Jimin
İyi misin?
Jennie
Biraz başım ağrıyor.
Ağrı kesici içtim. Geçer birazdan.
Jimin
Hera uzaklaştırma cezası aldı.
Bugün okulda olmadığın için haberin olsun diye söyledim.
Jennie
Mutlu oldum :D
Hera'nın gitmesine.
Jimin
Dün bir şey itiraf etmiştim.
Onun hakkında konuşamadık.
Jennie
Boşversene.
Önemsiz bir şey.
Jimin
Önemsiz mi?
Ben onu söyleyene kadar bir yerlerimden ter aktı.
Jennie
Yo, hemen söyledin.
Her neyse.
Dediğim gibi bunun hakkında konuşmayalım.
Jimin
Kafanı çok sert vurdun galiba.
Kızım sen benim peşimden koşmuyor muydun?
Dövdüğün kişiler neydi peki?
Jennie
Sana artık bunu yapmayacağımı söyledikten sonra Hera'yı dövdüm evet ama artık yapmayacağım.
Jimin
Bu bir intikam mı?
Jennie
Hayır, bu benim vazgeçmişliğim.
Jimin
Vazgeçmişliğin bizi tüketecek.
Jennie
Ben çoktan tükendim. Sıra sende.
***
Jimin
Kaç gün oldu okula gelmiyorsun.
Konuşmuyoruz.
Neden cevap vermiyorsun?
İnternetin açık.
Ah kapattın.
Jennie cidden...
Cidden merak ediyorum seni.
***
Jimin
Şu lanet olası telefonu açar mısın?
Ne demek okuldan nakil aldırdın?!
Üstelik ben sana böyle bir şeyi itiraf etmişken!
Jennie!
***
Jimin
Kapıyı aç.
Birazdan annenin geleceğini bilmiyor musun?
O kapıyı açamayacak sanki.
GÖRÜLDÜ ATIP DURMA!
Aklımı kaçıracağım şimdi!
Jimin Jennie'nin annesinin açtığı kapıdan içeri girerken teşekkür etti. Anında onun odasına koşup kapıyı anında açtı. Tıklamayı önemsemedi çünkü çok merak ediyordu onu.
Jennie irkilip arkasına döndüğünde Jimin'i görmesiyle gözlerini kocaman açtı.
" Lanet olası iki hafta neredesin?! " diye bağırdı Jimin. Hiçbir şey umrunda değildi. Ne çıkardığı sesten ne de aşağıdaki ebeveynlerin duyabileceği tondan.
" Bana bağıramazsın. " dedi Jennie dişlerinin arasından. " Çık git evimden. "
" Amacın ne senin? " dedi Jimin ona yaklaşarak.
Jennie kollarını birbirine bağlayarak " Biraz daha yaklaşırsan çok değerline tekmeyi yersin. " dedi. Sonra güldü. " Yapmadığım bir şey değil. "
Jimin " Seninle şurada ciddi bir şekilde konuşuyorum. Neredeydin ve neden mesajlarıma cevap verecek kadar önemsemedin? Ne yaşamış olabilirsin iki hafta boyunca! " diye cümlenin sonunda tekrar patladığında Jennie işaret parmağını ona doğrultup " Seni tekrar uyarıyorum. " dedi. " Sesini ya kıs ya da ben kökten keserim. "
Jimin ellerini saçlarının arasından geçirdiğinde Jennie " Okula gelmedim çünkü canım öyle istedi. Sana cevap vermedim çünkü sana acı çektirmekti amacım. " dedi.
Jimin ona inanamaz bir halde bakıp " Ne? " dediğinde Jennie " Sen benimle oyun mu oynuyorsun? " dedi. " Ayrıldığımızdan beri peşinden iti gibi koşuyorum resmen ve sen bana beni tekrar sevdiğini söyledin. O zaman beni neden yıprattın bu kadar? Sebep insanları dövmem değil mi? Bunu durduracak kişi sendin ama sen ne yaptın. Benim için birilerini dövüyor diyerek kalkmış götünle benim dövüşümü izledin. "
Jimin onun soluksuz hızlı konuşmasını dinlerken Jennie " Sence ben bu kadar gurursuz biri miyim? Sana hemen döneceğimi mi zannettin? Biraz da sen acı çek. " dedi.
Jimin sinirleri bozulduğu için gülerken " İyi. " dedi. " Tamam. Madem beni istemiyorsun. Gözlerimin içine baka baka senden vazgeçtim, seni sevmiyorum de. "
" Seni sevmediğimi söylemedim. "
" Ama yaptığın konuşma bunu çağrıştırıyor. " dedi Jimin ona yaklaşarak. " Gözlerimin içine bak haydi. Söyle. "
Jennie onun gözlerinin içine bakarak ince parmaklarını onun çenesine sardı. Kafasını yana çevirip " Oradaki resmimiz her şeyi açıklıyor bence. " dediğinde Jimin " Ben senin ağzından duymak isterim. " dedi.
Jennie onun çenesini sertçe bırakıp " Her yalanın bir bedeli var, Jimin. " dediğinde Jimin " Süslü laflara gerek yok. " dedi.
" Gerekmiyor çünkü... " dedi Jimin Jennie'nin sırtını dayadığı duvara elini koyup onu kafeslerken. " Hislerimiz her şeyi kanıtlıyor. "
Jennie titreyen irisleriyle ona bakıp " İkimiz deliyiz biliyorsun değil mi? " dediğinde Jimin dudaklarını ısırıp " Hm... " diye mırıldandı. " Evet. Daha demin kavga ediyorduk, şimdi ise... "
Jimin yavaşça yutkunduğunda Jennie hareket eden adem elmasına baktı. Çıkık adem elması insanın bakmasını gerektiren, çiçekli, güzel kokulu bir dağı andırıyordu. Belki de bir şelaleyi andırıyordu. Dudaklar oraya dayanıp, o sudan tatmalıydı.
" Neden sustun, hırçın kız? " dedi Jimin tek kaşını kaldırarak. " Seni susturmak için sana yaklaşmam mı gerekiyor? "
" Boş konuşuyorsun. " dedi Jennie neredeyse içine kaçan sesiyle. Ah, Jimin'in etkisi bir başkaydı. Başınız dönüyordu ama hala devam ediyordunuz. Sırf onun kollarına bayılmanız için. Başı döndüren de oydu kollarıyla saran da.
Jimin ona yaklaştığında Jennie tüm yelkenleri suya indirdi. Özlemişti. Öpüşünü, dudaklarını özlemişti. Çok bile beklemişlerdi.
Jimin'in nefesini sus çizgisinde hissettiği sırada dudakları etrafı yakacak kadar hissettirecek bir şekilde birbirine değiyordu ki telefon çaldı.
Jimin " Siktir ya. " diye kafasını geriye çekip Jennie'den uzaklaştığında Jennie derin bir nefes alıp gözlerini açtı.
Jimin telefonu açıp " Ne var ne? " dedi. " Hayatımı kararttın söyle. "
Jimin duyduğu cevapla birlikte ağzına geleni arkadaşı Taehyung'a sayıp telefonu kapattıktan sonra Jennie gülmemek için kendini zor tuttu.
" Yanlışlıkla aramış. "
Çok saçma bir bölüm. Neden bu kitabı okuyorsunuz ki ğzkcmspvlspgh
Neyse Taehyung'umuza kızmayın. ÇÜNKÜ ÖPÜŞMELERİNE KALBİM DAYANMAZDI YANİİİEEĞĞĞĞ
HADİ EYW
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Girl With Love [jenmin]
FanfictionJennie Jimin'e çok aşıktı ve Jimin'e yaklaşan herkesi dövmekten kaçınmıyordu. 060719' 240219' #rosegguk #1 291219' #kimjennie #1 090220' 051220' (x2)
![Girl With Love [jenmin]](https://img.wattpad.com/cover/190114563-64-k871559.jpg)