MFÖ-SARI LALELER

7 2 0
                                    

Azra nasıl samimi olduğunu hala bilmiyordu. Yastık onun her şeyi olmuştu birden. Her şeyini onunla paylaşıyordu,onunla gülüp onunla  ağlıyordu .Aslında Yastık bir kimsesizin kimsesi olmuştu.

25 gün sonra:

Yağmur yağıyordu. Yorucu bir gündü  Azra için çünkü 10 saat boyunca  TEOG'a çalışmıştı . 3 gün sonra sınava girecekti.Babasından çok Yastık'ı gururlandırmak istiyordu . Yastıkla hiç konuşamamıştı çünkü Azra çalışınca Yastık onu rahatsız etmek istemiyordu. Sultan Hanım yemeğini yaptı onu öptü ve gitti . Artık Yastık'la konuşabilirdi. "YASTIIIIIĞHHKKK" diye bağırdı . Kendisi bile korkmuştu . Tüm ev sesten yankılanmıştı. Yastık " Bağır bağır tüm ülkeye duyur ismimi" diye gülüşerek dalgaya aldı. Azra o kadar gülmüştü ki bahçeden  toplanılmayı unutulan domates gibi olmuştu. Sonra Azra sordu birden "Neden seni göremiyorum madem canlısın? Yoksa cin misin ?" Dedi Yastık gülerek"Ben senim aslında , beni göremezsin çünkü öyle olması gerek ama bir gün sana gözükeceğim,bir gün..
Azra"Peki,inşallah,umarım,Allah izin verirse" dedi.
Sonra kapı çalındı kapıya gitti açar açmaz siyah takımlı adamları ve silahları gördü . İçeriye girdiler . Azra aşırı korkmuştu. N'olduğunu anlamaya çalışıyordu . İçeriye girmişlerdi bile. Adamlardan en irisi  "Annen ve baban hakkında ne biliyorsan anlat" dedi silahını göstererek. Azra birden tüm gücünü toplayıp , hiç korkmadan   "Sen kimsin ?"diye sordu. Adamlardan biri "Soruya cevap ver boş konuşma sakın bizi kandırma!" diye bağırdı. Diğeri onu susturarak "Annenin ölümünü araştırıyoruz nasıl öldüğünü. annen ve Mehmet ayrıldıktan  1 ay sonra birden annenin ölmesi normal mi sence?" Diye sordu. Yastık"Anlat,ben burdayım baba güven" dedi. Azra içinden "Sana nasıl güveneyim göremiyorum ki seni amk" dedi ama bozuntuya vermedi.
Azra:" Annem başka biriyle birlikte olmuş ve babamın kim olduğunu  bilmiyorum yani bunu boş geçiyorum" dedi tam devam edecekken Adam"Mehmet Bey'den bahsediyorum" dedi. Ve devam etti "Bize ne biliyorsan anlat" dedi. Azra her şeyi çok farklı anlattı ve onları etkiledi. Adamlar 10 bin dolar bıraktı ! Azra "bu neyin parası noluyor?" dedi . Adamlar gülerek "Bedel "dedi hepbir ağızdan . Anlamayan Azra tam babasını arayacakken onlar hışımla onu durdurmuştu. Hemen ortadan yok olan adamlardan sonra  Azra telefona koştu.4 kere aradıktan sonra açıldı telefon ama Mehmet Bey açmamıştı telefonu . Sekreteri "Mehmet Bey burada değil daha sonra tekrar arayın" deyince Azra açtı ağzını yumdu gözünü ve pat pat konuşmaya başladı en sonunda kadın onu Mehmet Bey'e bağladı . Mehmet Bey"Noldu niye bu kadar çok aradın bir daha bu kadar geç saatte arama " diye diye  5 dakika boyunca azarladı Azra ise bir şey demeyip "Aramama izin vermediler . 10 bin Dolar " dedi. Mehmet Bey 1000 dolar gönderip "Bunu da al yanında kalsın , Bir daha bu kadar geç arama "dedi.  Sanki yanında biri varmışçasına bozuntuya vermeden.Azra hafif gülümseyip "tamamdır" dedi. İyi dilekler dileyip telefonu kapattı. Yastık "N'oldu az önce lan!" Dedi.  Azra gülerek ama yinede biraz tırsmış bir şekilde "Boş ver 11 bin Dolarımız var yanlışlıkla zengin oldum lan  kola çekirdek yapalım" diye bağırarak güldü . Yastık "Peki , cola çekirdek yap sen bakalım " dedi.Sabaha kadar çekirdek yiyip kola içen Azra en son dizi izlemekten yorgun düşüp uykuya daldı.
-2 GÜN ÖNCE -
Sabah saat 6'da Azra'nın  babası apar topar aradı . Neyse ki uyku gözüne girmemişti de anında açmıştı Azra. Babası Mehmet Bey :"Annenin ve benim düşmanlarım gelecek evine, senden bilgi toplayacak kızım . Sana bizimle ilgili sorular soracaklar. Annenin ölümünü tek anlat. Babam Almanya'da kısıtlı bir maaşla çalışıyor diye söyle sakın başka bir şey söyleme babamı 4 yıl önce gördüm de" Azra kısık sesle "5 yıl " dedi "koskoca 5 yıldır baba, görmüyorum seni.Göremiyorum " dedi . Mehmet Bey üzülerek "Geleceğim kızım , geleceğim" dedi. Babası"Beni onlar oradayken aramaya çalış . Korkmuş gibi yap. Sana para verecekler zaten susma bedeli diye. Ben de sana para göndereceğim ama onlar oradayken aramalısın beni"dedi Sonrasında konuşmaya devam ettiler. Azra babasına "Baba arkadaşlarıma bahsedeyim mi bu olaydan?"dedi babası düşünerek "Hayır sakın öyle bir şey yapma!" Diye kızdı. "Peki"dedi Azra ve iyi dilekler dileyip kapattılar.
-ADAMLARIN GİTMESİNDEN SONRAKİ GÜN-
Azra:--Yastık?
Yastık:Efendim?
Azra:O adamların geleceğini ben biliyordum babam bana dedi ama bak ben sana söyleyecektim vallahi diyecektim ama babam ağzıma sıçardı yoksa kesin söylerdim biliyorsun sadec..
Yastık sözünü kesip:Tamam makineli tüfek biliyordum zaten babanın ne dediğini o yüzden sorun yok yapman gerekeni yaptın.
Azra şaşkın bir ifadeyle:"Sen yoksa Melek misin doğru söyle sağdaki misin soldaki mi? sağdakiysen biraz sevap yaz bee!"
Diye kahkaha attı
Yastık gülerek: Melek değilim ben  senden bir parçayım.
Azra:Yani meleksiinnn??
Yastık:Aha saat gece  2 Azra yine bağıra bağıra konuşup saçmalayacak en iyisi ben ortadan kaybolayım
Azra:Ortadan kaybolsan bile göremiyorum ki zaten . Her şeyini görmek istiyorum.Seni görmek istiyorum Yastık , sen benim annem babam gibi oldun.Bir kimsesizin kimsesi oldun. Günlüğümde benden daha çok adı geçen oldun. Ama okulda konuşmuyorsun dışarıda da, sadece evde beni takıyorsun.
Yastık:Her şeyimi görmek istiyorsan aynaya bak. Ben senim işte. Sen arkadaş bulamayınca beni yarattın içten içe,
o çok sevdiğin bezbebeğin adını verdin. Ruh ikiziyiz biz ben sadece daha komik ve eğlenceli halinim. Şimdi uyu lütfen ve test kitabı gibi soru sorma" dedi. Dünden uyumaya razı olan Azra gözünü kapatır kapatırmaz uyudu .
Yarın
Azra uyandığında saat 11'di. Apar topar kalktı . Sultan hanım ilk kez onu uyandırmamıştı . Elini yüzünü yıkadı ve müştemilata baktı. Kalabalıktı. Koşarak içeri girdi. Yerde baygın gibi duruyordu . "Annee" diye bağırdı Azra. Koştu ,sarıldı, kokladı. Ambulans geldi . Sultan Hanım'ın eşi onu terk etmişti . Tek başına yaşıyordu . Postacı ona mektup getirdiğinde ölü olduğunu görüp herkesi çağırmıştı. Azra'nın gözünden film şeridi gibi geçti 2 yaşından 13 yaşına kadar .. 11 yıl ve 11 yıldır anne olan kadın. Azra'nın elleri uyuştu ve bayıldı. Uyandığında gözlerini hastanede değil babasının yanında açmıştı . "Yastık"diye çelimsiz sesiyle bağırdı. Sonra "Anne 2.kere öldün" diye sayıklayıp ayağa kalktı. Mehmet Bey 'baba"deyip sarılmasını beklerken yine "Anne"lafının yüzüne vurulduğunu gördü . 5 yıl önce gördüğü manevi kızı ne de çok büyümüştü oysa. Bunları düşünene kadar zaten Azra uçmuştu. Babası peşinden koşup Azra diye bağırdı koridorda . Mehmet Bey'in korumaları Azra'yı tuttu. "Sultan nerde?!" diye ağlama krizine girdi Azra. Ve yine bayıldı .
Sultan Hanım'ın ölüm haberi gelmişti . Kalp krizi ama bir ilaçla. İlacın aşırı dozu . "Ama o hep dikkat ederdi"diye düşündü Azra. 2 saat sonra eve gitti yorgun ve üzgün bir şekilde . Babasını ise takmadı bile. Mehmet Bey ben geleceğim birazdan  diye haber yollattırdı öyle gönderdi Azra'yı  . Azra gelir gelmez müştemilata girdi. Sarı laleleri gördü anneler gününde hediye ettiği .. Ağlama krizine girdi yine . Sakinleşip şarkı çaları açtı ve MFÖ-Sarı Laleler şarkısını dinleyip kıyafetlerine ve fotoğraflarına baktı. Azra açlıktan ölüyordu . Oysa gerçek kimsesizlik ne zormuş bunu 1 günde bile anlamıştı. Hatıralara dalmak isteyip evi gezindi.Ama bir fotoğraf albümü dikkatini çok çekti çünkü daha önce hiç görmemişti . Hemen oraya gitti ve annesi Esra hanım ve yanında bir adamın olduğu 50'ye yakın farklı günlerde çekilen fotoğraflar .. Yastık "İyi misin" diye sordu. Azra " İşim var şuan , kaybol" dedi sinirli ve kederli bir halle. Sonra en altta yazılı bir mektup gördü :
" Canım kızım Azra
Bunu okuduğunda ben ölmüş olacağım .Seni canımdan çok sevdiğimi bil güzel kızım. Babana söyle sana iyi bir dadı bulsun sen yalnız başına sadece abur cubur yersin sonra yine 'Sultaaan ben obez oldum galiba" diye bağırsın.  Baban bu fotoğraftaki . Annen ona çok aşıktı ama Mehmet onu kaçırdı ve para teklif etti . İntihar etmeye çalıştığını da biliyorum fakat seni anlıyorum :) Ama ölme kızım lütfen ölme . Benim için ölme . Aslında ben kimim ki? kocasının terk ettiği ne çocuğu ne de akrabası olmayan bir ezik kadın . Belki dinlersin belki dinlemezsin ama  beni kırma , sakın bir daha öyle şeyler düşünme . Galiba yeni arkadaş yapmışsın takma adı  Yastık olmalı . Hep telefonla konuşuyorsunuz galiba, çünkü gece 2'de bile evde senin kahkaha seslerin geliyor. Onunla hep mutlu ol kızım . Hayatını yaşa .Hep seninle yaşamak istemişimdir ama sen o kadar özel bir kızsın ki bir mücevherin yanında bir çamur mücevheri değersizleştirir. Sen bir mücevhersin kızım. Kendine dikkat et . Fazla ağlama yoksa diğer dünyadan gelir sana terlik atarım ha! Son kez benim için Sarı Laleler şarkısını aç kızım . Geceleri sakın korkma  . İstersen kazanacağın okulun yurduna git. Keşke bu zamanda ölmek istemeseydim ama ne yapayım engel olamıyorum kendime. Ellerim o ilaçlara gidiyor. Sınavda iyi yaparsan eğer benden daha mutlusu olmaz. Şimdi kendine gel ve annen ve benim için çalış güzel kızım . Kendine iyi bak o sınavı da kazan Azra'm ..
Seni çok seven Sultan 💙''
'İntihar değildi bu ' diye iç geçirdi Azra. "Bir şey olmalıydı ama nasıl benim iplerimi bilir ? Nasıl bunları bana şimdi söyler" diye diye 1000 kere okudu mektubu . Sonra şu cümle ilgisini çekti "Seni canımdan çok sevdiğimi bil kızım "
"Yani belki de benim için canını vermiştir . Yok canım abartmayayım ama Sultan bu yapar.Canımdan çok derken ne demek istedi mecaz mı yoksa gerçek mi? Belki vicdan azabı çekip bana anlatmak istedi ?" Diye diye 1 saat sonra babası Mehmet Bey geldi. Hemen albümü ve mektubu  koltuğun altına fırlattı . Mehmet Bey onu götürdü eve. "Kızım seninle açık açık konuşalım artık " diye başladı Mehmet Bey "Seni ya yurda taşıyacağım ya da güvendiğin bir arkadaşını evine al ayrıca bir hizmetli de müştemilatta..
Azra sözünü keserek"Müştemilat Sultan'ındı . Sultan yoksa müştemilat da yok. Bana sadece hizmetli bir abla ver. Sabah gelsin akşam gitsin. Ben tek başıma korkmam. 5 yıldır tekim şimdi mi düşüneceğim baba? Dikkat ettin mi seçeneklerde senin yanına gelmek bile yok?! Keşke annem hiç evlenmeseydi seninle"
Mehmet Bey üzülerek  :"Hayatını sattı annen sırf o adam için . Bana onu savunma. Ayrıca elimden gelen bir şey yok.Hayatını yine biri bana satsın istemiyorum. Hele kızımın hayatını almak hiç istemiyorum!   
Azra ne diyor bu be diye bir bakış atıp "Ne satması ya ne diyorsun sen?"
diye atarlandı . Babası "En kısa zamanda her şey ortaya çıkacak kızım . Her şey ortaya çıkacak ." Dedi . Yastık "Bu da ne gizemli adam çıktı aq" dedi. Azra gülmesini öyle bir tuttuki az kalsın kötü şeyler olacaktı . Babası "Komik bir şey mi var?"diye gülümsedi . Azra'nın ağzında bir kahkaha tufanı vardı konuşmaya çalışsaydı  eğer gülmesini tutamayacaktı o yüzden cevap vermeden gitti. Son ses şarkı açtı ve oturup düşündü . Yastık "O adamı bulabiliriz " dedi. Azra"Nasıl bay ya da bayan mükemmel zeka?" Diye sordu. Yastık"Ben ne biliyim düşünürüz fotoğrafı al belki arkasında bir şeyler yazıyordur" dedi. Azra çaktırmadan (yani koşarak) müştemilata gitti. Her yeri karıştırdı. Tüm fotoğrafları bir sepete koydu mektubu aldı ki aklına bir şey geldi . "O bümbüyük olan kilitli kutuda ya bir şey varsa???" diye düşündü . Kilidi aradı ama bulamadı . En sonunda bir bıçak aldı ve tam ortaya sapladı ,kırdı.
Yastık "kontrolsüz güç" deyip cıkcıkladı.
İçini açtıklarında bir sürü takı ve para gördüler . Bunları eğerki bir gün bir sorun çıkarsa diye maaşından 10 yıl boyunca biriktirdiğiydi . Azra'nın Babası dolar gönderdiği için Türk  parasının 4 katı oluyordu.
Azra düşüncelere dalmışken birden telefonun alarm sesiyle yerinden fırladı. Dershane alarmıydı bu ve yarın TEOG sınavı olduğu için bugün deneme sınavı  vardı .
Vicdan azabıyla fotoğraflara bakmadan
o ağlamaktan şişmiş suratına buz koyup babasına haber verip gitti.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Sep 10, 2020 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

YASTIKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin