Tony rüya görüyordu.
Nerde olduğunu bilmiyordu. Göğsündeki reaktörün ışığından başka hiç bir şey göremiyordu.
Zırhının içindeydi, ama Friday sessizdi. Veri akışı hiç bir bilgi göstermiyordu. Bu onu endişelendirdi.
Başlığını kendi eliyle açmak zounda kaldı ve gözleri karanlığa alışınca etrafa baktı.
Mağaradaydı, derinlerde bir mağarada. Etrafındaki hava nemliydi.
Kıpırdamaktan korkuyordu. Steve'in yanına gitmenin bir yolunu bulmalıydı.
Steve nerdeydi ? Neden ayrı düşmüşlerdi ? Neden buraya gelmişlerdi ?
Yürümeye başladı, ama daha ilk adımını tamamlayamadan uyandı.
Tony tavana bakıp düşündü, Kuleyi beğenmediğini söylemiştin, ama bu doğru değil çünkü onu çizmişsin. Benimle tanışmadan önce.
Ve sonra. Yani önceden de yalan söylüyordun.
Ve ondanda sonra Ve şimdi bana gerçekleri söylüyorsun.
T'Challa'nın söylediği Steve'in özür dilemeye çalışmak istemesi aklında yankılanıyordu.
Tony, Steve'in yatağına doğru baktı. Çok fazla örtüler altına gömülmüştü sadece saçı görünüyordu. Ve şimdi, neden ? Neden Steve üşüyordu ? Hava dışarda 37 dereceydi. Odada hiç bir klima çalışmıyordu.
Saat 9:30 hala kahvaltı için zamanları var.
Tony banyoda giyindi, ve çıktığında Steve uyanmıştı, kotunu giymişti ama üstünde bir şey yoktu.
Tanrım.
O sadece....kusursuzdu, değil mi. Söylenecek söz yoktu. Vücudunu anlatacak söz yoktu. Kusursuzdu.
Saçmalama, Rogers.
Bir anlığına göz göze geldiler. Steve şaşırtıcı derecede üzgün görünüyordu, kemikleri ve derisinden bile belli oluyordu. Çabucak üstüne bir kazak geçirdi.
Kazak. Tanrım.
Kahvaltı odasında yalnızdılar. Diğer misafirler çoktan gitmişti. Otelin sahibi onlara kahve yapmıştı. Kruvasan artık sıcak değildi, ama tazelerdi ve tadları çok güzeldi.
Steve biraz kafası karışmış görünüyordu, Tony'nin yaptığı her şeyi kopyalıyordu, ve yemeyi bitirdiklerinde ona yarım bir şekilde gülümsedi, ürkekçe.
Tony de ona gülümsemek istedi, ama sonra gülümsemek istemediğini hatırladı.
Tony kalkmak üzereyken, Steve ''Ben gerçekten üzgünüm. Nasıl bilmiyorum....Sen bana inanana kadar söylemeye devam edeceğim.'' tabağındaki kırıntılara bakıyordu.
Tony sandalyesine geri oturdu. ''Sana inanmadığımdan değil. Bu sadece....ihtiyacım olan şey değil.''
Steve gözlerini kapattı ve nefes verdi. Başını salladı.
Tony otelin sahibine ödeme yaptı ve çok geçmeden tekrar yola çıktılar.
''J, dostum, orda mısın ?''
''Her zaman efendim.''
''Bugün yol nasıl ?''
''Tamamen mükemmel, efendim. İzlediğiniz rota tahmin ettiğiniz gibi trafiğe kapalı. Otoyoldan kaçınmak gerçekten akıllıca bir seçim.''
''Teşekkürler, J.''
''Zevkti, efendim.''
Tekrar sessizlik oldu. Tony acaba Steve soracak mı diye merak etti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
almeno tu nell'universo . stony
FanfictionTony uzaklaştı. Yani, uzaklaşmak istedi. Ama yapamadı. Çünkü. Steve Rogers arabasının önündeydi. Steve Lanet Rogers, Tony'nin lanet arabasının önündeydi.
