Report

515 65 31
                                        

Medya @beshixy bebişimin eseri :3

Seungmin'in ağzından

Polis arabasındaki sessiz gözyaşlarımın arasında sadece onu düşünüyordum, bana gitmeden önce öyle bir sarılmıştı ki asla bırakmayacak diye düşündüm. Gözlerimi kapatıp bana dediklerini düşünmeye başladım, kamera. Gittiğim anda kamerayı bir şekilde açsaydım onu ihbar edebilir miydik? Hyunjin'in eğer kamerayı açarsam beni göreceğini de biliyordum, o rezilliğimi gördüğünü hayal etmek bile beni paramparça etmeye yeterdi. Kafamda oluşturduğum planlar doğrultusunda hareket etmeyi planlarken polis merkezinden çıktık, alıkonulmadığımı ve kendi isteğimle kaçtığım söylediğimde en azından Hyunjin'e bulaşmayacaktı. Boğucu arabaya tekrar bindik, kısa bir süre sonra babamın kollarına beni bırakmak üzere polisler kapıya kadar eşlik etti.

"Kendi isteğiyle kaçmış, ergen çocuk tripleri işte n'aparsınız Bay Kim?" Eli omzumda gezinirken gülümsedi babam, yapmacık olduğu çok belliydi.

"Çocuklar sonuçta, neyse size de teşekkürler. İçeri geçelim mi oğlum?" Sözcükleri tüm sertliğiyle beynime yerleşirken keşke gerçek olsaydı diye düşündüm, onu tanımayan birine kendini çok güzel pazarlama yeteneğine sahipti. Polisler imza atmasını söyledikten sonra bir adımımı içeri attım ve nefesimi verdim, olacakları polisler bilmiyordu belki ama ben aklımdan geçirmeye bile korkuyordum.

Jisung'un ağzından

Minho o sürtükle kavga ettikten sonra yüzündeki yaralara pansuman yaparken avcumun içiyle başına vurdum. "Salaksın, ne diye onunla kavga etmeye başladın ki? Polisler vardı zaten orada."

"Ya Jisung, sence benim suçum muydu? Seungmin'i alıp götürmelerine neden oldu resmen, sen üzülmedin mi sanki?"

Tabii ki de üzülmüştüm fakat babasına gitmiyor muydu zaten? Hyunjin neden bunun için çığlık çığlığa ağlıyordu ki? Hyunjin demişken, onu biraz önce evine bıraktık ve Seungmin'in yastığına sarılarak ağlamasına izin verdik. Eve gitmeseydi, ya Daehwi'yi öldürecekti ya da daha yanlış bir şeyler yapacaktı. Evet, Daehwi'yi öldürmesi yanlış olan kısma girmiyor.

"Üzüldüm ama babası sonuçta, en fazla evden dışarı çıkmasına izin vermez, değil mi?"

"Bilmiyorum ki minik sincap." Ellerimi tutup pamuğu kenara koydu ve bağdaş olan bacaklarını bozmadan bana yaklaştı.

"Seni kim olursa olsun, nerede ve neden olursa olsun hiç umrumda değil, asla ayırmalarına izin vermeyeceğim. Benim minik sincabım olarak uzun bir süre daha hayatına devam edeceksin güzelim." Seungmin'i götürmelerinden korkmuş olacak ki bana bunları söylemişti, beni götürecek kimse yoktu ki zaten. Ben de ona yaklaşıp bağdaş olan bacaklarımızı üst-üste koydum.

"Ben senden asla ayrılmam ki, tek dünyam sensin Minho. Ailem Malezya'dan gelmeyecek ve beni sokak dansçısı olduğum için desteklemeyecek bunu ikimiz de biliyoruz."

"Belki bir gün ikimiz de isteğimiz işlere sahip oluruz, sürekli sokakta dans edemeyiz. Bir gün yine birlikte kucak kucağa otururken ikimiz de güzel haberler alacağız."

"O günleri merakla bekleyeceğim Minho." Başımı göğsüne yaslarken aramıza giren Dori'yi kucağıma aldım ve oynamaya başladım, bir kaç saatimiz böyle geçtikten sonra hava kararmak üzereydi.

"Jisung, Hyunjin'e bir şekilde yardım mı etsek? O bizim her zaman arkamızda durdu." Haklıydı, o bizi asla bırakmış değildi ve hep hakkımızı aramıştı.

"Hmhm, nasıl yardım edeceğiz peki?" Ellerimle oynarken biraz daha dikleşip gözlerine baktım.

"Daehwi. Her şey onun başının altından çıktı, önce gidip onda bilgi almalıyız. Gerekirse zorla bile alırım, Hyunjin kendini yıpratmaktan başka bir şey yapmıyor onun yüzünden."

TroubleDancer |HyunMin † MinSung|Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin