Aydınlıktaki gece

46 1 2
                                    

      16 Eylül 2014.Asel son kez Ozana ima etmeye kararlıydı.Eğer Ozan bu seferrde istemezse içindeki sevgiyide ona beli etmeden,sadece uzaktan izleyerek ilerleyecekti.Okulda onu görmek için tenefüslere indiğinde onu gördüğü zamandaki o heyecan ve mutluluk hissi ona karşı duygularının gerçekliğini kanıtlıyordu ama öyle ki istemezse daha bu konuyu açmamayı istiyordu.Çünkü artık yorulmuş,ümitleri ondan yana da tükenmeye,beni istemiyor düşüncesine kapılmaya başlamıştı.İşte tam 16 eylül günü Ozana ; "Artık zorlamicam seni biz olmaya.Ama artık bu seferde beni istemiyosan daha da bu konuyu açmicam" dedi.Aslında içinde bunu derken bi burukluk ve korku vardı.Ya bu seferde istemezse?Ya başkalarıyla görürsem korkusu vardı içinde.Yinede bunlara rağmen artık ya burda başlamayan hikayeyi sonlandırmak yada ikisinin başröl olduğu hikayeye başlamalıydı.Ozanda buna  cevap olarak ; "Benim tarafımdan istenmiyor olman olarak düşünme.Benim tarafımdan öyle bişey olamaz" dedi.Asel bunun aslında Ozanındda içinde bi gün bitebileceğinin korkusu olduğunu anlamıştı.Çünkü eğer biterse sadece bi ilişki değil güçlü bi dostlukta bitecekti.En azından Asel için öyleydi.Ama yinede Ozan için değer verildiğinin farkındaydı.Asel de Ozana; " Ee daha ne o zaman?  Bana bişey söyle ona göre yolumu ona göre çiziyim"dedi. Asel bunu söylerken bile sanki ona ihanet ediyormuş gibi hissetti.Ve ona karşı yaptığı her davranışında hissettiği o duygular ona karşı hislerinin bi kez daha gerçekliğini kanıtlamıştı.Ve Ozandan beklenen cevap gelmişti ;

"Benimle çıkar mısın?

          Asel bu mesajı gördüğü an gözleri mutluluktan dolmuştu.Uzun bi süre mesajı defalarca kez okudu.Sevinçten ne yapacağını bilmiyor,içindeki sevincin stresini yatağın üzerine çıkıp zıplayarak gidermeye çalıştı.Belkide ancak bu kadar bi çıkma teklifi aldığına sevinmişti.Ama onca heycanlanmasına rağmen Ozana teklif ettikten hemen sonra cevap vermek istemedi.

           Ertesi sabah Aselin tüm mutluluk hormonlarının tavan yapmasını sağlayan sorunun cevabını vermek için sabah okul yakınlarında buluştular. Asel fazlasıyla utangaç ve heyecanlıydı.Ama utancını gizleyemiyordu.Tek yapabildiği kıvırcık saçlarıyla yüzünü kapatmaya çalışıp onun yüzü hariç her yere bakmaktı.Ama gizlemeye çalışsada yanakları kıpkırmızı olmuş ve bunu da Ozan farketmiş olmalı ki ona bakıp bakıp gülümsüyordu.Asel utancından Ozanın ayağına bıle zor bakıyordu.Neyseki konuştukça biraz olsun açıldı ve Ozana ; "Ben sorunun cevabını verecektim değil mi ?" diyerek gülümsedi.Ozan gözlerini kırparak "evet" dedi. Asel utancının açılması ancak bu soruyu soracak kadar açılmış olacaktı ki devamını getiremedi.Konuşmaya devam ettiler.Okula yaklaşmaya başlayınca Ozan " yani cevabın ne?" dedi.Asel"söyledim ya işte!" diyerek cevapladı. İkiside birbirine gülümsedi.İkisinde de çok mutlu olduğu yüzlerinden ve bakışlarından rahatlıkla anlaşılıyordu.Daha sonra Ozan "He bide bişey var.. Biz geçen gün piknikteyken doğruluk mu cesaretlilik mi oynamıştık.Banada cesaretlilik gelmişti.Benden de yakınlarda kendime birine yapmamı söylemiştiler.Şimdide seninle çıkıyoruz. Eğer olurda bişey duyarsan onlara inanma.Gerçekten istediğim için seninleyim.Zaten daha öncede vardın" dedi. Asel, Ozanın bu söylediğine gönül rahatlığıyla inanmıştı.Ozana karşı sonsuz bi güveni vardı.Tamam derken bile bi an düşünmemişti.Belki başkası bunu ona söyleseydi doğru söyleseydi bile doğrusunda bile bişey arayacaktı ama Ozan için öyle şeyler hissediyordu ki sanki bin yalan söylese hepsine gözü kapalı inanacak gibiydi.

         Okulunun kısıtlamalarından dolayı okula teker teker girdiler.Ozanda yakın arkadaşları ilk zaman bilmesinler istiyordu.Çünkü durup durup laf söyleniyor,laylaylom havasında konuşuluyor Ozanda bundan hoşlanmıyordu.Ozanın dediğini yapmaya çalıştı ve onlardan hiç bi arkadaşına belli etmedi.Ve tabiki geleneksel olarak her kızın yaptığı Aselede arkadaşları sordu.Aselde bir heyecanla olan biteni anlattı onlarda Asel için çok sevindiler.

            

UMUTHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin