Surekli yarım kalmıs sevdaların kenarından tutmaya calıstıgımdan belki yorgun bakıyorum artık. Surekli cabalamaya calıstıkca batıslarımdan belki de bu hevesimin kursagımda kalısı. Kimi seviyorsam gidiyor, kime değer veriyorsam bir gun geliyor verdigim degeri hice sayarak kapının onune koyuyor beni. Yalnızlığım buruk bi ask sarkısıyla odamın icinde karanlıkla birlikte aglıyor simdi, değerini bilememisiz. Yarım kalacagını bile bile olmayacak dualara amin demişiz meğer senelerce. Sevdikçe yorulmuş, yoruldukça ölüp ölüp dirilmisiz. Bakıslarımda bos ve donuk artık. Hic bir seye anlam yukleyemeyecek kadar kırgınım, belki biraz caresiz kalıyor artık haykırıslarım. Ne zaman dustugum yerden kalkmaya calıssam hayat dur diyor bana, dur sen kalkma, eger kalkarsan bir daha vuracagım bu sefer garklı bir yerinden. Korkuyorum artık guclu kalmaya. Dısardan iyi gozuken her sey icerde basıma buyuk dertler acıyor cunku. Kızıyorum bazen kendime, ne ki bu bendeki acele? Ne bu guclu kalmak zorundaymısım psikolojisi? Sanki kırgın oldugumu birileri anlayınca daha cok vuracaklarmıd gibi bedenime, kendime zarar vermekten baska bir şey değil bu galiba. En kötüsü de sinir krizlerim, artık depresyonda olduğumu inkar etmiyorum. 17. Yaşımın kış aylarından birinde oturmusum kendimle birlikte ağlayıp zırlıyorum ağladıkça çaresizleşiyorum. 40ımda hissediyorum artık ben kendimi, bir caresi vardır diyenlerin lafları da hep havada kalıyor cunku bunun tek caresi silkelenip ayağa kalkmak sonra da tam hayat sana vuracakken, durumunun daha da kotulesmesine izin vermemek ama yapamıyorum bedenim saglam belki ama ruhum bin parca. Bazı seyleri artık kaldıramayacak duruma geldim, fakat hayatıma girenler, cıkanlar, hatta hayatımda hala olanlar... Herkesin benim bu duruma gelmemde bir parmagı var. Kimisinin dengesizce hareketleri beni yıprattı, kimisinin varlığı bişe zarar verdi, kimisindense ben bana yapılanların intikamını aldım. Haksız yere, yanlışlar yaptım. Boş yere şu kafamı yormam gereken onca şey varken gerizekalı insanların duygusuz bedenleriyle harcadım zamanımı. Ben dışında etrafımdaki herkesin mutlu gozukmesinden de rahatsız olmuyor değilim, hepiniz mutlusunuz ama hiç biriniz bana yaptıklarınızın acısını hiç bir şekilde çekmiyorsunuz. Bu mudur şu güzelim dünyanın adaleti? Bu mudur karma dedikleri şey? Kimsenin canı benimki kadar yanmazken benim çektiklerimin hesabını kimden soracagım ben? Bu saatten sonra kimi suçlayıp kendi içimi rahatlatacagım. Hiç bir şey önemli değil belkide şu akıp giden zamandan başka. İnancım da kalmadı zaten sevmelere, arkadaslıklara, dostluklara, hiç bir bağa... Hep yarım kalmaktan kendimizi avutmaktan nasıl mutlu hissederiz ya da mutlu hissetmek nasıl bir şeydi unuttuk. Sadece acı var. Ve bunda rolü gecen herkesinde allah belasını versin.
