1. BEYAZ YALANLAR VE ACİZ YALANCILAR

2.6K 163 13
                                    

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

20 Aralık 2024, günümüz

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

20 Aralık 2024, günümüz.

"Sözünü tutmadın,"

Elimde tuttuğum silahı Roan'ın nefeslenmekte olduğu, yaralı yüzüne doğru doğrulturken kalp atışlarımın hızlandığını hissettim. Sözcüklerim dağınık alanda yankılandı ama içimdeki öfkeyi yeterince yansıtamadı. Eğer bir şüphe duymasaydım her şey bitecekti. Derin nefes alıp verirken kendimi dizginlemeye çalışıyordum. Ona baktığımda kaşlarını çatmış, aralıklı kanlı dudaklarından nefeslenmeye devam ediyordu. O an gerçekten onu öldürmek istemiştim. Bunu inkar edemezdim. Onca yılın, onca emeği boşa gidecekti. Roan, gözlerinde alaycı bir ifade ile bana adeta karşılık verdi; oldukça keyifsiz görünüyordu. Belki de şu an bu durumda ne kadar vaktimi harcayacağını hesaplayıp kaçma planı kuruyordu. Ama bu imkansızdı.

Siyah metal raflar, köşelerde biriken tozlar ve duvarları kaplayan paslı borular vardı. Havada, nemin ve eski tahta kutuların kokusu vardı. Bağlandığı sandalyede zorlukla kımıldamaya çalışıyordu. Elimdeki tuttuğum silahı hızla ona doğrultmaya devam ediyordum. Arkamda kalan kağıtlara bakıp bana odaklanıyordu. Umursamadan hareket etmeye devam ederken arkadan bağlı olan elleri ile adeta boşa kürek çekiyordu. Ona doğru adımlayıp silahı alnına değdirmemle kımıldamayı bıraktı. Umutsuzca etrafa yine bakınıyordu. Siyah saçları darmadağındı. Etrafı saran sessizlikte yalnızca Roan'ın ağır nefesleri duyuluyordu. Yaklaşık on dakika önce kendine gelmişti. Bir süredir baygın olduğu için şu an neler olduğunu idrak edemiyor olmalıydı. Silahımı indirip onun yan tarafına geçtim. Onun solunda kalan cam kenarına doğru yaklaştım. Kapalı perdenin ucundan tutup yavaşça içeriye sokak lambasının ışığının girecek kadar perdeyi çektim. Açılan küçük alandan, dışarıya bakındığım gibi derin nefes aldım. Bir süre sokağa bakındım. Çevrede değişiklikler ya da şüpheli şeyler için bakınıyordum. Ancak şu an ortalık temiz gözüküyordu. Tekrardan sokak lambasının aydınlattığı yerlere odaklanıp çevreye bakıyordum. Yaklaşık bir saattir buradaydık. Onunla konuşup bilgileri almalıydım. Yeterince vakit kaybetmiştim. Ardından sağıma, ona döndüm.

"Planlarını suya düşürdüm değil mi?" Alayla söylediğim bu söz, Roan'ın gözlerinde anlık bir iğrenme dalgası yaratmıştı. Gözleri, her zamanki sert ve soğuk bakışlarından çok daha keskin, bir avı görmüş gibi parlıyordu. Sinirleniyordu. Ne kadar sinirlenirse o kadar iyi olurdu. Ağzından her şeyi kaçırabilme ihtimali artacaktı.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Feb 14 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Gölgenin Senfonisi: Sırların AynasıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin