ihtimaller perisi

1 0 0
                                    

Maralı dizlerine yatıran serdar kaldığı yerden devam etti usulca içmeye bir Sezen şarkısını da mesken tuttu hislerine

hisleri yıllarca o kadar dolmuş birikmiş ve bunaltmış tı ki onu sahile vuran dalgalar gibiydi sonu yoktu ve her bir dalga güçlüydü bir öncekinden her bir duygu daha çok yakıyordu genç adamın canını bir öncekinden

Usulca uyuyan kardeşine baktı kırmızı bir burnu ve al al olan yanakları minik bir buse kondurdu kafasına elinde bir kadeh viskisi ile devam etti onu uyutmaya arada biten bardağını kenara alıp sigarası yer alırdı parmaklarının arasında sonra sehpada ki telefona gelen bildirim ile hızlıca aldı telefonu eline

0539*****
- serdar a söyle çok çok iyi baksın sana canımın içi o kadar iyi baksın ki tek bir damla düşmesin uğruna can vereceğim gözlerimden

Talha bu nasıl bir oyun be diyerek geçirdi içinden hızlıca bildirim ekranının fotoğrafını çekti belki numaradan sinyal takibi yapabilirdi şimdilik bıraktı telefonu yerine buna yarın bakacaktı duran sezen  şarkısını yeniden başlattı maral da kıpırdama ya başla dı belli ki almıştı uykusunu o hep az uyuyan bir insandı zaten küçüklüğünden beri usulca kalktı altından bacaklarını açtı içki şişelerini kaldırdı gün çoktan ağarmaya başlamıştı bile misafir odasına girip soyundu soğuk bir duş yardımcı olacaktı ona hızlıca duşunu aldı kendisinin burda olan eşyalarından iki parçayı hemen geçirdi üzerine mutfağa geçip çay yaptı odadaki masaya kendileri için minik bir kahvaltı hazırladı  telefonunu alıp şarkıyı kapattı yine mutfağa geçip bilişimden kendine yakın gördüğü bir arkadaşını durumu aktardı kısaca numarayı attı cüzdan ve anahtarı alıp çıktı evden köşedeki pastaneye gidip bişeyler aldı eve dönünce maral ı koltukta uyanmış bir şekilde buldu

- sezen aksu bitince gittin sandım abi

+ Yok be kızım hem kimim var gidecek senden başka kapı mı var Allah aşkına

- ne bileyim ben bir yüzümü yıkayıp geliyim

+ Hadi çabuk ol daha kahvaltı yapıcaz daha minik cadı

- deme şöyle be

Hızlıca adımlarını odasındaki banyoya yöneltirken serdar arkasından bağardı

+ O saçları da düzelt bu ne be cadı olmuşsun tam

Maral söylenirken aynada kendisi ile baş başa kaldı sonunda hızlıca bir göz arttı abisinin dediği surata

Göz altları morarmış ve göz torbaları çoğalmış dı uykusuzluğunu gözler önüne serercesine saçları dağalmış uyumadan önce ağladığının kanıtı olan burnunun kırmızılık hala yerli yerinde duruyordu hızlıca taradı saçlarını ve topladı yüzünü yıkadı dişlerini fırçaladı ve hazırdı işte ne kadar oluyorsa oturma odasına geçerken dün kapının kenarına koyduğu hırkayı gördü hemen alıp giyinme odasına gitti ilk bulduğu askıya asıp onun tarafına yerleştirdi odaya geçip serdala sessiz ce kahvaltılarını ettiler bu sessizlik ikisi içinde hayırlı değildi elbette ikiside bastırmaya çalışıyorlar dı biri hüznünü biri öfkesini serdar gelen telefon sonucu hızlıca kalktı maralın anlından öpüp çıktı evden

Maral da yine yalnızlığı ile kalmıştı işte kalkıp sofrayı topladı televizyonunu açıp kanalları gezerken zili çaldı serdar gelmiştir diye geçirirken kapı da fındığı hediye ettiği çocuğu gördü kucağında fındık ile çocuksa somurtkan suratı ile fındığı eve saldı

- bey buna bakamam üzgünüm ona iyi bak oyuy mu

+ Hey küçük nereye

- oymaz bakamam mayal gideyom ben

+Gel bı konuşalım

- onu seviyoyum sende sev oymaz mı emanetmiş o saya öyle söyle di

Kız daha cevap vermeden merdivenleri indi minik çocuk maral bir fındığa baktı bir de merdivenlere napacağını bilemedi bir an kapatıp kapıyı yavru köpekle geçti odaya koltuğa oturduğu gibi fındık kucağına atladı bu özlem fındık açısından fazlaydı demek ki maralı çok özlemişti anlaşılan kucakladı minik köpeği tüyleri ile oynamaya başladı baba gitti diyordu baba bizi terk etti ...

Karakol da işler karışmış dı serdar için Talha ile ilgili iz arıyor ve bu konudan arkadaşları dışında kimseye duyurmamaya çalışıyordu yoksa bu işe yardım eden herkesin başı tehlikede idi  odasına geçip bir kahve istedi gözlerini kapatıp kahveyi beklerken maralı görüntülü aradı maral telefonu açınca kucağında fındığı gördü serdar maral da anlattı o gittikten sonra olanları serdar iyice sinirlenmişti artık mantıklı birkaç açıklama istiyordu sadece içeri kahvesi gelince maral ile sohbeti koyulaştırmış ve kafasını dagatmayı başarmıştı nitekim içeri giren arkadaşı ile kapattı telefonu

- akın bir iz buldum de lütfen

+ Al adres son sinyal burdan gelmiş o numaraya ait ama üzgünüm başka bir şey yok

- bu da yeter şimdilik beni idare edersiniz tamam mı bişey olursa haber verin

Hızlıca çıktı emniyetten arabasına binip hızlıca çıktı yola maralı arayıp hazırlanmasını söyledi

Maral ne olduğunu merak ederek koyu renk bir kot geçirdi üstüne bir de düz renk t shirt spor ayakkabılarını giyip telefonu ve sigarasını koydu arka cebine evin anahtarını alıp fındığı kucakladı indi hemen aşağı beş dakika sonra gelmişti serdar da telaşlı gibiydi bu hali korkutmuş tu maralı fındığı arkaya koyup ön koltuğa geçti

- hayır olsun abi noldu ki

+ Galiba bulduk kuzum gidiyoruz yanına

Maral da telaşa kapılmıştı üstüne baktı saçı çirkin ve yağlı üstü başı çirkin di ama sevdiği adama gidiyordu onun sevinci ve özlemi dolmuştu içine camı açtı sonuna kadar nefes alamıyor gibiydi serdar da çoktan çıkmıştı trafiğe aniden midesi bulanmaya başlamıştı maral'ın  kenara çekmesini söyledi yol kenarındaki çöpe koştu midesinde duran birkaç parçayı da oraya bıraktı saçlarını tuttu su şişesi uzattı serdar bir abi gibi sahip çıktı kanından olmayan kardeşine ağzını durulayınca sıkı sıkıya sarıldı marala nasıl hissettiğini de sordu nasıldı ki miniği

- önemi yok abi beni ona götür yeter bir an önce...

HoşçakalHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin