2🍊

97 19 4
                                    

Ayakları düşkün, gözleri şişkin, sözleri taşkın, kalbi aşkın oğlan

🍊

"Amankuşum mahallesi seni konuşuyor, orospu olmaya gitmişsin."

"Baekhyun'la dedikodumu mu yaptınız?"

Elindeki bıçak elmanın kabuğunda artık kalınca bir hat çiziyordu ve bu telaşı diğerini huysuzlandırmıştı.

"Adamın Asuman'ın varken neden muhabbetinizin konusu ben oluyorum ki?"

Jongin sonunda elindekileri tabağa sertçe bıraktı.

"Artık bizimle takılmadığın için olabilir mi acaba? Bizi kimlere tercih ettiğini merak ettiğimiz için olabilir mi ya da? Söyle kimlere orospu oldun? Ne uğruna!"

"Üff Jongin.. Alçılarının yaşattığı engellenmenin öfkesini benden çıkarma. Sadece halı sahaya gittim."

"Sabahın köründe mi?"

"Antrenmanlarımız sabahın köründe başlıyor. Elemeleri geçip takıma seçildiğimi söylemiştim sana.. ona da.."

"Şıkır şıkırdın..?"

"Kot pantolon, tişört üzerine çizgili bir gömlek ne zamandan beri şıkır şıkır oluyor Jongin. Sırt çantamı da gördün mü, tıka basa malzeme doluydu."

Jongin dilimlediği elmalardan birini ona uzattı bıçağın ucunda.

"İlk maçın ne zaman olacak?"

"Bir ay var daha.."

"Ohooo.. belki alçılarımdan biri açılır, belki sandalyeden değneğe level atlarım, maçını izlemeye gelirim."

"İki aydan önce açılmaz demişlerdi. Ama sandalye ile bile olsa getiririm seni karşim."

"Baek gibi üşengeç değilsin neyse ki.."

"Baekhyun sadece üşengeç değil, değişik bir inadı var. En çok da özellikle bana karşı olduğuna dair güçlü sezgilerim var."

"O güçlü sezgilerin inatçılık dışında başka bir ipucu vermiyor mu Baek'in sana tavırları hakkında?"

Sehun düşünür gibi yaptı, Jongin'in ısrarlı bakışlarını görünce gerçekten düşündü ama özellikle düşünürken de bir çıkarımda bulunmak zor olmuştu.

"Adamın Asuman'ın da dün elinde bir poşet elma vardı."

"Gördüm. Şu yaz günü sulu sulu meyveler varken elma neden anlamıyorum."

"Aynısından soyuyorsun ama.."

"Ben sadece aşkımı takip ediyorum, kalbimin sesini dinlediğimden."

"Devrik cümleler seni aşk şairi yapmaz Jongin."

"Uzun bacaklı olmak seni basketçi değil topçu yaptı ama."

"Basket oynarken de ayağım topa gidiyordu, futbolun kaderim olduğunu düşündürttü bana."

"Kader olanı düşünmezsin Sehun, oluverir o sadece."

"Oluverdi benimki de işte."

"Kaç hafta hazırlandın o elemeler için. Oluvermiş hızından fazla süre içeriyor bu. Kader değil gayrete benziyor."

"Hayalim için gayret etmekte bir sakınca görmüyorum. Dünyanın ana metali kader değil silisyum."

"Senin de burcun toprak değil koç."

"Ama annem bana aslanım diyor."

"Annen yakışıklı bir oğlan doğurduğu için başarısına tapıyor."

"Seninki sana gün aşırı kızıyor ama."

"Bisikletle Eyvallah yokuşunu pedallı indiğim için affedemiyor beni. Demokratik olduğu için yakışıklılığıma tolerans göstermiyor. Vaziyetimdeki sorumsuzluğuma kızıyor."

"Doğrudur. Bizimkiler her dönem cumhuriyetçilere verir."

"Asuman'ım anarşik duruyor, sence?"

"Yüzüklerini çok kıro işi buluyorum. Belki milliyetçidir."

"Onu o kadar yakından görebilme fırsatını kıskanıyorum."

"Kısa boylu adamlarla ilgilenmiyorum Jongin."

"Baek duymasın, inatçılığı azar sonra."

"Nefes almam onu azdırıyor sanki."

"Bir anlamda evet, öyle oluyor."

"Sence ne yaparsam yine eskisi gibi olabiliriz. Yine üçümüz takılalım istiyorum."

"Ne bilim, öpüşün barışın, mesela."

"Bu kadarla kurtarır mıyım sence? Bence kömür ocağı kadar kini var bana."

"Yapma, biz bu mahallenin oğlancıklarıydık. Şu sokakta kaç kere yakar top oynadık üçümüz."

"Çıkmaz bir sokakta, beli silahlı, elleri dövmeli, beli yüzüklü bir adama kırık ayaklarınla pencereden aşık olacağını kim bilebilirdi ki!"

"Ellerinde dövme mi var? Ya Sehuuun! Dürbünün duruyor mu hala?"

"Abartma Jongin. Dürbünle adamı gözetlemen çok ahlaksızca. On yaşındaki Jongin bu halini görse ne derdi bir düşün. Onu hayal kırıklığına uğratamazsın."

"Hadi ordan Sehun! On yaşında Safiye teyzelerin camını kaç kez indirmiştik. Topumuz inatla onun bodrum kattaki evinin korkuluklu pencerelerine çarpıyordu. Deve gücü mü varsa neyse sende camlar inleyerek şangır şungur yere dökülüyordu."

"Bak işte, topçu olacağım o zamandan âyanmış."

"Bodrum katı ev yapmak kimin götünden uydurulmuş bir proje acaba? Ve belediye bu imara nasıl izin veriyor. Kışın ne kadar zorlanıyordur Safiye teyze."

"Zor ısınıyormuş, annem onlara güne gittiği her seferde ayaklarını battaniyelere sarıyordu."

"Kahrolsun kapitalizm!"

"Adamın Asuman değil mi şu gelen?"

"Gönlümün efendisi.. ömrümün ezgisi.."

"Övgülü sözler seni aşk şairi yapmaz Jongin.."

"Ama Asuman beni kör kütük âşık yapar."

"Kütük olduğun kısmı tamam.."

"Alçılarımı sızlatıyorsun.. ne aşktan yana bahtım var ne de arkadaştan yana.."

"Ben kaçtım. Akşam antrenmanım var."

"Bir dahaki sefere dürbününü de getir!"

Sehun soyulmuş elmayı Jongin'in elinden kaptığı gibi kaçtı. Asuman'ın apartman kapısı gürültü ile kapandı sanki bütün kapılar Jongin'in yüzüne kapandı, gözleri kararıp düştü başı omzuna..

🍊

Aşk mekan mıdır Zaman mı?
Bu hikayenin meselesi budur çocuklarım  ;)

A Soo ManHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin