namaz kılmaktan ayağı şişen Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘in TV dizilerini, futbol maçlarını, bayanlar arasında yapılan günlerini, konserlerini kaçırmayan ümmetiyiz (!) Hâlbuki fahri kâinat efendimizin ağlayarak ‘ümmetim, ümmetim’ dediği yerdir secde. Sevgiliyle günde 5 vakit buluşmanın adıdır secde. Yaraların sarıldığı, dünyanın boş işlerinden uzaklaşıp nefes aldığımız tek yerdir secde..’ ya rabbi (!) Elhamdülillah, yine sana geldim, randevuma geç kalmadım ‘ diyebilmenin adıdır secde. Kapısını on bin defa da çalsak bizi boş çevirmeyenle buluştuğumuz yerdir secde (!)Namaz kılmak, Allahü Teâlâ’nın büyüklüğünü düşünerek, Onun karşısında kendi küçüklüğünü anlamaktır.
Her an Yüce Allah’ın sayısız nimet ve ihsanlarına kavuştuğunun bilinciyle yaşayan ve her an O’nun rahmetini üzerinde hisseden bir kul, o lütuf, ihsan ve rahmetin kaynağı ile bağını canlı tutmak ister. Namaz, kul ile rabbi arasındaki bağın güçlenmesine büyük katkı sağlar. "Namaz kılmayanın dini sağlam değildir. Dinde namazın yeri, vücutta başın yeri gibidir." (Taberânî, el-Mu’cemu’s-Sağîr)
Başsız insan olmadığı gibi, namazsız da, din olmaz.
Namaz kılmamak büyük günahlardandır; buna rağmen namaz kılmayan kişi kafir olmaz, sadece günahkar olur. Allah dilerse onu affeder, dilerse cezalandırır.Namazı terk etmek büyük günahlardandır. Her bir günah içerisinde küfre gidecek bir yol olduğu unutulmamalıdır. Namaz gibi dinin direği olan bir ibadeti terk eden birisi, diğer ibadetlerinde de tembellik gösterir. Böyle birisinin vazifesini yapmamaktan gelen korku ile Allah'ı, Cennet ve Cehennemi inkâr etmesi kolaylaşabilir.
"Muhakkak ki, kişi ile şirk ve küfür arasında namazın terki vardır.” (Müslim, Îmân 134)

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ahir zaman mümineleri
SpiritualSelamün aleyküm kardeşler. Bu kitapta okuduğum kitaplardan alıntılar, islami yazılar, ayet ve hadisler yer alacak. Merak ettiğiniz ve tartışmak istediğiniz konulara yer vereceğim inşaAllah. Desteklerinizi bekliyorum inşaAllah.