"E..Esat mı?" Berfinin gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Yalvarırcasına bakan gözleri 'beni kurtarın' der gibiydi. "O hala yaşıyor mu?" korktuğu yüzünden anlaşılıyordu.
"Evet Esat yaşıyor. Şimdi dökül!"
"Be..Ben ne diyeceğimi bilmiyorum" deyince sertçe bir tokat attım. Göz yaşları hafifçe akmaya başladı.
"Eğer anlatmazsan, Baha yerine seni ben öldürürüm."
Bir süre düşündü. Odayı süzdü.
"Peki Esat ismi sana ne ifade ediyor, Mete?
Bana mı? Ben ne alaka?
"Esat.. yani ne bileyim geçmişten pek hatırlamıyorum. Arkadaşız heralde. Seni niye öldürmeye çalıştığı hakkında bir fikrin varmı"
Bunu dedikten sonra Berfin bir anlığına duraksadı.
"E..evet arkadaştınız. Ama Esat..."
"Esat ne?"
Konuşmaktan çekindiği belliydi.
Allahım deli edecek bu kız beni!
"Çıkar artık şu baklayı!"
"Tamam ama lütfen burdan gidelim. Bu ev oldum olası içim ürpertiyor."
"Şaka mısın sen!?"
Ağlayacak gibi yüzüme bakıp yalvarmaya başlayınca mecburen kabul ettim.
"Söyle nereye gidelim?"
"Bilmiyorum herhangi bir parka veya kafeye gidebiliriz"
Abartılı bir kızgın yüz ifadesiyle kapıyı açtım. Ben önde Berfin arkada yürümeye başladık. Güvenli bir yer bulmamız lazımdı. Baha beni fark ettiyse, onu bayıltanın ben olduğum Esatım kulağına giderse başım büyük belada demekti. Ama hala Esat niye Berfini öldürmek istedi, Berfin ile alıp veremedikleri neydi ve özellikle niye bunu benden gizledi anlayamıyordum.
Uzun bir süre yürüdük. Esatın adamları her yerde olabilirdi. Çoğu beni tanıyordu. Berfin olayından bihaber olduklarını biliyordum, ama Bahayı benim bayılttığımı gören duyan olduysa, Esatın da bundan haberi varsa, izleniyor olmam olasıydı. Evden çıktığımız iyi olmuştu aslında.
Lanet olsun!
"İzleniyoruz. İlk yerden dönüp evden arabamı almamız gerek. Onunla kaçabiliriz"
Berfinin gözleri korkudan fal taşı gibi açılsa da soğukkanlı davranmaya çalışıyordu.
"Gerek yok, benim arabamı kullanabiliriz. Bizim evin yakınlarındayız zaten."
"Tamam. Sizin eve gidiyoruz"
İki sokak ilerleyip sola döndük ve bir süre daha yürüdük. Sonra sağdaki çıkmaz sokağın sonuna geldiğimizde saray gibi bir evle karşılaştım. Berfin ile garaja girip arabaya bindik. Tam gaz ilerlemeye başladık ve sokağın sonundaki adamları bizi farkedene kadar biz köşeyi dönüp arayı açmıştık.
Arabayı ben sürüyordum. Berfin yanımda oturmuş, idama gider gibi bi havası vardı. Nedenini bilmediğim bir şekilde ikimiz de konuşmuyorduk.
Arabayı benim yazlık evime sürdüm. Burası da ailemden kalmıştı. Ama sadece benim bildiğim, güvenli bir mekandı. İki katlı ve deniz kenarındaydı. Büyük bir bahçesi -harap olmuş durumdaydı- içinde kocaman bir yüzme havuzu vardı. Arabayı garaja çekip içeri girdik. Ev toz içindeydi. Uzun zamandır kullanım dışında olduğunu göz önüne alırsak bu normal bir durumdu. İçerde oturma odasına geçtik. O sandalyeye oturdu, ben de kanepeye yayıldım. Sabrım kalmamıştı.
"Esat hakkında bildiklerini anlat."
"Esat kötü biri Mete. Cidden çok kötü biri. Eskiden arkadaştınız doğru. Daha o zamandan beri sizin kötülüğünüzü istiyordu. Arkadaş gibi görünüyordu tamam ama gerçek yüzü bambaşkaydı. Sanırım o olaydan sonra senin hafıza kaybından yararlandı ve korkarım aklını başarıyla çelmiş. Esatın buna cesaret edebileceğini, bu kadar ileri gidebileceğini asla tahmin edemezdim."
Hiçbir şey anlamamıştım. Kafam allak bullak olmuştu. Ne saçmalıyordu bu kız? Heyecanlanmıştım. Kalbim ve nefesim hızlanmaya başladı. Ter
"Neden bahsediyorsun sen? Ne olayı, ne ileri gitmesi?"
Berfin uzun bir süre düşündükten sonra derin bir nefes aldı.
"Aileni.. kimin öldürdüğünü sanıyorsun?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kimliksiz(Durdu, Devam Edecek.)
Teen FictionAilesini kaybeden Mete'nin hafızası büyük ölçüde kaybolur. Eskiden kalan tek varlığı, Esat'tır. Ancak Esat bir çete lideridir ve Mete, Esatın pis işlerini yapmaya başlar. Bir gün Mete dışarda bir kızla karşılaşır. Kız adının Berfin olduğunu söyleyi...
