BÖLÜM 1

1 0 0
                                    


4 Aralık 2018

Sabahın ilk ışıkları belirirken Luna hala evinde dolanıp duruyordu. Bir saat önce gelmişti evine fakat aklını kurcalayan bunca şey varken oturması mümkün bile değildi. Tabii ki birde evin tuzakları vardı. Her şeyi dikkatlice kurmuştu artık rahatlıkla uyuması gerekirdi fakat şuan beyninde bunca şey olup biterken bu mümkün değildi. Herkes gibi değildi o, beyninin bu derece yoğun olmaması gerekirdi buna göre eğitilmişti. Bunun gibi basit bir işin nasıl olur da aklını hala kurcalayabildiğini anlamıyordu. Adamların işini bitirmişti oysaki görevi bitmişti. Aklına takılan adamın son söylediği kelimeydi.

Diğerinin işini bitirdiğinde arkasındaki adam üzerine atlamış ve düşmesini sağlamıştı. Dengesini kaybettiği gibi silahı ayrı bir yere fırlamış ve kolunun üzerinde derin bir kesik açılmıştı. Adamı üzerinden atarken kolundaki kesiğin sebebini öğrenmiş oldu adamın elinde bıçak vardı. Her zaman dedi her zaman aynı hatayı yaparlar. Silahlı bir kavgaya bıçakla girilmez dostum.

Ayağa kalkarak sert bir tekmeyle adamın elindeki bıçağın başka bir yere fırlamasını sağladı. Sersemliğinden fırsat bilip üzerine çıktı ve tüm gücüyle boğazına sarıldı elleri. Bunu yapmanın acısını şimdi çıkartacaktı ondan. Silah tek bir seferdi bitirirdi her şeyi. O ise kolunu mahvetmenin acısını çıkartmak istiyordu. Nefesini kesecek kadar sıkıyordu boğazını. Cebinden çıkardığı bıçağıyla belirli yerlerine derin çizikler atmaya başlamıştı. Ölürken can çekişmesini istiyordu ve bu onu korkutmak yerine keyfini yerine getiriyordu. Birinin canını almak onun ruhunu besliyordu. O buydu can almaktan zevk duyan bir katil. Boğazındaki elleri biraz gevşemişken mırıldanmasını duydu adamın:

'Prohibere ! Clavis! Prohibere!'

Neredeyse 10 senedir duymadığı bu dili duyduğunda elini çekmişti. Fakat geç kalmıştı, adam son nefesini vermişti kelimesinin sonunda. Neler oluyordu bu adam nereden bilebilirdi? Dur demişti adam, anahtar, dur. Anahtar hakkında bilgiye sahip olan, dünyadaki son kişi kendisiydi. Nereden bilebilirdi bunu? Aklında düşüncelerle, her şeyin bitmiş olmasının verdiği hüzünle evine doğru yola çıkmak için ayrıldı.

Yorgunluk süzülürken tüm bedeninden kafasını toplamak adına yatağına doğru yol aldı Luna. Uyumak iyi gelir diye düşünüyordu kafasını toplayıp uyandığında düşünecekti. Bir gece için bu kadarı fazlaydı. Güneş onu selamlayıp içini ısıtırken o güneşe küsüp siyahlarını çekerek engellemişti onun selamını. Yastığa kafasını koyduğunda aklında hala ısrarla dolanan o kelime vardı. Clavis...

Kapının yumruklanmasıyla gözlerini araladı. Her zaman yastığının altında tuttuğu silahını dikkatli bir şekilde tutarak mümkün olduğu kadar ses çıkartmamaya özen gösterirken kapıya ilerliyordu. Birini beklemiyordu, özellikle kapıyı kırmak istercesine yumruklayan birini hiç beklemiyordu. Duvara gizlenmiş monitörü aktif hale getirerek kapının önünü gören kameraya baktı. Gördüğü gibi içini saran rahatlamayla aynı zamanda paniklemişti. Bu saatte gelmezdi eğer bir problem olmasaydı. Kapıyı kırmasını engellemek için bir an önce açtı kapıyı. Solis üzerine atladı hemen aynı zamanda da saydırıyordu.

'Neredesin sen Luna? Saatten haberin var mı? Kodu neden girmedin? Bir şey oldu zannettim sana!'

Luna onu üzerinden fırlatırken aynı anda cevap yetiştirmeye çalışıyordu

'Solis dişlerini üzerimden çek. Beni bu kadar boğacağını bilsem emin ol kodu eve girmeden sana yollardım.'

'Merak etmeyi boğmak olarak tanımlayabilen tek insan sen olabilirdin zaten' dedi Solis düşürdüğü kaşlarıyla.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Oct 28, 2019 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Clavis (Anahtar)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin