2.Bölüm

17 2 21
                                    

Zoey'nin anlatımıyla,

"Şaka mı bu ya" dedim. Hemen elimlen ağzımı kapattım. 1 saat önce bana çarpan çocuk ve Rose'u soran çocuk yeni öğrenciler bunlar mıydı?. Pardonda bunlar mal mı özel okuldan neden bu okula gelsinlerki. Tamam tamam bizim okulumuzda özel okul sayılabilirdi, ama yine mal bunlar. İkiside şaşkın bir şekilde bana baktıklarında hemen kafamı çevirip Bay David'e döndüm.

"Hah gel Zoey bu sabah sana bahsettiğim arkadaşların Blake ve Mason."

Onlara dönerek sessiz bir şekilde "Blake ve Mason" dedim. Onlar hemen bana doğru baktıklarında kafamı çevirip Bay David'e.

"Peki, Bay David o zaman izninizle SEVECEN arkadaşlarıma okulu gezdireyim"

Bay David sevecen kelimesini bastırarak söylediğime şaşırmıştı ve tabi Blake ve Mason'da.

"O zaman beni takip edin"
Diyip Blake ve Masona döndüm. Ben önden ilerlerken onlar arkamdan gelip beni takip etmeye başladılar.

"Hey! Bizim sınıfımızı biliyor musun? Diye sordu Mason. Onlara dönüp.

"Hayır ben sadece en sevmediğim aktiviteyle ilgileniyorum, yani üzgünüm bilmiyorum" dedim yümüzü yamultarak.

"Ben gidiyorum Mason başlarım okul gezmesine ders başlarsa haber ver gelirim"

"Blake o bekle bende geleyim"

"Hey hey bekleyin nereye gittiğinizi sanıyorsunuz. Bay David sizi bana emanet etii."

"Emanet etti?" Mason böyle dediğinde sinirlenmiştim.

"Evet sizin gibi çocuklara bakmam için"

Blake denen çocuk aniden arkasını dönüp kolumu sıktı.

"Bak ufaklık biz sana emanet felan değiliz okulu gezmek umrumda mı sence bir daha ısrarlarsan acıyan şey kolun olmayacak!"

Kolumu onun elinde kurtarmaya çalıştım bırakmayınca junior Blake'e tekme attım. Mason bana sinirli bir şekilde baktı ve üstüme doğru yürüdü. Bir anda ikiside hızlanmaya başladı.

"Mason yakala onu ve bana getir!"

Bunu duymamla daha da hızlanmaya başladım. Hızlı adımlarla kütüphaneye girdim, girer girmez kütüphane görevlisi sessiz olmamı söyledi hızlı ama sessiz adımlarla en arkada köşedeki kitaplığın oraya saklandım.

"Of ne ile uğraşıyorum ben ya ilk günden başıma aldığım belaya bak!"

Kitaplığın yanına doğru ilerledim ve kitapları ayırdım. Mason'ı görmemle irkildim etrafına bakıp beni arıyordu. O diğer tarafa gitti ben ise hızlıca kütüphaneden çıktım. Beni görünce hemen koşmaya başladım.

"Aa hassiktir koş Zoey koş!"

Hemen bahçeye çıkıp okulun arka tarafına doğru koştum bir duvar vardı köşeye sıkıştığımı anlamıştım.

"Hassiktir off bir bu eksikti!"

Görüş alanıma Mason ve Blake girdi. İkiside üstüme doğru ilerlemeye başladı. Mason yanıma gelip kolumdan tuttu ve beni Blake'in yanına getirdi. Aklıma bir anda birşey gelip sırıttım.

"Çocuğun olmaz diye çok üzülüyorum biliyor musun"

Mason kolumu daha çok sıkınca acıyla inledim.

"Mason bırak kolunu."
Mason Blake'i dinleyip kolumu bıraktı.

"Adın ne demiştin?"

"Elinin körü!"

Kırık Hayatlar/Yarı TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin