Şimal, Kuzeyi gösterir.

127 6 6
                                    

"Benim olduğun o kadar belli ki... Şimal, Kuzeyi gösterir. Senin ismin bile beni gösteriyorken nasıl benden gidersin? Bu o kadar güzel ki... Sanki benim için saklamışlar seni. İşte Anlasana artık sen hep benimsin."

Genç adam şuana kadar kimseye değer vermemişti, 20 yıllık acı dolu geçmişinde kimseye sahip olamamıştı. Sahip olmanın, sahip olunmanın, sevmenin veya sevilmenin ne olduğunu bilmiyordu. Kuzey sertkaya etrafındaki onca kişiye rağmen yanlızdı ve bundan şikayet etmiyordu. Kalbi dünyadaki herşeye kapalıydı. Yeşile dönük gri gözleri hep boş, hep sahipsizdi.Bu sahipsizlik tıpkı en sona bırakılmış ve sevilmeyen bir oyuncağın durumu gibiydi. Ve onu alacak kişiyi bekliyordu. Ve o kişi geldiğinde fırtına gibi edecekti. O gözler belki de farklı duygularını yansıtacaktı.

Kimsesizdi, Kuzey. Acımasızdı Kuzey, çünkü kaybedecek hiçbirşeyi yoktu. Belki uğruna savaşabileceği, yaşayabileceği biri olsaydı yaşamayı sevebilirdi. Ona gideceği yolu gösteren, biri olsaydı daha kolay olacaktı herşey. Ama hayatına hiç öyle biri girmemiş ve giremeyecekti de. Kimseye güvenmemeye ant içmişti.

Onu doğuran bile belli değilken, nasıl insanlara güvenebilirdi ki?

Hayatının bir yönü yokken, nasıl yaşayabilirdi bir insan.  Ama Kuzey zaten bir amaç için yaşamıyordu. Ölüm bile güzel geliyordu artık Kuzey'e.

Ve hiç bir zaman iyi biri olmamıştı.

Ona göre iyiler hep kaybederdi. Ve bu boş geçen hayatta iyilik meleği gibi gezmenin bir anlamı yoktu. Herkesin öleceği bilinen bir dünya da yaşamak değilmiydi zaten saçma olan.

Kuzey Sertkaya. Soy adı gibi sert ve zor bir gençti.Onu yaşamak zordu. Kuzeyle konuşmak bile zordu aslında.

Yakışıklı yüzüyle göz dolduran biriydi.

Zeki ve güçlüydü.

Her zaman bu özellikleri sayesinde göz önünde olmuştu.

Ve şimdi o boş ve güzel gözler, bir üniversite koridorun da  gelip geçeni delip geçiyordu.

Hayranlık uyandıran yüz hatları her zamanki gibi sert ve kaskatıydı. Bazen bu hatlar hayranlık uyandırırken , bazen fazlasıyla korkunç oluyordu. Korkunçlu'ğu bile güzeldi aslında bu adamın.

Sinirlenmesi bile onu acayip şekilde güzel kılıyordu...

Ders arasındaki boşluk genç adam için can sıkıcı olmaya başlamıştı.Gelen giden insanları incelemek ten, kızlar tarafından izlenmekten gerçekten sıkılmıstı. Elinden gelse okula bile gelmezdi. Elini kaşındaki piercinge götürüp oynamaya başladı. Uzun ve koyu kaslarında piercing gerçekten güzel duruyordu.

Kolundaki saate vakti ve derse 15 dakika kaldığını gördü. Zaman istediği zamanlarda çok yavaş ilerliyordu. Geçmeyen zamana bakıp küçük bir küfür etti. İçerinin loş ve sıcak ortamı ona hastaneleri andırınca , hava ona boğucu gelmeye başladı.

Sıkıntıyla iç çekti ve oturduğu sandalyeden kalktı.

Ve boyunun uzunluğuna tezat bir zariflikle yürümeye başladı. Yaklaşık 1.87 boyu vardı. Bu yüzden hep ilgi çekmiştı.

İnsanların kendisine olan bakışlarına alışıktı.

Dışarıya çıkan kapıya doğru giderken kimseye bakmadı. Hiç bakmazdı.

Sonunda uzun koridor bitti ve genç adam bahçeye çıkabildi.

Dış kapıya yakın bir duvara yaslandi ve cebinden sigarasını yapabilmek için çakmağını çıkardı. Sigarasını yaktıktan sonra çakmağı aldıği yere koydu ve sigarasını içmeye başladı.

Etrafını gözden geçirirken gözleri bir kıza takıldı ki, takılmaması mümkün değildi. Kızın siyaha yakın sırtına kadar gelen gür saçları vardı, ve rüzgar bu saçlarla en güzel dansını ediyordu. Ela gözleri her an farklı bir renge kayacakmış gibi hareliydi. Ve bu renk adamın beğendiği ilk renkti.

Kız baştan aşağı beyaz giyinmiştı.

Beyaz dizlerinin üzerinde bir elbise, beyaz dolgu topuk ayakkabılar, beyaz aksesuarlar...

Elinden gelse saçlarını beyaza boyatacak diye düşündü genç adam.

İlk kez bir kız bu denli ilgisini çekmişti.

Çünkü adama çok tezattı kız.

Adamın baştan aşağı siyah giyimine karşılık, beyaz giyimi. Adamın gri gözleri ve kumral saçlarının aksine, ela gözleri ve siyaha yakın koyulukta saçları vardı.

Ten rengi çok açık değildi ama esmer de değildi.

Adam kızı gözleriyle takip etmeye devam etti. Sert bakışları kızı süzdü ve en fazla 1.65 boyunda olabileceğine karar verdi.

Kız önce okula baktı ve büyüklüğü karşısında şaşkınlık yaşadı, sonraysa önüne gelen bir çocuğa bir şeyler sordu.

Teşekkür etti ve gülümsedi.

Gülümsedi ve adamın kalp atışları değişti.

Bir an bu durum karşısında şaşkınlık yaşadı adam,sonra kızın bakışlarının kendisinde olduğunu gördü.

Kız biraz öncekinin aksine kaşlarını çatmıştı.

Ve adam o an kıza sinirli olmanın da yakıştığını fark etti.

Kıza bakıp sırıttı , göz kırpti.

Kızın afalladığinı ve kendi kendine söylendığını fark etti. Bu çok değişik bir şekilde onda tatlı duruyordu.

Az daha bu durum gülecekti.

Gülmeyi unutan adam 5 dakikadır bakıştığı kıza gülecekti.

Kendi kendine sinirlendi.

Ne oluyordu ona böyle?

Nasıl bir büyüydü bu kız?

Elindeki sigarayı yere attı ve ayağıyla ezdi. Başını ezdiği sigaradan kaldırdı ve kızın hala kendisine baktığını fark etti.

Bu oyuna son vermenin vakti gelmişti.

Ağır adımlarla kıza doğru yürüdü.

Ve yanına vardığinda aralarındaki boy farkını gördü.

Bu kız çok mu küçüktü?

Dudaklarını dişlerinin arasına aldı ve kıza tepeden bir bakıs attı.

"Burada yenisin?" dedi tok bir sesle. Kız başıyla onayladı.

"Peki ,yeni kız" sesi giderek sertleşmışti. "Bana böyle bakmandaki sebep nedir?"

Kızdan cevap gelmeyince, başını onaylar gibi salladı. "Anlıyorum" dedi alayla. "Benden etkilendim ama, " Kıza doğru biraz daha yaklaştı. "Güzelim, tipim değilsin" Kızın kaşları çatılınca , dudaklarını büzdü. "Şimdi , yok ol."

Beklediği tepki kızın korkarak kaçmasıydı ama bu yer cücesi tüm herkesin içinde Kuzey'in yüzüne yumruk atmıştı.

İşte bunu yapmayacaktın dedi genç adam içinde. Kuzey'in ilgisini çekmiyecektin.

Hangi mücevher kalkıp yarışır ki seninle 
Hiçbir katkı olmadan üstelik çıplak tenle 
Sanki hep birliktesin gece gündüz benimle 
Kuzey yıldızısın sen yoktur eşin benzerin 

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jan 09, 2015 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

KUZEY'İN YILDIZIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin