Herkeze MERHABA:)) umarım hikayeyi beğenmişsinizdir. İlk yayınladığım hikayenin taennie olması beni çok mutlu ediyor. Bu arada dynamite'in kırdığı rekorlar hakkında ne düşünüyorsunuz.;)
Tam dudakları benimkilere değecekken telefonun sesiyle transtan çıkmış gibi kendime geldim. Taehyung sinirle telefonu açmış bende içimden kendime ne kadar aptal olduğumla ilgili şeyler söylüyordum.
Sadece bir anlık tensel çekim... Dur diyebilirdim,itebilirdim, vurabilirdim ama o anki duygusallıkla hiçbir tepki veremedim. Ek olarak her ne kadar söylemek istemesemde mankenlere taş çıkaracak bir yüzü vardı.
Taehyung telefonla konuşurken yüzümü inceliyor karşısındakinin söylediklerine ya evet diyip geçiştiriyor yada bencede diyip dinlemeye devam ediyordu.
Kapatır kapatmaz kucağındaki beni iyice kendine çekmiş, erkekliğinin üzerine yerleştirmişti. Onu omuzlarından itmeye çalışıyordum ama benim on katım gücünde olan birinden o kadar kolay kurtulamıyordum.
Ben zayıf yumruklarımı onun göğsüne atarken o benim bu halime gülüyor ve belimdeki ellerini orada gezdiriyordu. Pes edip daha önce sormam gereken soruları şimdi sormaya karar verdim.
"taehyung ben na-"
Sözümü kesen şey alt dudağımın okşanmasıydı. Şaşırdığımı belli etmemek adına sinirli bakışlarımı ona gönderip elini ittim. bu tepkimi beklediğini kıvrılan dudaklarından anlamak zor değildi.
"bu kadar dikkatini dağıtacağını düşünmemiştim"
Ne diyeceğimi bilemedim. Ama o an üste çıkmak çok daha mantıklıymış gibi geldi.
"sen benim dikkatimi dağıtabilecek biri değilsin."
Güldü ve koltuğuna uzanan kısmına doğru döndü üstünde olmamdan dolayı bende onunla birlikte döndüm. Ben ne yapacağını düşünürken bana doğru eğilmeye başladı
"neden?"
Nefesini yüzüme üfleyerek konuşuyordu ve bana her yaklaştığında geriye gittiğimden dolayı koltuğa doğru sırt üstü eğiliyordum.
"gerçekten değil miyim jennie?"
Sesi o kadar güzel ve naif çıkıyorduki nefesim kesik kesik gelmeye, karnım kasılmaya başladı. Sırtımın koltuğa yaslandığını hissettiğimde ani bir haraketle tamamen üzerime çıktı.
O kadar duygulu bakıyorduki bir an kendimi gerçekten özel hissettim. Sevgi veya şefkat görmeyen bir ailede büyüyen ben o sevgiyi şuan taehyung'un gözlerinde görebiliyordum.
Gözlerimde olan gözleri dudaklarıma indi. Adem elmasının oynadığını gördüğümde tırnaklarımı avuç içlerime geçirdim. Kafasını iyice eğdi ve dudaklarımızın buluşmasına santimler kala nefesini vererek fısıldadı
"gerçekten benden etkilenmiyor musun jennie?"
Farkındaydı. Benim ondan etkilendiğimi benden daha iyi biliyordu. Benimle oyun oynuyordu.
O büyük güzel gözleri her ne kadar gizem uyandırsada herşeyi anlatıyordu aslında...
Eğer birkaç dakika daha böyle durursak kap krizinden öleceğim için hemen üstümdeki taehyung'u ittim ama hesaplayamadığım şey ise aramızda santimler varken itmek için hafifçe doğrulduğumda değen dudaklarımız oldu.
Çok hafif bir baskıydı. Belki hissedilemeyecek kadar ama taehyung bana sırıtarak bakınca o anki panikle hızlıca ittim ve koltuktan kalktım.
"ben bilerek yapmadım. gerçekten.sadece iticektim. Ama sen çok yakındın. Ben öne gidince bir anda oldu. Aslında benim amacım se-
O kadar stres yaptımki karşımda kahkahalarla gülen taehyung'u fark etmedim. Neden güldüğünü anlamaya çalışırken gülmesi nihayet durdu ve ayağa kalkıp karşıma geçti.
"tanrım jennie hiç bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum. Cidden panikleyince inanılmaz tatlı oluyorsun"
Bu yüzden güldüğünü düşünmedim. Ayrıca komik belki ama tatlı olduğumu hiç zannetmiyorum.
"ayrıca sakin ol yanlış falan anlamadım."
Derin bir nefes aldığım sırada söylediği şeyle aldığım nefes boğazımda düğümlendi
"sadece sana yakın olmak hoşuma gidiyor"
O bana böyle bakarken ben bakışlarımı evde gezdiriyordum. Gerçekten evi çok güzeldi. Büyüklük yada kalite anlamında söylemiyorum ama taehyung gerçekten çok zevkliydi. Evin enerjisi bile insanı etkiliyordu. Ama buraya zorla getirilen biri olarak, benim enerjimi pek yükselttiği söylenemez.
Taehyung çenemden tutup kafamı kendisine çevirdiğinde çatık kaşlarla bana bakıyordu.
"evde benden daha dikkat çekici ne olabilir?"
Evet yakışıklıydı, bir erkeğe göre zevkliydi, kadınları nasıl etkileyeceğini iyi biliyordu ve çok hoş bir kokusu vardı. Ama bir o kadarda egoistti ve ben tabiki ona istediği cevabı verecek kadar salak değildim.
"evin her detayı senden daha ilgi çekici taehyung."
Elimle Kapının yanındaki mavi renkle boyanmış duvarı gösterdim
"duvar bile senden daha hoş duruyor"
Bana inanamıyormuş gibi baktı. Şok içinde 'ben mi?' diye işaret parmağıyla kendini gösterdi. Göz devirdim bu haraketine. Kafamı olumlu anlamda salladım.
Hala bana deliymişim gibi bakarken artık neden burada olduğumu ciddi manada sorgulamaya başladım.
"ben neden burdayım?benden ne istiyorsun?"
Yüzü söylediklerimle ciddi bir hal aldı. Başını yere eğdi ve tekrar gözlerime baktı bu ikilem birkaç dakika sürünce düşündüğünü fark ettim. Sanki bana söyleyeceklerinden emin değil gibiydi.
"söyleyecekmisin artık"
Derin bir nefes aldı ve kafasını salladı.
"gel benimle"
Kolumdan tutup zorla yatak odasına çekiştirdiğinde tekrar aynı odaya giriş yaptık. Kolumu bırakıp geldiğim gün gereğinden yüksek olduğunu düşündüğüm yatağın altını açtı ve onlarca kutunun arasından en büyük ve üzerinde tırmık işareti olan kutuyu eline aldı.
Ben hala kapının orada dikilirken onunla birlikte yatağa oturdum. Taehyung önce gözlerini kapadı sonra kutunun kapağını açtı
HAPPY BİRTHDAY KOOKİE 💜💜💜SENİ ÇOK SEVİYORUZ TATLI TAVŞAN:)))) HOT 100 'DE 1 NUMARA HARİKASINIZ
ŞİMDİ OKUDUĞUN
singularity/TAENNİE/
Fanfiction"Beni kaçıran bir adama aşık olmakmı??sen biraz fazla hayal kuruyorsun bence." Yüzünü iyice yüzüme yaklaştırdı "göreceğiz kim jennie"
