3.Bölüm

9 0 0
                                    

Uykumu bölen annemin sesiydi bu sefer.

"Zoey hadi ama her sabah bunu yapmak zorunda mısın?"

"Evet" dedim ve battaniyemi daha da çok üstüme çektim, ama üzerime çekmem uzun sürmedi tabikide canım annemi battaniyemi üstümden almıştı. Yine yeniden uykumdan olduğum için hemen kalkıp hazırlandım.

Üzerime gri büstiyerimi giyip altına açık mavi renkteki pantolonu giydim. Saçlarımı ellerimle düzelterek hırkamı ve çantamı alıp çıktım.

"Hey! Zoey beklesene"

"Ne var Jason?!"

"Hey ben bak yani.."

"Jason nefes al"

"Ohh, ben senden özür dilerim yani öyle düşünmemeliydim doğru olmadığını bilmeliydim hoh yani ben özür dilerim Zoey"

Bana cidden ağır şeyler söylemişti ama benim kardeşim babamdan bana kalan en özel şeylerden biri o. Jason'a sıkıca sarıldım, siktir ağlamamalıyım hayır hayır.

"Önemli değil Jason"

"B-bi dakika sen ağlıyor musun?"

"Sakın dalga geçme ağzına ıslak çorapla vururum ha"

Jason geri çekilip suçlu gibi ellerini yukarı kaldırdığında onun bu haline çok gülmüştüm.

"H-hop tamam sakin elini kana bulamak istemezsin"

Telefonuma gelen bildirim sesi ile bakışlarımı ondan ayırdım.

"Jason annem mesaj atmış bugün anneannemi ziyarete gidicekmiş orda kalabilirmiş."

Jason bir anda twerk yapmaya başlayınca kahkaha attım bu çocuk kafayı yemişti.

"Yuppiii evde tekizz"

"Ve not olarakta Jason sana emanet yazmış hahah."

Kafamı iki yana sallayıp Jason'ın koluna girip okulun yolunu tuttum. Okula vardığımızda tam sıraya geçicekken yüksek ses duydum ve sesin geldigi yöne döndüm. Bu Rose' du aman Allah'ım hayır.

"ZOEYYY!!"

Diyerek bana doğru koşmaya başladı. Korkudan bir iki adım geri çekilicekken sıkıca bana sarıldı o kadar sıkı sarılmıştı ki nefes alamıyordu ve haraket edemiyordum.

"Rose, Rose nefes... alamıyorum. Hassiktir onlar burda Rose bırak beni."

"Ah pardon, kimler burda" dediğinde baktığım yöne döndü.

"Hassiktir bunların ne işi var burda"

"Sana söylemeyi unuttum bu 2 öküz yüzünden okulu koşarak gezmiş oldum"

"Ne anlamadım ama neyse hadi gel sıraya geçelim"

Sıraya ilerleyene kadar Blake'in gözleri bizim üzerimizdeydi. Mason desen telefonuyla ilgileniyordu. Of Allah'ım nolur sakin geçsin bugün Amin.

5 dk sonra müdür tüm okulu sınıflara aldı. Rose bizim sınıfta olduğu için peşimden ayrılmadı. Hızlıca yerime otururken saniyesinde Rose'da yanıma oturdu.

Kafamı çevirip ona garip bir bakış attım ama anlamamıştı. 10 dk sonra hoca geldiğinde daha da köşeye sıkışmaya çalıştım. Bu hocadan ve tarih dersinden nefret ederdim.

"Günaydın ço..."

"Hocam dersinizi bölüyorum kusura bakmayın"

Gelen sese döndüm bu Bay David' di.

Kırık Hayatlar/Yarı TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin